I B A D E T

Ramazan ayi suresince Allah-kul yakinlasmasinin ve alis-verisinin daha da guclendiginden soz etmistik. Kul acisindan bu guclenme ibadetlerle gerceklestirilir. Kulun Allah rizasi icin ve ona ulasmak icin yerine getirdigi namaz, oruc gibi etkin davranislar yaninda tefekkür dedigimiz dusunce bazindaki imanin ortaya koyulus tarzi birer ibadettir. Kulun her ibadeti ya da yakarisina Yaratici Kudret:

"Anin beni ki, anayim sizi. Sukredin bana sakin nankorluk etmeyin." (Bakara 152) seklinde karsilik verir. Yaratici'ya karsi her yakaris, insani kibir duygusundan bir parca uzaklastirir, kul kendisini yaratana boyun eger, teslim olur. Bu teslimiyetin bir adi da iman' dir.

"Dinde baski -zorlama- tiksindirme yoktur."(Bakara:256) ayetiyle yalniz Allah rizasini ve hosnutlugunu kazanmak icin yerine getirilen ibadetlerin ozunde huzur ve serbestlik bulunmalidir.

Baskalarina hos gorunmek icin yapilan ibadetin hicbir degeri olmadigi gibi, ibadet etmek icin baskalarina rahatsizlik vermenin de bir degeri yoktur. Her iki durum da Kur'an ve Islam'in ozune ters duser.

O halde, ozellikle bu ay suresince Allah'in hosnutlugunu kazanmak icin yerine getirdigimiz ibadetlerimizde icten ve birbirimizin ibadetlerine saygili olalim. Unutmayalim ki O, butun dua ve yakarislari duydugu gibi, herseyin en gercegini de bilir.

Içindekiler