N O S T A L J I

Bu bolumde sizlere eski Ramazan gunlerine ait izlenimleri, icinde degerli ogutler bulunduguna inandigimiz ve herkesin kendince pay cikaracagi kisa hikayeleri, konusmalari sunmayi amacladik. Iste ilk Kissadan Hissemiz :

 

E k s i k l i k

Yildirim Beyazit, Bursa'da kendi adina yaptirdigi caminin calismalarini takip ediyormus. Yaninda damadi Emir Seyyid varmis, Beyazit bir ara, son derece faziletli, derin bir din bilgisine sahip olan Emir Seyyid'e camiyi nasil buldugunu, bir eksiklik gorup gormedigini sormus. Emir Seyyid:

- Evet efendim, diye cevap vermis. Bu binanin buyuklugune, guzelligine, saglamligina, ihtisamina diyecek yok. Ancak bir seyi eksik. Eger o da tamamlanirsa eser, efendimizin gozunde daha baska bir deger kazanir.

Padisah her zamanki canlilikla sormus:

- Nedir o eksiklik?

Emir Seyyid sakaci bir ifadeyle cevap vermis:

- Bana oyle geliyor ki bu caminin dort kosesine dort tane meyhane yapmak lazim; binaya guzellik katar ve padisahimizin sik sik sofra arkadaslariyla birlikte buraya gelmesini saglar.

Bu teklif karsisinda yildirimla vurulmusa donen padisah, derhal damadina cikismis:

- Sadece hukumdarina karsi degil, dinine karsi da hurmet duygusundan mahrumsunuz. Allah'in evinde, Allah'a ibadete hasredilmis bir yerde bu sozleri nasil soylersiniz?

O zaman Emir Seyyid gereken cevab vermis:

- Hayir efendimiz, teklifim gorundugu kadar dehset verici degildir. Zira insan da, ilahi bir eserdir. O'nun lutfu keremi ve O'nun askiyla yogrulmustur. Onun icin mu'minin kalbi Allah'in evidir. Boyleyken insanin, kalbini sarapla kirletmesi, insan eliyle yapilan tas, toprak ve camurdan bir bina olan caminin koselerine de birer meyhane yapmasindan daha onemsiz bir sey midir?

Yildirim bu sozler karsisinda susmus ve bir daha agzina icki almamis.


Içindekiler