Muzik: Seyyan Hanim- tangolar
Herkese merhabalar !
Nasilsiniz ? Yaza yaza yaz geldi,
size de okuya okuya gina gelmedi mi daha? Gelmediyse eger , birde
su guzelimIstanbul'umun muhtesem Beyoglu'sunu yazivereyim .
Sizler de soleee arkanizadayanin , kendinizi Beyoglu'na
birakiverin. Bende calan muzik Seyyan Hanim'dantangolar...Coook
eski sarkilar var icinde. Oyle guzel uyuyor ki Beyoglu'na...
Oglum Galatarasaray TakimindaBasketbol'a basladi. Saat 19.00 da antrenmana gittik. Cem heyecanlitabii, ama ben ondan daha cok.
" Nerde anne bu yer ?
Senhergun buraya mi geliyordun antrenmana? "
Evet. Elimde sihirli bir
kirbacvardi sanki. Srraaaak diye bir saklattim , aldi beni
goturdu taaaa1974 yillarina.
18 yasindaydim. Galatasary
KizTakiminda Voleybol oynuyordum. Haftada uc gun Etiler'den
kalkip, HasnunGalip sokaga gelirdik. Antrenman bir hayli gec
saatte olurdu. Bitirmemiz,dus almamiz, saclarimizi kurutmamiz
falan derken aksam sekizde evin yolunakoyulurduk. Kulupten
cikisimiz cok fiyakaliydi yani. Genellikle 3- 4 arkadaskol kola
yuruduk ki, kimse bisii yapmasin, laf atmasin falan diye...
Dusunsenize uc adet 1.76
boyortalamasi olan iri yari kizlar. Rap rap gururla Taksim'e
yuruyorlar. Sirtlarindaspor cantalari. Hahahaha, arkamizi bir
donerdik , kol kola girmis bir duzineerkek...Hot mot derken
Taksim'e varir , dolmuslara dagilirdik. Bazi hayranlarimiztaaa
evlere kadar gelirdi.
" Anne , gelmedik mi daha?
" diye soran oglumun sesiyle, tekrar 1997 donuyorum. Yahu
nerdeydiHasnun Galip? Suradan mi acaba , yoksa bir alt mi? "
Heryer degismisbebegim, bi dakka musade et. " Hmmmm, eskiden
surada su vardi, buradabu..derken , hah iste tamam. piyangocununkosesi.
Bak o hala var. Hem piyongo satar , hemde cukulata.
Soladon, biraz git hemen sag...
Iste orada. Kulubum.
Yillarimigecirdigim , voleybolu burada ogrenip Milli Takima
alindigim Kulubum. Suise bak Allahim sen , yillar sonra ayni
parkelerde oglum gum gum top vuracak.Hersey degismis. Kapisi.
Girisi. Yepyeni. Tadilat yapilmis.
Ilk isim eski merdiveni
aramakoldu.. Aranizda belki orada antrenman yapanlar vardir ,
kimbilir...En arkadakiyangin merdivenini kullanirdik. Duslar
kirik dokuk , buz gibi salon ve dunyaninen antika salona cikis
kapisi. Olsun vassin. Cok zevkliydi. Cok guzeldi.
Cem'i birakiyorum ve
Beyoglu'nudolasmaya koyuluyorum. Hep aklimda surda su vardi ,
burda bu. Hasnun Galiphic mi hic degismemis neyse. Benim icin o
sokak tipik bir Beyoglu arka sokagi..hemdene sokak. Antrenman
cikisi neler gorurduk , neler yasardik biz orada. Bagiransokak
kadinlari, boguren kulhanbeyleri, ayakkabasinin topugunu basa
basayok etmis, tesbiginin misketlerini eritmis , bireli
cepkeninde, bir eli biyiginda yakisikli kabadayilar.
Yine rap rap yuruyorum Galatasaray'adogru. Bu sefer yanliz yuruyorum. Hahahaha ,donup bakan, laf atan birakbir duzineyi, bir adet erkek bile yok. Hic kendimde degilim yururken.
Can can tramvay geciyor. Bendesanki o tramvaya binmis, 74 ile 97 arsinda bi asagiya bi yukari gidip geliyorum.Aaaaa, ne o " Inci " Evet, aman Tanrim ayni duruyor. Tabiihatirladim simdi, antrenman oncesi kacamak yapar, profitorolleri yer yer;" ...ya nasil olsa simdi eritiriz. " deyip dalardik icine.
Isil isil Beyoglu. Sokalardabinbir
cesit muzik. Ve Seyyan Hanim'dan tangolar. Nostalji kokuyor
etraf.Birbirinden guzel barlar, kahveler, bistrolar. Bir suru
genc. Kizlar , kadinlaryanliz ve rahat, kendinden emin. Veeee
meshurAtlas Sinemasi. Hatirlarmisiniz, ne dikti oturulacakyerler ?
Vakko'nun karsisinda ki sokakta," Kaktus " diye bir cafe-bara daliyorum. Ufacik sirin bir yer..sankiParis, sanki Berlin...hayir yahu, Istanbul iste..Beyoglu. Masalar dolu.Avrupa'dan gelmis entel bir kadin gibi , bara oturuyorum. Hemen duvarlaraasilmis gazetelerden birini aliyorum. Bir capuccino ve konyak soyluyorum.Ince uzun bir de sigarillo yakiyorum.
Ohhh ne keyif ne keyif.
Iceridekilerkendileriyle mesgul. Samata girgir, kahkalar,
dertlesmeler. Kimseyanliz degil. Ikiser ikiser de degil. Uc kisi,
bes kisi. Allahtan bizdesu meshur Avrupali hastaligi yok. Ya tekcikarlar, yada cift
cift.
Kaktus bardan ayrilmak istemiyorcanim. Gazetemi en ince detayina kadar okuyorum. Gozum " Taksim parkinacamii yapilacakmis " cumlesine takilip kaliyor. Ne dusuyorum ben bukonuda ? Bu bir provukasyondur bence. Yapmak icin yapmaktir. Beyoglu'nuTaksim'i Avrupa'dan uzaklastirma istegidir. Maksat bagciyi dovmektir. Suzamanda camiiye mi ihtiyac vardir, yoksa okullara, egitim merkezlerine mi?Sonra ustelik Metro cikisi da burada olacakmis. Hangi trafik kaldiracakbu kadar kalabaligi...
Dalip gitmisim yine . Saat dokuzugeciyor. Kapiya bakiyorum. Oglum gelmis bile. Cok mutlu GS da basketboloynadigi icin. Evin yoluna koyuluyoruz. Tramvay yolundan bir polis arabasigeciyor ve ilerde bir agacin yaninda duruyor. Kapiyi aciyor polis ve elindekibir torba copu agacin dibine birakiyor. Oglumdan utaniyorum. Bunu yapanbir polis.
Hersey anlik ve tesaduf mu Turkiye'de?Su guzel tablo uzayamaz mi hayallerimde? Ardindan kirmizi ve yesil isiklarinhic bir sekilde ciddiye alinmamasi. Kimse bir sey söylemiyor. Kimsekimseyi uyarmiyor.
Ozel hayatimdan bir bolum yazdimsizlere...
Hoscakalin
nilgün
© COPYRIGHT 1997, TURKIYE NET (www.turkiye.net)