|
| n | n | FARKINDA OLMAK
Musik: Emma Shapplin
Gozlerim goruyor, algiliyorum. Gorduklerimi kalbime yolluyor icimdeki tasima araclari. Guzelse , iyiyse, hosuma gidiyorsa gorduklerim, tasinan duygular kalbime dogru hizini artiriyor. Ac kalbini icine girelim diyen dalgalar.. Aklim devreye giriyor hemen. Dogdugum andan itibaren onume sergilenen kaide ve kurallar. Yapamazsin, gidemezsin, ayip, birakamazsin ve bunlar gibi milyonlarca fiil ve sifatlar. Bu dusuncelere daldim mi, corap sokugu gibi gidiyor sorularim. Bir olay yasiyoruz. Eger yasadigimiz bize aci, keder veriyorsa, en basta kendimiz olmak uzere basliyoruz yargiya. Ruhumuzu parca parca edene kadar. Ne yaptin, gitmeseydin , aramasaydin, yanlis yaptin, neden yaptin ve keskeler. Sonra sira olaya ortak olanlara geliyor. Bir negatif dalgada o tarafa estiriyoruz. Onu yuzunden. Kabahat onda. Guzel bir olay yasadiysak oylecene atiyoruz yan cebimize. At cebe bosver, guzeldi. Yada herseyi dogru yapmisim ki, boyle guzel oldu. Ben demek ki iyiyim ki, hersey iyi oldu.
Hayati paylastigimiz insanlarin ne kadar farkindayiz ? Bir gun gunes doguyor, tam hava guzel olacak derken, kara bulutlar geliyor , yagmur basliyor. Hemen stress basliyor, hava kapiyor.. Islaniyoruz. Kafamizi vucudumuza gommek istercesine yuruyoruz. Semsiyelere saldiriyoruz. Trafik alt ust oluyor. Cil yavrusu gibi dagiliyoruz sokaklarda. Aksam oluyor, herkes kapaniyor ev dedigi yere. O anda havanin verdigi stress de kayboluyor. Unutuyoruz. Bir gun daha gecti diyoruz.
Doganin ne kadar farkindayiz ? Kadin parfumu kadinlar icin, erkek parfumu erkekler icin. Koku kokudur. Kullananin koklama duyusuyla ilgilidir. O kokuyu ha kadin surmus, ha erkek surmus ne fark eder. Kadin dugmesi sagdan sola, erkek dugmesi soldan saga iliklenir. Kadin pantolan giyiyor, erkek etek giymiyor. Erkek gibi kadin, kadin gibi erkek Erkek gibi dans etmek, kadin gibi gulmek. Erkek evi, kadin evi de olsun mu ? Veya erkek arabasi, kadin arabasi ? Guzel, cirkin, zengin, fakir, dogru, yanlis..
Ruhumuzun ne kadar farkindayiz ? Yasadigimiz zaman icerisinde inisler cikislar yasiyoruz. Uzun bir muddet butun islerimiz ters gidiyor. Kotu haberler, problemler, dertler ve sanki bize hic bitmeyecek gibi gelen hayatin sorunlari. Neden bunlar hep bana olur diyoruz, benim ne gunahim var diye kendimizi sevgiden yoksun birakiyoruz. Icimize kapaniyoruz. Dunyayla iliskilerimizi koparmak, kendi kabugumuza cekilmek istiyoruz.
Hayatta basimiza gelen olaylarin ne kadar farkindayiz ? Insanlari seyrederken hemen slap diye yerlestiririz kafamiza kelimeleri. O kelimeler de bilgimiz kadardir. Bazi insanlara sanki yillardir tanir gibi yakinlasiveririz, bazilarina daha ilk gordugumuz andan itibaren isinamayiz. Tekrar deneriz, haksizlik etmeyeyim deriz, ama bir turlu olmaz. Yildizimiz barismaz.
Gecmisin ne kadar farkindayiz? Dumduz bir cizgi. Cizginin baslagici isaretleniyor. Dogum. Cocukluk devri.Genclik donemi. Is arama. Evlilik, ayrilik, cocuk sahibi olmalar. Orta yas. Cizginin bitimi. Birde sahip oldugumuz et, kemik ve organlar. Kim bu cizgiyi cizenler ? Bizler. Kanunlar, kurallar.
Kim oldugumuzun ne kadar farkindayiz ? Herkes kendi cizgisini cizme ozgurlugune sahip. Mesela duz degil de, kocaman bir spiral. Yasadigimiz yerde hersey var. Istedigimiz hersey. O hersey bir enerji benim gozumde. Muhim olan bu enerjinin farkinda olmak. Kullanabilmek. Dinledigim bu harika muzigin verdigi coskuyla bitiriyorum yazimi. Sesin guzelliginin , bende uyandirdigi o duygunun , verdigi enerjinin, mutlulugun farkindaligiyla bir duman kadar hafifim su anda. Buharlasmis bir sekilde sariliyorum dunyaya. Farkinda olarak yasamanin, hayata bilincli bakmanin verdigi hafiflik ve sevgiyle hoscakalin nilgun28 Mayis 1998 © COPYRIGHT 1998, TURKIYE NET (www.turkiye.net) |
n |
n |