![]() |
Jewels |
Müzik: Ömer Faruk Tekbilek mystical garden
BEKLENTILER ve SONRASI
Istanbul trafigi ve dat daaat sesleri insani cileden cikarmasinin yaninda filezof mu yapiyor nedir , yine bir aksam ustu arabada saatlerce trafigin acilmasini beklerken , kendimi koskoca bir goz olarak hissettim. Ve bir bakista sanki butun dunyayi gordum. Sizleri de gordum Ne kadar cok beklentimiz var bu hayatta biliyor musunuz ? Ve bizi de mutsuz yapan bu beklentiler aslinda. Bu beklentileri saymakla bitiremem, sizler de oyle..Hayatimiz bunun uzerine kurulmus. Boyle baslamisiz, boyle devam ettiriyoruz. Dedim ya bu trafikde bekleme anlarinda kendimi biraz kaybediyorum. Ne kadar hayatin analamini bilerek yasiyoruz acaba? Hele Istanbul'da bana oyle ters gelen bir gunluk yasam var ki . Bakin, dememe kalmadi, yine beklentiler cikiverdi karsima. Buraya kadar olan yazilarin uzerinden 3 hafta gecti. Bir sabah gayet dinc bir sekilde uyandim. Her zamanki cekilmez bas agrilarim, sirt agrilarim, diz agrilarim ve bozuk moralim gitmis, yerini bir cocuk kadar neseli, bir atlet kadar saglam bir ruh almisti. Karanlik yatak odamin perdelerini sonsuz bir enerjiyle carrt diye actim. Cok sevdigim gunes gozlerimi kamastirdi. Masmavi bir gokyuzu..o kadar nefisti ki hersey. Saate baktim, daha 08.30 du. Icimi tarifi zor ama o kadar da dopdolu bir sevgi kaplamisti. Penceriyi acip, kanatlarimi cirpip evrenin uzerinde ucup tum dunyaya vermek istiyordum icimdeki sevgiyi. Ne kadar mutluydum. Hersey ne kadar guzeldi. Hayat bedavaydi. Hava, gunes ve bana gosterdigi o muhtesem dogayi seyretmek bedavaydi. Sonra her zamanki 20 dakikalik meditasyonumu yaptim. Bu sefer ki cok daha derindi. Kendimi gordum. Yasamamin, bu dunyaya gelmemin anlamini hissetmeye basladim. Kafamda ki tum dusunceler pozitifdi. Bana mutluluk veriyordu. Icimdeki ses bana sokaga cikar cikmaz da herseyi pozitif gormemi, hic bir seyden korkmamami, korkunun cok negatif bir his oldugunu soyluyordu. Herseyin bir anlami var diyordu. Giyindim, suslendim ve oglumun odasina bir bakis attiktan sonra kapiya dogru yoneldim. Darmadagin bir odaydi, hersey yerlerde, kitaplar, resimler, pantalonlar Gulumsedim.Onu ne kadar sevdigim aklima geldi hemen. Ne kadar anlamsizdi oglumun ve benim daginik odalarimiz. Kizardim eskiden..eskiden dedigim dun gece. Kurt kedime bir opucuk verdim ve aksama gorusuruz dedim. Kanatlarimi takmis ucarkenki halimi ilk goren kapicimiz oldu. " Gunaydin Nilgun Hanim, valla sabahlari sizi gorunce butun islerim guzel gidiyor " dedi. " Oyle mi Mursel Efendi " dedim. Gulustuk. Yolunuz acik olsun diyerek ugurladi beni. Tabii ki yine trafik vardi ve dat seslerini duyuyordum. Hayat degismemisti Istanbul'da ama bana birseyler olmustu. Ne trafige kafa yoruyordum ne seslere. Direksiyon basinda latin muzigi dinliyor, etrafa gulucukler dagitiyor ve ayni anda bir mesaj veriyordum. Pozitif dusunun kardeslerim , bakin o zaman hersey iyiye gidecektir. Enerji doluydum. Herkese yardim edebilirdim. Herseyi hos gorebilir, herseye sevgi ile bakabilirim diye cevapladim kendimi E peki beklentilerin? Ne beklentisi..daha ne bekleyebilirim ki bu hayattan? Bana bu dunyaya gelme sansi verilmis, al denilmis, yasa, ozgur iradeni kullan, ister git kerkese kufur et, kiz, bagir cagir, kalp kir, ister herseyin bir anlami oldugunu dusun, kendini ayri gorme, hosgorulu ol, olaylari akisina birak Nerden geldi bana bu bilgiler ? Dogru mu bunlar ? Nicin bu sorulari soruyorum ki? Cok saglam ve bana zarari olmayan hisler bunlar. Denemesi de bedava. Herseyin bir anlami olduguna yuzde yuz inanmaya basladim artik. Dusunce gucunun enerjiye donup maddeye canlilik kazandirdigina. Kimbilir hayatimizda ne kadar cok olaylar olmustur. Ama bu olaylari, sans, tesaduf, kader, kismet der gecistiriveririz. Degil aslinda. Kendimiz cekeriz bunlari. Programini biz yapariz. Icimden bir ses diyor ki diye baslariz bazen. Icimden bir ses diyorki 'bu isi onunla yapma', icimden bir ses diyor ki 'bu isin altinda uc kagit var'..Evet, iste o icimizden gelen ses o kadar degerli bir ses ki, bunun degerini bilmeliyiz. Herkes, her seydir. Dunyada yasarken hepimize verilen vazifeleri yapiyoruz degil mi? Yoksa niye geldik biz buraya? Madam Curie'yi dusunun. Bir omur boyu calismis ve vazifelerine benzemis, sanki bir radyum olup cikmis. Boyle olmasaydi diyorum, radyumun ozelliklerini bilmemiz imkansizdi. Su dunyada yasayan varliklar sevgiyi birbirlerine ogretmek icin vazife edinseler..ne savas olurdu, ne katliam, ne soykirim, ne kolelik. Insanlari iyilige tesvik etmek ve kotulukten men etmek.Kavgaya girmemek, ofkelenmemek. Sevgili arkadaslar, bir gun boyle yasamayi deneyin lutfen. Sadece bir gun.Gerisi kendiliginden gelecektir. Ofkelenmeyin, sinirlenmeyin, elinizden geldigi kadar kotu dusunmeyin, kirip dokmeyin, kurulmus olani bozmayin. Yapilmis bir seyi yikmak cok kolaydir, ama yapmak cok zordur. Mumkun oldugu kadar her seyi pozitif dusuncelerle kurtarmaya calisin. Hayatta olmamizin en guzel vazifelerinden birisidir bu. Bakin goreceksiniz bunun bir defa tadini aldiniz mi, her hareketinizde biraz daha mutlu olacaksiniz. Mutluluk illa da giydigimiz elbiselerde, oturdugumuz evlerde, bindigimiz arabalarda, isimizde, etimizde, tenimizde, gozumuzun renginde degildir bence. Bunlar gecici seylerdir.Birakiriz, doyariz ve atariz bunlari zaten. Surekli bir mutluluk , sevinc ve sevgi ariyorsak tum sartlar altinda pozitif bir hareket surdurmeyi kendimize vazife edinmemiz gerekir dusuncesindeyim. Bana o yasadiginiz pozitif dusunceli gunde neler oldugunu anlatirsaniz cok sevinirim.
Sevgilernilgun
16 Mart, 1998
© COPYRIGHT 1998, TURKIYE NET (www.turkiye.net)