
TANRI AGLIYORDU...
Bugun beyaz piriltilarla mavi sulari yararak ilerleyen bir gemi gordum...
Icime guzel duygular vermedi, oysa hava guzeldi, deniz de...Birkac da kus vardi gokyuzunde masumca kanat cirpan, ama o gemiyi sevmedim...Bugun daglari gordum; yalcin , sarp, dokunulamaz gibi duran, gokyuzu yine maviydi, o masum kuslar yine ucuyordu, bir helikopter her seyi savurarak indi, o helikopteri de sevmedim...
Gemi, ustunde binlerce silahla gidiyordu engin sularda, tehdit ederek; helikopterden askerler iniyordu silahlarini dogrultarak . Ne gemiyi sevdim ne de helikopteri...
Insanlar gordum; ulkenin birinde, ilac kuyrugunda, cogunun kucaginda bir cocuk, eteginde bir baska cocuk, agliyorlardi, ana baba coluk cocuk...Cezaliydilar nedense...
Ve , baskalari... Sallarda, okyanuslarda,kenar mahallelerde...Ac susuz...Siginmak icin bir dilim ekmege...Allah rizasi icin bir dilim ekmek...
Zeytin gozlu bir oglan vardi kirmizi isigin yaninda bekleyen, elinde pasakli sungeriyle; bir de kiz , kagit mendil satan;oysa aglayan mi kaldi bu ulkede? Herkesin gozyasi kurudu...
Susuzlugunuz gecti mi?Birden bir araba devrildi ve yandi yandi kul oldu,yollarda arabalar yaniyordu, en buyuk alevler onundu. Alevler acilari oguttu, acilar yasamin unu oldu, acilardan ekmek yaptilar...
Karniniz doydu mu?
Yagmur basladi, sar sar sar yagdi gunlerce. En kuru dereler bile doldu tasti, derelerin kisir yataklarinda uyuyanlari sular surukledi, demlikleri, tiras bicaklari,bez bebekleriyle birlikte. Cigliklar yukseldi kanalizasyonlardan, sonra bitti...Sustular...Agita benzeyen bir turku soyluyordu bazi insanlar fisiltilarla, kimse duymuyordu...Uykunuz geldi mi?
Bir rahip cubbesiyle dolaniyordu ortalikta tehditler savurarak, bir imam sallanarak belalar okuyordu, bir haham inanclilari yasami inkara davet ediyordu...Bir asker gordum omzu kalabalik, yol gosteriyordu frakli bir politikaciya.
Gemi ilerliyordu beyaz isiltilarla mavi sulari yararak, helikopter her seyi savurarak iniyordu, silahlar parliyordu ...
Her sey boyle gidiyordu,insanlar insanlara bakip "vah vah" , "olmaz ki", "icim kaldirmaz ki, kapat su konuyu" deyip yemek yiyordu, sinemaya gidiyordu, uyuyup uyanip televizyon seyrediyordu. Insanlarin canini sikiyor muydu bu tatsizliklar, sikmiyor muydu?...Bilinemiyordu... Gemi hizlandi, baska gemiler de geldi, helikopterden inen askerler cogaldi, silahlarini adini bile bilmedikleri dusmanlara dogrulttular. Vurdular, vuruldular...Hep olduler, olduler , olduler , kaybolup gittiler...Anneler agliyordu...Babalar da...Cocuklar da...
Olenlerin kimine sehit dediler, kimine mechul asker, kimine kurban...
Hickiriklari, inlemeleri, ic cekisleri herkes duydu, duymazmis gibi yaptilar... Radyonun , televizyonun sesini actilar, daha da bagirarak konustular. Sagir oldular, duymayinca dokunmazmis gibi sanki olumun eli...Bu gun bir adam gordum, biraz Isa'ya benziyordu, biraz Ali'ye, biraz Che'ye...Gokyuzu maviydi, deniz de...Isa'ya da , Ali'ye de, Che'ye de ihtiyacim vardi, daha da fazlasina belki de,bilmedigim isimlere bile muhtactim...
Daglar asilmaz bir yalcinliktaydi, birkac kus vardi ucusan...Adamin eli kolu zincirliydi, bacaklarini suruyordu, gozlerine mil cekmislerdi, yuregiyle goruyordu...
Bir de kadin vardi, hep sizlanan, sizlanarak doguran, dogurdugunu hep sunan, hep Tanri'dan arayan,hep Tanri'yi erkekle karistiran ...
Dogurdugu cocuklar yalvariyordu "verme, verme beni de anne" diye... Kadin veriyordu, dogurup dogurup veriyordu, yoksa bu ben miyim diye sordum dogururken?
Bugun cok seyler gordum...
Gorduklerim devam ediyordu; gemi gidiyordu, helikopter asker tasiyip duruyordu, dereler insanlari surukluyordu, arabalar devriliyordu, anneler doguruyordu, cocuklar oluyordu orada burada; imamlar, rahipler, hahamlarTanri adina soyledikleri tutsulu dualarla ortalikta dolanmaya devam ediyordu, generallerin keyfi yerindeydi, silah tacirleri pembe sampanya iciyordu, adamin gozlerine mil cekilmisti, kadin sizlanarak dogurup, sizlanarak feda ediyordu cocuklarini, oysa kuslar etmiyorlardi...Ustelik deniz maviydi, gokyuzu de...
Ve Tanri agliyordu...
Tanrim, inanamiyorum; Tanri agliyordu...
Artik sana verecek cocugum yok, dedim, sonsuza kadar agla...
Solmaz Kamuran
iSTANBUL - ARALIK 6 1997
© COPYRIGHT 1997, TURKIYE NET (www.turkiye.net)