| . | ![]() ![]() ![]() |
| . | . | ||
| . | . | . |
Dünya Nüfus Örgütü nün 1998 yilina ait çalismalarinin sonuç raporlarinda yeryuvarlagini yakin gelecekte bekleyen bir büyük tehlikenin alti kirmiziyla çizilmis: Yasli ve genç nüfusun önümüzdeki on yillarda beklenen artisi... Neden insanlik için büyük tehlikeler ve sosyal tehditler olusturacak bu artislar? Gelisen teknoloji insan ömrünü uzatiyor, Amerika ve Avrupada ortalama yasam sekseni buluyor; az gelismis ve gelismekte olan ülkelerdeki genç nüfus ise alabildigine artiyor. Gelir dagiliminin inanilmaz esitsizlik gösterdigi bu toplumlarda gençleri karanlik ve belirsiz bir gelecek beklemekte, mesleksiz taze yiginlar hizla çogalmakta... Bu, toplumsal siddet ve çatismalarin en önemli unsurunu olusturuyor. Örgüt, yakin gelecekte ülkeler gerekli tedbirleri almazlarsa büyük belalarin haberini veriyor. Türkiye de bilinçsiz adimlarla, hatta kosarak bu karanligin içine dogru hizla gidiyor. Kisa bir süre önce gazete ve televizyonlarin ana konusu olan ve sonra da her konu gibi unutulup bir kenara atiliveren sokagin çocuklari bir büyük sinyali bu kapi önünde bekleyen gelecek kiyametin. Toplumsal hamurlar zaman zaman bozulur, dengesizlikler her yerde ortaya çikar ama eger yetismis kadrolar varsa toparlanilir tekrar, zaten kadrolar da bunun için degil midir? Hastalik ve hastalar olmazsa doktor olur mu? Peki ama ya bu kadrolar yoksa? Görünen o ki, Türkiye nin bu kadrolari yok, önündeki de ne yazik ki aydinlik yarinlar degil . Cumhuriyetin 75. Yildönümü kutlamalari çok hos olmasina çok hos da, bir sonraki 75 yil için hatta 25 yil için nasil saptamalar ve çözüm öneriler var acaba? 100. yil çok da uzakta degil... Nüfusun % 20sinin milli gelirden % 4,5 ; bir diger % 20sinin % 55 pay aldigi ve neredeyse 65 milyonluk nüfusun 40 milyonunun 30 yasin altinda mesleksiz kitlelerden olustugu bir Türkiye... Eroin üretiminin % 25ini elinde tutan , enflasyon sampiyonu, rüsvet ve karanlik iliskiler yumaginda bir Türkiye... Ne zaman patlayacagi bilinmeyen ama tik taklari insani ürperten bir saatli bomba... Suç isleyenleri hapse atmak, hatta parlamentodan yükselen bir sesin söyledigi gibi linç etmek ... 75. Yil kutlamalari arifesinde Basbakanin sözleri: Cumhuriyet bir mafya cumhuriyetine dönüsmüstür maalesef... Nedenlerin ortadan kaldirilmasi gerçeklesmedikçe, yani ekonomik düzen degismedikçe, yani Türkiye gerçek bir üreten toplum haline gelmedikçe belalarin sayisi da artacak da artacaktir. Bireyler aci ve siddetin içinde yok olacak, toplumu firtinali, kasirgali yasamlar kaosu saracaktir ve belki de bugün çok övündügümüz Cumhuriyetimiz de yara bere içinde kalacaktir. Yalnizca Cumhuriyet olmak yetmiyor , demokrasi olmadikça tek basina Cumhuriyet fazla bir sey ifade etmiyor. Ingiltere, Danimarka, Isveç, Belçika, Ispanya hala krallik, Kanada 1982ye kadar Ingilterenin dominyonuydu. Bu arada Iran, Libya, Pakistan ise birer cumhuriyet... Bir tarafta meslekli , sosyal güvenlik içinde yasayan insanlar; bir tarafta perisan, iç talanlardan pay almaya çalisanlarin tutsagi , biri elimden tutsun diye bekleyen, yasamaya çabalayan kitleler... Bir toplumun gerçekte sahip olmasi gereken en önemli unsurlar demokratik unsurlar... Halk kitlelerinin kendi siyasal örgütleri araciligiyla kendi yöneticilerini özgürce, hiç bir düsünce ve egilim kisitlamasi olmadan saptamasi, diye basitçe ifade edilebilen demokrasi, geri ülke cumhuriyetlerinde hep eksik gedik ve böyle olunca da çagdaslik tanimina uymuyorlar, dislaniyorlar, toplumsal ateslerle kavruluyorlar... Neyse ki insanlik geriye gitmiyor. Globallesme içinde tüm bu yerel kadrolarin eksikliginin evrensel kadrolarla telafi edilmesi dönemi basladi. Insan ömrü içinden bakilinca karamsar görünen bu tablo, yüzer yillar içinden aynalasinca daha bir aydinlik olacaktir büyük harfli insanin dünyasi da... Dünya nüfus örgütünün raporu da böyle bir gelecegi iskalamamak için çok degerli bir uyari niteliginde... Solmaz Kamuran 25 Ekim 1998
© COPYRIGHT 1998, TURKIYE NET (www.turkiye.net) |
| . | . | . | . |
![]() |
![]() |