.
. . . . .
. . .



Saddam, Voyager ve kobra zurnacilari...

Haftalardan beri tum dunya, ozellikle de Turkiye'nin icinde bulundugu bolgenin insanlari, endiseli bir merak icinde. Acaba savas cikacak mi, daha dogrusu ABD Irak'i bombalayacak mi?

Kimileri, savas spekulasyonlarinin pesinde servetlerine servet katmaya basladilar herhalde. Kimileri de, ilkel ve anlamsiz bir egoizmin, eski moda aliskanliklarina uyarak, mutfaklarini kucuk capta birer makarna deposuna cevirmislerdir coktan...

Gelisen teknoloji ve iletisim araclari, savaslarin tarihsel imajini nasil da degistiriverdi. Bunun ilk ornegini Korfez Savasinda yasadik zaten. Fuzeleri, bombalari, yikilan binalari, yukselen alev ve dumanlari, yaralilari, kanatlari petrol artiklarina bulasip, cirpinarak olen kuslari, bir heyecanli film gibi, findik fistik yiyerek seyrettik, ustelik siperlerde surunen tek bir sungulu asker gormeden...

Iste, yine bir baska teknolojik savasin ruzgarlari esiyor tepemizde. Sorunun uluslararasi hukuksal boyutlari nedir? Bunun tartismasini, konuyu hakkiyla bilenlere birakip bir baska pencereden bakalim. Saddam, Korfez Savasi sonrasi imzaladigi ateskes anlasmasinin kosullarina uymamakla suclaniyor, yani iddia bunun yeni bir savas olmadigi. Sartlara uyulmayinca da ateskes kendiliginden ortadan kalkmis oluyor. Saddam, hala gizlice kimyasal silahlar ureterek, Birlesmis Milletler'in gozlemcilerinin gorevlerini yapmalarini engelleyerek bu kurallari coktan bozdu.

Halkinin, kendi neden oldugu bir ambargonun pencesinde ac kalmasina, hastaliklardan kirilmasina gozlerini kapayarak, inatla surduruyor var olma savasini. Bu zavalli insanlar ise, caresizligin koseye sikismisliginda ayaklarinda yarim pabuclar, ustlerinde yoksul giysiler, Bagdat sokaklarinda, savastan cok bir ilkokul torenine hazirlanirmis gibi, kollarini saga sola sallayarak, askeri adimlarla bagira cagira dolasiyorlar.

Insanin gozlerine yaslar dolduracak kadar huzunlu bir tablo bu. Cagdas yaraticilik ve uretimden yoksun halklarin aci sonunun bir karamizah anlatimi sanki bu goruntuler. Boyle bir manzaranin, tek bir gun icin bile Fransa'da, Ingiltere'de, Izlanda'da, Norvec'te, Belcika'da olabilecegini hayal edebilir misiniz?

Bu yoksulluk ve yoksunlugun nedenini eski moda "emperyalizm, somuru..." anlatimlariyla aciklayamayiz. Gelisimin disinda kalan toplumlar, daha dogrusu topluluklar, mesleksizliklerinin bedelini ne yazik ki cok agir oduyorlar. Yasamin disina duserek, yok olarak...

Bu arada konuyla cok yakin baglantili gorunmese bile, mesleksizlik ustune Internet'ten yeni ogrendigim sasirtici bir haberi de aktarmadan edemeyecegim. Hindistan'da, her yil 10000 kisi kobra yilani sokmasindan oluyormus. Ama, kobralarin insanlari yok etme karari verip, sinsi pusular kurmasi degil bunun nedeni. Issiz gucsuz ve ac Hintlilerin, uc bes kurus para kazanmanin pesinde, sokaklarda zurna calarak oynatabilecekleri yilanlari, uyuduklari deliklerden cikarip, yakalamaya calistiklari sirada oluyormus bu olumcul isirmalar. Her yil tekrarlanan bir dram. Olum, her cesidiyle kol geziyor yoksul topraklarda. Zavalli, caresiz insanlar da tevekkulle karsiliyorlar bunu.

Bir meslekten yoksun insan gruplari ya dinlerine ya da irkciliga dort elle siginiyorlar, umarsizca...Ve bu kitlelerin baslarinda olanlarin ellerinde yitip gidiyorlar. Hele bir de Saddam gibi birinin eline duserlerse...

Bir tarafta 21 yil once basladigi yolculugunda, gunes sisteminin otesine gecen Voyager'in icinde salindigi sonsuzluk, bir tarafta cehaletin kara kuyulari...Kuskusuz, bilgi cehaletin kilitlerini bir bir kiracaktir. Saddam ve Saddam gibiler ise bilgiyle butunlesen dunyanin karsisinda giderek azalip, bir gun de tumden yok olacaklar, tipki temsil ettikleri demode yonetim bicimleri gibi. Tabii yandaslari da...

Yandaslari deyince; Internet'te yayin yapan Saddam karsiti Irakli kaynaklara gore, pek cok Bati kokenli sirket, Irak'la kimyasal silah uretimi konusunda isbirligi yapmis; bunlarin 18'i ABD'den, 86'si Almanya'dan, 17'si Avusturya'dan...Toplam 26 degisik ulkeden 209 sirket...Cin ise, nukleer program icin gerekli plutonyumu sagliyormus Irak'a ve Irak'in bu ticaretle ilgili olarak Cin Halk Cumhuriyeti kaynakli sirketlere olan borcu 5 milyar dolari asmaktaymis.

Insanoglu'nu yasatmak yerine oldurmekten para kazanmanin pesindekiler ne yazik ki hala mevcut. Ve bunlar ticaretin gizliligi kural=FDna sikica yapisiyorlar. Eroin uretiminin ana maddesi olan asit anhidrit'i Turkiye'ye satan Alman firmalarinin kime ne miktarda satis yaptiklarini bir turlu aciklamamalari gibi belki de...

Evet Saddam, halki surunurken, iste bu olum tacirlerinin yardimiyla Irak'ta 59 degisik yerde yasakli silah fabrikalarini kuruyor. Bu silahlari kullanmaktan kacinmadigini da biliyoruz, hem de once kendi gariban halki uzerinde...Halepce katliami, insanlik tarihine unutulmaz boyutlarda bir utanc ve ibret tablosu birakmistir.

Su gunlerde, anlasilmaz bir sekilde bazi siyasiler tarafindan onurunun kurtarilmasi gerektigi ileri surulen, bizce insana sevgi ve saygidan yoksun diktator Saddam sikistikca Arap milliyetciligine de, Muslumanlik bayragina da siginiyor, ama komsu Arap ve Musluman ulkeleri tehdit etmekten, hatta topraklarini isgal edip savasmaktan geri kalmadan... Bugun belirgin olan su ki, Ortadogu'da, en sorunlu gorunen Israil ve Filistin de dahil hic bir ulke sicak bir savas istemiyor bolgede. Askeri mudahaleye "hayir" diyen ulkelerin bile, Saddam'in yok olusuyla derin bir nefes alacaklari kesin. Yine de umariz Irak halki ve tum dunya bu beladan bombalarin disinda bir cozumle kurtulur.

Bu arada, savas haberlerinin ve cinsel cagrisimli magazin oykulerinin illuzyonu arasinda dikkatlerden kacmis bir deklarasyonu da hatirlatalim: Blair ve Clinton onumuzdeki yuzyilda, dunyadaki sosyalist partilerin yonetimde daha fazla soz sahibi olabilmeleri icin ortak bir gelistirme programi hazirlama karari aldilar.

Yillardir solcu avi yapan, mesleksiz kitlelerin vatanperver ve dini butun yoneticilerine duyurulur.

Sosyalizmin bir beylik sloganlar albumu degil, duraganliga karsi bir degisim senfonisi oldugu gun gunden daha cok ortaya cikiyor.

19 Subat 1998

Solmaz Kamuran

© COPYRIGHT 1998, TURKIYE NET (www.turkiye.net)

. . . .