Istanbul' da bir sabah. Saat 07.30 . Sokaklarda binlerce minibus. Hasan Ali Yucel Ilkolu Servisi ,
Ata Koleji Okul Servisi , Isik Lisesi Okul Servisi...Sistem oyle bozuk ki, aileler cocuklari iyi bir okula gitsin diye 15- 20 km lik mesefalere katlaniyorlar. Mesela Tarabya 'da oturuyor, ama taaa Koc Lisesine gidiyor cocuk. Koc Liseside Gebze'de.
Okula zamaninda varabilmesi icin sabah 06.00 da kalkiyor. 7 de minubus geliyor. 8.30 da ders basliyor. Aksam eve 5 den önce gelmiyor. Hadi buna razi olduk diyelim. Ya derslerinin agirligina ne dersiniz ? Buyuk yaris ilkokulda basliyor. Ozel hocalara milyonlarca para dokuluyor. Ozel okullarin yanina yaklasamiyorsunuz. Devlet okullarinda da bir sinif 50 kisi.
Ohhhhhh durun , once bir nefes alin. " Nilgun yine neden bahsediyorsun sen? " diye bir sorun.
Neden mi bahsediyorum? Burada perisan olan ailerden ve zavalli cocuklardan bahsediyorum. Bende okudum ama boyle degil. Ilkokulun 3. sinifinda yaptiklari matematik Avrupa'da Gynasium birinci sinif ayari. Eger bu cocuk ilkokul besinci sinif veya lise sondaysa durumu cok zor.
Ikisinden de canli ornek vermek istiyorum. Defne. Bu sene ilkolu bitirip orta okul sinavlarina girecek.
Odasinda ki takvimde mayis ayinda bir gunun uzerine soyle bir sey yapistirmis. " Hayatimin kayma tehlikesi " Anlamini sordugumda , " o gun imtahanlara giriyorum " dedi. Hergun dersaneye gidiyor. Cumartesi Pazar dahil olmak uzere. Sabah ilkokula , oglen saat birde eve , yemek, ders ve hemen dersaneye. E bu yasta ki cocuk tek basina gidemez ya , hadiii gelin siz bir de annenin halini gorun.
"Beni bu sene unutun arkadaslar, gezmek tozmak yok bana bu sene , kizimin imtahanlari var " Kiziyla beraber tum tarihi, tum edebiyati, tum matematigi bir daha yapiyor. En onemli seyin saglik oldugunun bilinci icerisinde bir anne bu. Defne'nin sinifi 50 kisi. Bu zor sinavlari kazanmasi icin muhakkak disaridan bilgi almasi gerekiyor.
Diger ornek ise Mehmet. 17 yasinda. Universite sinavlari icin hazirlaniyor. Bitmis vaziyette. Hayatim kayar diyenlerden. Seant Benoit Lisesinde, son sinif ogrencisi. Aynen Defne gibi, okula, eve, evden dersaneye..Kuzenime " Mehmet nasil?" diye sordugumda , hep ayni cevabi aliyorum. " Valla Nilgun yuzunu hic gormuyoruz ki, gece 11 den dersaneden geliyor, sabahin korunde okula gidiyor "
Giris imtahanlari o kadar zor ve absurd ki, resmen okumayin yahu bana ne diye bagiriyor. Kazananlarin sevincleri, kaybedenlerin uzuntuleri, intiharlar, gelen hastaliklar. Maddi manevi yikilan aileler..
Soruyorum devlete , deger mi? Okumaya degil, Turkiye'de okumaya? Okuyorsun da ne oluyorsun?
Cekmedigi izdirap kalmayan ve universiteyi bitiren bir avukat, bir muhendis, saygi degil, hayvan dan beter muamele goruyor. Soruyorum devlete bunca okuyan kiymetli, pirlanta gibi cocuklar, zehir gibi beyinleri ne yaptin? Yuttun hepsini.Okuyorsun da ne olabiliyorsun bu memlekette? Bir meslek sahibi olabilmeleri icin iskence yapiyorsun, sana uygun gelmeyen bir dusunceyi coplarla, kursunlarla susturuyorsun, genclerin, cocuklarin onune koca koca taslar dikiyorsun, hepsini atlasalar bile, bir kor kuyu gibi yutuyorsun zavallilari.
Anadolu'da yasayan cocuklara hangi imkani taniyorsun? Sifir. Bir ilkokul bile yok. Ya kar yagar 3 ay kapanir, ya yagmurdan dami akar. Bitirdi diyelim ilkokulu dona dona, kapagi bir sehre atti diyelim. Orada da bir orta okul buldu.12 yasinda cocuk, ailesinden uzak, parasi yok, yapayanliz. Okumak ugruna. Okuyacak, adam olacak. Benim cocugum universiteyi bitirdi dedirtecek. Diyecekler belki sonunda gururla, ama yasadiklarindan dolayi gecirdigi bunalimlar, zor gunler okulun defterini kapattigi zaman cikacak karsisina. Ac kaldigi gunleri, delik ayakkabisini, tir tir titredigi gunleri gelecek gozlerinin onune teker teker. Birde askerlik gececek basindan. Holocaust tipi bir askerlik. Kiz ise, buraya kadar gelebilecegini zannetmiyorum bile.
Bunca cocuk, genc, aile , Turk insani aci cekiyor inanin bana. Bunlar aci cekerken, devlet saga sola aptalca paralar harciyor. Bir acilis merasimine ortalama 40 araba, 2 ucak , 4helikopter yuzlerce gorevli dusuyor. Harcanan para da cabasi.
En basarili oldugumuz alanlardan birisi...Sakir sakir resimler cekilsin, eller tokalassin, gulucukler dagitilsin, pat pat pat kursulere cikilsin, siyah mersedeslerin tak tak kapilari acilsin, vinnnnn diye hemen kayboluversinler...Iki kelimeyi bir araya getiremiyenlere bir dev muamelesi yapilsin, agizlarin icine tikilan mikrofonlara yalan vaatlerde bulunsunlar....yapmayin artik, yeter. Allahim yeter artik. Su mubarek ramazan da halkima guc ver, guven ver. Salla bizi biraz, aklimizi yerine getir, uyandir bizi artik bu uykudan.
...yazamiyorum. Icler acisi durumu yazmak isteyemiyorum. Icim eziliyor.
Turkiye 'yi kurtaramiyacak miyiz arkadaslar? Turkiye bitmek uzere mi? Bana ne, sana ne ulkesi mi olmaya basladik artik? Halen bu kadin parlemanto da nasil alkislanir ? Yuce Divan ' a sevkedilmemesine nasil goz yumulur ? Diyarbakir ' daki manzara nasil hazmedilebilir ? Istanbul'un cokusune nasil seyirci kalinabilir?
Hayir, cozum Turkiye'yi terketmek, disariya gitmekde degil bence. Disaridan tekrar vatana donup sahip cikmakda. Almis oldugumuz bilgileri, gorduklerimizi Turkiye'ye uygulamakda...
Temiz toplum, temiz siyaset, temiz devlet yaratmakda...
Biz biraksak bile doga Turkiye'yi birakmiyor. Her gun sadik gunes bogazin masmavi sularini aydinlatiyor. Ilik lodos ruzgari yuzume degdikce vucudumu enerji kapliyor. Turk oldugum icin beni hic yadirgamiyor. Beni oldugum gibi kabulleniyor...
hoscakalin
Musik: Omer Faruk Tekbilek - Whirling
nilgün
© COPYRIGHT 1997, TURKIYE NET (www.turkiye.net)