|
| n | n | UZGUNUM, AMA GERCEKLER . Sevgili okurlarim, Cok isterim size Istanbuldan guzel haberler vermek, yeni hukumetin basa gecer gecmez gozle gorulur elle tutulur sekilde yaptigi pozitif degisiklikleri anlatmak, Turkiyenin trafige bir cozum buldugunu soyleyebilmek, saglik hizmetlerine el atildigini anlatmak..Ama , ama, ama ve amadan sonra malesef Gecen yazimdaki ilk satirlari kullanmak zorundayim yine.. Komigiz, cahiliz, dusuncesiziz, guvensiziz ve ekliyorum; guzellikleri sevmeyen, pislikten zevk alan, doga ne demek, korumak ne demek bilmeyen birer yaratigiz..Gorduklerimin tesirinde kalarak soyluyorum bunlari..Icim parcalanarak yaziyorum arkadaslar. Anlamiyorum, anlayamiyorum, bir turlu anlayamiyorum. Bir pazar gunu hava cok guzeldi. Maslakdan yola koyularak Kilyosa, Gumusdere plajina gitmeye karar verdik. Bindik arabamiza. Inanilmaz trafige girdik, adim adim ilerliyoruz. Olsun, alistik ya, tek umudumuz bir an once ; yani 1 1,5 saat sonra (normalde trafik olmasa 20 dakika ) Gumusdereye varabilmek ki, rahatca denize girelim, hafif gunesten faydanalalim ve biraz da spor yapalim. Az gittik, uz gittik, dere tepe duz gittik ve vardik. Plaj girisinde uc dort tahtadan olusan bir klube, onunde iner kalkar uzun bir demir ve hemen yaninda saci sakali birbirine karismis, dudaklarinda bitmis sigara izmaritini tutan bir bekci. Carpik curpuk yazilarla GIRIS 1.500.000 TL yaziyor. Verdik ve girdik. Ortalama 50 araba var. Her arabanin icinde 4 kisi olsa 200 kisi eder. Plaj up uzun, ucsuz bucaksiz gibi. Bilirsiniz Kilyos plajini. Indik, havlularimiz, cantalarimiz derken yayildik. Soyle bir dogaya, etrafa, denize goz attim. Birden beni tarif edilmesi zor hisler kapladi. Midem bulanir gibi olduysa da, Karadenizin dalgalarina kulak vererek derin bir nefes aldim. Yapma Nilgun dedim, herseyden sikayet etme, pozitif dusun, mutlu ol, sinirlenme Hayir , sinirlenmek degil bu arkadaslar, bunlar dogal reaksiyonlarim benim. Giristen plaja kadar rasgele, alelacele bir beton dokulmus. Aman bir an once betonu dokelim, kurumasini falan beklemeyelim ki, musteri gelsin, para atalim cebe. Beton bitiyor, sonra sahil basliyor, yani kum. Kumu gormek cok zor. Gorduklerim sunlar:
Tamam Nilgun, yeter artik. Yetmez cocuklar, bu kadarla bitmiyor ki..Bunlar maddeler, yani canli olmayan nesneler. Sahilde kafesteki panter gibi bir asagiya bir yukariya yuruyen, ayaklariyla suya bici bici yapan ve koloni halinde dolasan bir duzine erkek. Hepside gobekli, biyikli, tiknaz, killi, kapkara. Mayo dedigimiz, mahrem yerlerimizi ortmeye yarayan tum dunyalinin kullandigi malzeme yerine donlarini secmisler. Birisi de ustelik donunun beline kocaman CK isaretli kemerini takmis. Hepsiyle bir anda goz goze gelemiyorum, bakisim yetmiyor, birkaciyla kesisiyoruz. Agziyla demese bile, beyniyle konusuyor benimle..Yerim seni anam, ufff be, seni soyle bi . Napalim Nilgun, onlarda insan. Tabii ki onlarda insan, ama baska insan bunlar. Buradan cikip, kafayi bulduktan sonra, aman bana bir kari arzularina hakim olamadan 150-200 km ile gazlayip, efendi, ailesiyle piknik yapmaya gelen, pazartesi tekrar is basi yapacak, sakin sakin evine donmeye calisani bicip gecip olduren insanlardan. Tuvalet yerine saga sola iseyen, icki icip gaarrrkk diye sesler cikarttiktan sonra, siseyi firlatip atan, senli benli konusmalarin bas artisleri onlar. Gelelim bu erkeklerin karsiti kadinlara. Ayri ayri oturmuslar erkeklerden. Her biri inanmassiniz 100 kilo. Her bir kadinin en az 4 tane anneeee diyen , dur durak dinlemeyen, kumlarin icinde sakin sakin yatan insanlarin uzerlerinden bir oraya bir buraya hoplayan , ciglik cigliga aglayan, zirlayan bir suru vizir vizir bebesi var. Kosarken ayaklarindan kumlar firlatarak, islak mayolarindan akan sularla seni kendinden gecmis bir vaziyette dogayi dinlerken sarsip, adrenalini yukseltmek icin varlar sanki. Ne kadar rahat onlari doguranlar. Agizlarinda tek cikan soz, gayet alcak sesle, yapmaa oluuum..Sonra muhabbete devam. Muhabbetin ortasinda kocaman bir sofra, kumlar, domatesler, kofteler Bu manazarayi bilirsiniz, detay yapmayayim. Arkadasimla sahile yakin bir yerde matgat ( pingpong raketinin buyugu ve bir ufak lastik topla oynanan bir oyun) oynamak icin kalkiyoruz. Tak tuk, cat pat..Keyif aliyorum. Top biraz uzaga gidiyor, almaya giderken aaaa ne o atli suvari cikti karsima..Dort nala bir atli, at bakimsizliktan geberecek, uzerinde 10 yasinda bir cocuk, habire ata vuruyor. Nedir bu simdi ? Ata binmek isteyen var mi diye bagiriyor..Birde zavalli at lok lok kakasini yapiyor mu sana ..Ahh ahhh, aman Tanrim, guluyorum halimize..Yok mu baska diyorum, yok mu Tanrim baska enteresan olaylar burada ? Burasi neresi? Daha adi konmamis olan yere ben mi isim bulayim? Demokratikland mi diyeyim, freedomplace mi diyeyim, ermisler diyari mi diyeyim, ne diyeyim ? Yoksa onlar herseyi dogru yapiyorda, bizde mi var bir terslik? Kendimi bu dusuncelere kaptirip tekrar mekanima geri donerken birde ziftin icine basiyormuyum ..Ellerim ayaklarim simsiyah, yagli..iiiiii. Aksamustune dogru insanlar yavas yavas ayaklaniyorlar. Evet arkalarinda bir okka pislik birakarak. Yukarida saydiklarima ekleniyor. Kimsenin umrunda degil, yediginin copunu kaldirmak, toplamak. Inanin bana kimsenin.
Yaziklar olsun sizlere, baska hic bir sey soyleyemiyorum. Yaziklar olsun sizi yetistiren cahil beyinlere, hak etmiyorsunuz siz bu guzel vatani, hemde hic hak etmiyorsunuz. Sevmiyorsunuz bu ulkeyi siz, guzelim ormanlar cayir cayir yanarken nasil yapsam da sagdan soldan avanta vursam diye dusunuyorsunuz. Koltuk pesindesiniz. Fiyaka, caka, luks, para pesindesiniz. Cahiliginizi nasil yapsamda son model arabalarla, gorgusuzce dikilen 400 m2 evlerle kapatsam dusuncesindesiniz.. Temizlik nedir bilmesiniz, ama en pahali kokulari surersiniz. A B C yi bile okuyamassiniz, ama en ust duzeyde gorev alirsiniz. 1.500.000,-- giris ucreti almasini cok iyi bilir, ama plaji temizletmek, etrafa cop kutusu koymak, tuvalet yaptirmak, halki uyarmak gibi yerlere harcanacak paralar luzumsuz bulursunuz. O parayi ya cebe atar, ya lokantalarda ickiler, mezeler gelsin, garsonlar etrafinizda kole olsun, kadinlar gobek atsin, arabaniz ayaginizin dibine kadar getirilsin istersiniz. Bayilirsiniz bu islere ve ustunuze de yoktur. Altinizda son model Mercedesin vardir ya, zannerdersiniz ki butun yollar sizin, yada soforunuzun. Zank der durur, ya tabanca , yada heeeyyyt ulan cekmesini bilirsiniz siz. Cebinizdeki kimbilir nereden , hangi zavallidan tirtiklayarak, kazik atarak kazandiginiz paralarla herkesi satin alacaginizi zannedersiniz . Ustu acik son model BMW yi verirsiniz ya oglunuza ya kiziniza, aman yavrum dikkat et, sigara kutunu Etilerin gobeginde caddeye firlatip atma demeyi ogretmessiniz, ama onun yerine, git oglum gez toz, istedigin kadini at arabaya, soyle bir hava at bakalim, polis cevirirsede Ben falancanin ogluyum" de bas gec de diye tembihlersiniz. Milletvekiliyim diye hostes tokatlar, dokunulmazligim var diye, etrafi kirar gecirir, polis dover, sonra da yeminler andlar icersiniz. Bunca Istanbullunun oksijene ihtiyaci oldugunu dusunmek, bir cebir problemi cozmek gibi birseydir sizin icin. Bos alanlara goz diker, yesillik yerlerdeki agaclari keser bicer, 8 donum yere 30 tane evi diker, ellerinizi sivaslar ve bir erkek erkege muhabbetinizde gururla anlatirsiniz. Abi, yakinda koseyi donuyorum, evler tamam, hepsini sattim." Rahattir vicdaniniz, evler coksede, goruntuyu bozsada, izinsiz yapildigi icin yikilsada..Ohhh size ne , siz TL leri coktan $ cevirmissinizdir. Demokratik bir ulkede yasiyorum kelimesini duymussunuzdur bir yerden, o yuzden pasa gonlunuz nasil isterse oyle davranirsiniz. Sehrin gobeginde mangal kurar et pisirisiniz, naralar atarsiniz, cumartesi pazar demeden insaata devam edersiniz, apartmanda avaz avaz kari koca kavgasi yaparsiniz, kurbanlik inekleri sakur sukur yollarin ortasinda keser kanlarini butun bir semte yayarsiniz, kendiniz hep akilli, karsinizdaki de hep aptaldir, hakmis , hukukmus dinlemez, sadece tepemi attirma der patlatirsiniz yumrugu. Icip icip 40 senelik can ciger dostunuzu aninda gebertirsiniz, ya caninizi verecek kadar ic ice olur, yada canini alacak kadar dusman kesilirsiniz. Ne verilen gorevi dogru durust yapar, nede baskalarinin yapmasina izin verirsiniz. Ne kritik eder, nede laf soyletirsiniz. Ne isyan eder, ne hesap sorar, nede hakkinizi ararsiniz, koyun gibi yillarca ayni yerde otlarsiniz. Kimsiniz siz ya ? Adiniz, kokeniniz, gecmisiniz ? Anlatin birazda anlayayim !!!!!!! Nerden turediniz siz boyle ? Nasil bir mentalidedir bu ? Off off, zevk alinmasi gereken seyler insana izdirap veriyor bu ulkede, insani cileden cikartiyor sevgili okurlarim. Uzgunum, cunki Turkiyeyi cok seviyorum, Istanbula hayranim. Uzgunum, umitlerimi yitiriyorum, bozuk duzen butun heryerimizi sarmis .Burada yasanmaz diyip yurt disina goc edenler artiyor, ulkeyi kimligini tarif edemekdiklerime birakiyorlar. Herkesin hakli herkesin haksiz oldugu diyardan sevgiler hepinize.. nilgunntuncay@turkiye.net 20 Haziran 1999 © COPYRIGHT 1996-1999, TURKIYE NET (www.turkiye.net |
n | n |