.
. . . . .
. . .

Kadinlar Günü

Bu ayin 8’i dünya kadinlar günü...

Evet Mart’in sekizi Dünya Kadinlar Günü...Onun için bu yazi da “kadin” içerikli olacak ama salt kadinlar için degil..Kadinla erkek yasamda ayri kulvarlarda mi kosuyorlar ki, yazilarda ayrilsinlar?

Onlar cennetten kovulduklarindan bu yana ayni firtinanin içinde kimi elele, kimi saçsaça basbasa savrulup durmuyorlar mi?

Yasamindan yüzde yüz hosnut olan ne bir erkege, ne bir kadina rastlanmis. Her ikisi de ölüm korkusuyla cebellestiginden mi ne?

Isin duygusal yani, kimildadikça çesitlenen bir sihirli kaleydoskop gibi: Kadin ya da erkek diye ayrilamayan.

Ask, hayal kirikligi, mutluluk, gözyasi ya da kahkahanin cinsi yok.

Ama yasamdan pay almaktaki esitsizliklerde, yani ekmek kavgasinda önce siniflar sorunu, sonra da - ayri bir inceleme konusu olacak ölçüde- kadinlar sorunu ortaya çikmakta. O nedenledir ki, kadinlar da gitgide yogunlasan bir kresendo halinde kendi haklarini savunma seferberligini gelistiriyorlar. 8 Mart dünya Kadinlar Günü bunun en çarpici simgesi...

Çok yaygin ama, kanitlanmamis söylencelere göre, Kadinlar Günü’nün tarihi 1857’ye kadar gidiyor. New-York tekstil endüstrisinin kadin isçileri düsük ücret ve kötü çalisma kosullarini protesto etmek amaciyla bu tarihte genis bir greve gidiyorlar ve grev polis tarafindan siddetle bastiriliyor.

1908’de, yine binlerce kadin isçi ayni gerekçelere “çocuk emegi sömürüsüne son” ve “kadinlara oy hakki” istemlerini de ekleyerek tekrar greve gidiyorlar. Ve sonuçda yine güvenlik güçleri grevi bastirip, yüzlerce kadini hapse atiyor.

Bu iki olay hakkinda da ne yazik ki yeterli belge yok.

Ilk belgelenen kadin hareketi, 1909 Kasim’inda baslayip 1910 Subat ortalarinda sona eren New-York tekstil isçilerinin genel greviyle basliyor. Kisa sürede hareket 20000 kadin isçinin aktif katilimiyla bir kadin haklari savasina dönüsüyor. 700’den fazla kadin tutuklaniyor, binlercesi dövülüp, hakarete ugruyor.

Uluslararasi Kadinlar Günü’nün gerçek anasi, Alman sosyalist Clara Zetkin...1907’de uluslararasi sosyalist Kadinlar Günü’nü organize eden Zetkin, tüm sosyalist partileri kadinlarin oy hakki için savasmaya davet ediyor. Konferans kadinlarin esitliginin saglanmasi konusunda çesitli tartismalarla geçiyor.

1908’de New-York Sosyal Demokrat Kadinlar Birligi, 8 Mart’ta bu çagriya uyarak büyük bir gösteri düzenliyor.

1909’da Amerikan Sosyalist partisi, Subat’in son Pazar gününü Ulusal Kadinlar Günü olarak ilan ediyor.

1910’da, Kopenhag’daki Sosyalist kadinlar 2. Enternasyonal Konferansinda Zetkin, uluslararasi bir kadinlar günü olmasinin geregini vurguluyor ve bunu kabul ettiriyor.

1911 yili 19 Mart’inda, Avrupali sosyalistler, ilk kez bir uluslararasi kadinlar gününü kutluyorlar. Isviçre, Avusturya, Danimarka ve Almanya’da bir milyondan fazla kadin coskuyla esit haklar istemlerini dile getiriyorlar.

Rus sosyalist kadinlari, 1913’den itibaren Amerikalilar gibi her Subat ayinin son pazarini bu kutlamaya ayiriyorlar. 23 Subat 1917’de Petrograd’da yapilan bir kadin haklari protestosu savas aleyhtari bir ayaklanmaya dönüsüyor, kadinlar “ekmek ve baris” sloganlariyla polisle çatisiyorlar. Eski Rus takvimindeki 23 Subat günü, Sovyet Devrimi’nden sonra kabul edilen Bati takvimlerindeki 8 Mart’a rastladigindan, 1918’den itibaren Kadinlar Günü, Rusya’da 8 Mart’ta kutlanmaya baslaniyor.

1922’de de Clara Zetkin’in yardimiyla Lenin, Uluslararasi Kadinlar Günü’nü bir komünist bayrami olarak ilan ediyor.

2. Dünya Savasi ve ardindan baslayan Soguk Savas yillarinin büyük bir bölümünde ise ne yazik ki kadin hareketi ilgi çekmiyor.

Ama 1960larin sonunda hareket tekrar atesleniyor. 1975’in BM tarafindan kadin yili olarak ilani, 1975- 1985 arasinin kadinlarin on yili olarak açiklanmasi, ardindan Mexico-City’ deki ilk global konferans bunun somut sonuçlarindan birkaçi...

Ve 1977’de UNESCO 8 Mart’i Dünya Kadinlar Günü olarak açiklanisi...1980 Kopenhag Konferansi, 1985, Nairobi konferansi ve son olarak da Beijing Platformu...

Bugün dünyanin pek çok ülkesinde kadinlarin oy hakki var ve kadinlar esit haklar savasiminda pek çok ileri adim attilar. Yüzyilin basina oranla, özellikle gelismis ülkelerde somut basarilar elde edildi. Ama dünya geneline bakildiginda karsimiza çikan zehirli veriler, henüz sorunlarin çözümlenmekten çok uzak oldugunu gösteriyor. Kadinlarin yasamdan aldiklari pay ne yazik ki çok az...

En basitinden, okuryazarliga iliskin BM verilerinden göre birkaç örnek verirsek:

Türkiye’de kadin okuryazarliginin yüzdesi: 59.7- erkeklerde:86.9

Rusya Federasyonunda: 96.2-99.4

ABD’de: 96.9-96.6

Yunanistan’da: 91.8-97.4

Pakistan’da: 10.8-31.7

Polonya’da: 97.8-99.1

Iran’da: 43-64.7

Filipinler’de: 91.3- 92.8

Italya’da: 94.5- 96.6

Hindistan’da: 19.4- 48.8

Neyse ki kadiniyla erkegiyle “insanlik” in genis zaman dilimleri içinde sürekli daha iyiye dogru gelistigi de bir baska umut okyanusu...

Örnegin ortaçaga oranla, bir anda 20. Yüzyila atlarsak, beyinsellik alaninda da adlari büyük harfle yazilmis su kadin listesini görüyoruz...Nobel ödüllü kadinlar...

Fizik:

Marie Curie-1903,Maria Mayer-1963

Kimya:

Marie Curie-1911, Irene Curie- 1935, Dorothy Crowfoot Hodgkin- 1965

Tip:

Gerty Rodnitz Cori- 1947, Rosalyn Sussman Yalow- 1977, Barbara McClintock- 1983, Rita-Levi Montalcini- 1986, Gertrude Elion- 1988, Christiane Nusslein Volkard- 1995

Baris:

Barones Bertha von Suttner- 1905, Jane Addams- 1931, Emily Greene Balch- 1946, Betty Williams- 1976, Mairead Corrigan- 1976, Mother Terasa- 1976, Alva Myrdal- 1982, Aung San Suu Kyi- 1991, Rigoberta Menchu Tun- 1992, Jody Williams- 1997

Edebiyat:

Selma Lagerlof- 1909, Grazia Deledda- 1926, Sigred Undset- 1928, Pearl Buck- 1938, Gabriela Mistral- 1945, Nelly Sachs- 1966, Nadine Gordimer- 1991, Toni Morrison- 1993, Wislawa Szymborska- 1996

Ve böyle bir listede yer alamamis ama, çabalariyla, çalismalariyla, cesaretleriyle, aydinlik beyinleriyle insanlik için umut vaadeden ufuklar yaratmis binlerce, milyonlarca kadin...Dünümüzü, bugünümüzü ve yarinlarimizi borçlu oldugumuz kadinlar.

Sözünü ettigimiz tüm bilgiler, yazinin icadindan bu yana geçmis 7000 yilin gözlemlerinden...7000 yil sonrasini ise kim düsleyebilir ki?

Umariz insanligin mutluluk kahkahalarinin çinlattigi bir gelecektir henüz düsleyemedigimiz.

3 Mart 1998

Solmaz Kamuran

© COPYRIGHT 1998, TURKIYE NET (www.turkiye.net)

. . . .