|
| n | n | USER HAS AN ACTIVE SESSION
Sevgili okurlarim, Sizleri uzun zamandir Istanbul'dan, politikadan, ondan bundan uzak biraktim. Biliyorum. Neden diyeceksiniz ? Nedeni, cok az gazete okuyorum ve nerdeyse hic televizyon seyretmiyorum. Gazeteyi elime aldigimda bas sayfalardaki kocaman yazilarin icerigi beni bir adim geri atmaya dogru yonlendiriyor. Dunya'yi , yasami ilginlendiren haberlerse, buyutecle aranip bulunacak derece. Yorgun dusuyorum ve okuyamiyorum. Televizyonun dugmesine bastigimda ise abuk sabuk haberler , bir suru sacma sapan diziler. Taklit programlar, eline mikrofonu alan ama daha Turkce'yi dogru durust konusamayan bir suru maskara insanlar. Devletsiz bir devletiz biz. Demokrasiyi dejenere etmis, vicik vicik yapmis bir toplumuz. Varya burada isteyen istedigini yapiyor ve bir vatandas da " ya dur kardesim " diyemiyor. Diyemiyor tabii. Neden? Korkudan. Ya aninda suratina bir yumruk yememek icin, ya karisin, kocasinin, ailesinin tecavuze ugramamasi icin , ya da muhatap oldugu kisinin, bir cep telefonu kadar yaygin silahindan cikacak kursunlara hedef olmamak icin. Inanin bana bu boyle.. Trafik diyelim. O trafik kelimesini Turkce'ye tercume edelim. Curcuna, kargasa, karambol, keyfi direksiyon sallama, olmekten zevk alma, gaza basarken tatmin olma, azrail, kor ucus, vesaire vesaire. Benim yasadiklarim , gorduklerim, olan olaylar yaninda hic kalir. Otobanda sicaktan bunalmis bir motorsiklet surucusu pat diye yolun solunda duruyor ve kaskini cikartiyor. Biraz serinliyor ve yoluna devam ediyor. Serit degistirmek icin sinyal veriyorsun, sana yol vermek yerine bicak gibi onune atliyor. Dumduz giderken, aklina esiyor, pat diye saga sapiveriyor. Biliyorsunuz bunlari..cok anlattim. Evinizde bir tamirat yaptiracaksiniz. Sirketi arayip randevu aliyorsunuz. Bir gun sonra gelirse seviniyorsunuz. Savasiniz bir hafta suruyor. Bir suru telefon, alinan randevunun kim tarafindan verildiginin takibi, unutulan, yazilmayan notlar..ve sil bastan. Geliyor eleman, kasla goz arasinda bitiriyor isi. Aslinda meslegi duvar boyacisi olan, bakiyorsunuz buz dolabi tamir ediyor. Elektrik ustasi hali dosuyor. Karbiratorcu, kaporta isini de ustleniyor, yeterki musteri kacmasin. Doktor diye derdini anlatmaya basladigin bakiyorsun hasta bakici cikiyor. Sana oyle sorular soruyor ki, ancak bu doktor olabilir diyorsun. Hele su internet baglantilari daTurkiye'de cok garip. Bir yerden baglanmak istediniz diyelim. Internet hakkinda hic bir bilgi sahibi degilsiniz henuz. Sirketin elemani geliyor. Herseyinizi kuruyor. Sadece size ait olan, icinde sifrenizin ve kullanici adinizin oldugu o gizli zarfi cart diye yirtiyor ve sizi pat diye bagliyor internete. Su soyledir, bu boyledir, bu internet explorer dir diyor ve . Evet ve? Tahmin edebiliyorsunuz herhalde. Sizin sifrenizi caktirmadan hafizasina kaydedip, yan cebine ativeriyor. Aradan gunler geciyor. Hadi internete gireyim diyorsunuz ve karsiniza " user has an activ session " cikmiyor mu ? Hay Allah diyor o saf ve hic birseyden haberi olmayan kullanici. Bu ne boyle ? Evet. Boyle evden eve, isten ise dolasan bilgisayarcilar varya ? Aman dikkat. Ellerinde binlerce baglanti sifreleriyle dolasiyorlar. Ayse'nin ki suydu, Ali'nin ki buydu, X sirketin ki buydu diye defterde notlarini kabartiyorlar. Yoksa bu butun dunyada da mi boyle ? Cok uyanik gecinen ama bir o kadarda aptal olan insanlar var su alemde. Karsisinda ki hep aptal. Karsisindaki enayi. Ama o bir dahi. Ama o en uyanigi. Yumruga yumrukla cevap vermessen korkaksin burada. Histerik cigliklarla , bagira bagira karsindakinin uzerine yurumezsen konusma ozurlusun burada. Sana kafadan sen diye hitap eden, hesap soran, kan oturmus gozleriyle seni parcalayacakmis gibi bakan insan diyemiyecegim, ama o da Allahin bir kuludur diye gordugume, guler yuzle yaklastigizda deli oluyorsunuz burada. Sonra butun bunlari yasadiktan sonra aaa bir bakiyorsunuz muhtesem violinist Vanessa Mae yi seyretmek uzere Acik Hava Tiyatro'sundasiniz. Iceride 5000 kisi ve kapida bekleyen yuzlerce vatandas. Kizcagiz calarken cit cikarmayan bir toplum ve muzigini bitirdigi anda yerinde gelen alkisin buyusuyle guzelligine guzellik katan essiz Istanbul.. Peki kim bu insanlar? Bir yandan kaide, kural, sevgi ve saygidan yoksun bir toplumla bogusurken, aksam uzerinize ceki duzen verip unlu soprano Kathleen Battle'in sesiyle su uzerine cikiveriyorsunuz. Yahoo da, garip ama gerceklerin ulkesi diye bir yer aramak istesem, herhalde karsima Turkiye cikar diye dusunuyorum Sevgiler, guzel dostuklar.. nilgün
© COPYRIGHT 1998, TURKIYE NET (www.turkiye.net) |
n |
n |