.
. .
. . .


Içim disim 36.7

Bu sabah uyanip da yataktan disari çiktigimda gerçekten çok sasirdim. Çünkü odanin kapisi açtigimda yüzüme tipki bir firin kapagini açmisim gibi yogun bir sicak hava dalgasi çarpti. Gerçi günlerdir burasi zaten cehennem gibi, ama yine de bütün kapi ve pencereleri açarak durumu idare edebiliyorduk. Oysa bu kez durum idare edilebilecek gibi degildi. Hemen çalisma masamin üzerindeki termometreye baktim ve gozlerime inanamadim. Tam 36.7 C idi. Yani ideal vücut isisi. İçimin disimin ayni olmasi çok da rahatlatici bir sey degilmis megerse.

Marmara çollesmis gibiydi ve bu mavi çolden sicak mavi rüzgarlar esiyordu. Yapacak bir sey yoktu. Ben de herkes gibi teslim ettim kendimi madden ve manen bu eritici ortama. Düsüncelerim de tipki bacaklarim gibi sallanmaya basladi.

Gazetelere bakmaya çalistim, televizyon kanallarinda yavas yavas dolastim demir asa demir çarik çoller asan gezgin asiklar gibi. Ne yazik ki gordüklerimden aklimda sadece degisik kentlerdeki son durum, isi dereceleri ve yanginlar kaliyordu. Yanginlar... Her yer tutusmus gibiydi. Yüzlerce hektar alan cayir cayir yaniyordu. Binlerce, binlerce agaç... Kiminin nedeni gerçekten de sicakti, kiminin de insanlar. Yani homo-sapiens... Niye bunu soyledim... Bunu soyledim, çünkü yeryüzünde gelmis geçmis yanginlarin en büyügünü çikaranin homo sapiens oldugunu okudum bu yakinlarda. Milyonlarca yil once Sina’dan doguya donelen ilk insanlar, gelismekte olan atalarimiz, Asya’ya dogru  o büyük bir kesif yürüyüsüne kalkisinca inanilmaz siklikta büyük, çok büyük ormanlarla karsilasmislar ve bu zorlugun hakkindan gelebilmek için çakmak taslarini birbirine sürtüp kivilcimlar olusturmuslar. Bu kivilcimlarla da onlerinde bir duvar gibi dikilen agaçlari tutusturuvermisler. İs bu kadarla kalmamis, sevgili atalarimiz homo-sapiens’in hayati kolaylastirmak için, torunlarinin gelecegi için yaktiklari bu ates neredeyse tüm kitayi kaplamis ve yol açilmaya açilmis, ama o yolda tek bir canli bile kalmamis. Yüzlerce bitki ve hayvan bir daha ortaya çikmamak üzere kül olup gitmis.

Kimbilir bu dev yangin ne kadar sürmüstü? Bunu bilemiyoruz tam olarak. Ama bildigimiz, ilk orman yanginini çikaran insanoglu hala yer yuvarlaginda var olduguna gore bu uzun yangindan kendini siyirtmayi basarmis. Bunu düsününce aklima su geliyor, acaba biz Küçük Asya’nin yangincibaslari olarak atalarimiza, homo-sapiens’e en yakin, en layik olanlar miyiz? Otantisite diye buna denir.

Bugün 13 temmuz 2000. Ve su anda saat 23:19 ve tam elli bes ayri yangin devam ediyor bu topraklarda. Alev alev... Ve su anda bir yetkili demeç veriyor televizyonda. 2200 hektar orman alani  tamamen kül olmus. 20 helikopter, 10 helikopter ve bazi sivil uçaklarla birlikte toplam 50 kadar araç havadan, bir yigin arazoz de karadan çalismis, ama yine de olan olmus. Neyse ki yetkili son anda beni çok rahatlatti. Dedi ki: Mücadelemiz büyüktür. Basariliyiz. Komsumuz Yunanistan’daki durum  çok daha vahim.

Yani yangin konusunda boylesine bir gonül ferahligi insani oylesine serinletiyor ki anlatamam. Bu arada termometre kimbilir kaç? Artik bakmiyorum. Sicakla birlikte benim düsüncelerim de iyice eridi ve kaynamis bir hal aldi beynim. Ayaklarim sanki tahtaya degil de kuma basiyor. Karsimdaki ekrandan daha da ozel, yanik kokulu bir sicaklik geliyor. Annemin ve babamin bile gormedigi bir sicakligi yasamanin bayginligi ve mutlulugu içindeyim. 89 yildir olmamis boylesi,  dile kolay tam 89 yil... Meger ne sansliymisiz. Meger ne kismetliymisiz... Hem 21. Yüzyila gir, hem neredeyse yüzyilda bir olan bir sicaklik rekorunu yasa. Aaa, neredeyse unutuyordum, bir de depremimiz var. Unutulmayacak kayitlar bunlar siradan biri için. Bu arada depremzedelerin bir yildir içinde oturduklari çadirlar da tutusmus. Eh zaten artik eskimislerdi, yandi bitti kül oldular. Yandi bitti kül olunca, belki çadir ahalisi baslarinin çaresine de bakip yetkililerin yakasindan düserler artik. Adamlarin zaten basi kalabalik, hava sicak, bu cehennemde bir de onlarla mi ugrasacaklar?

Homo-sapiens’in torunlarini bugünlerde ates basti. Hiçbir seyle ugrasacak halleri yok. Herkes atalarina layik olma çabasinda. Basit sorunlarla ugrasacak halleri mi var? Yanarsa yanar kardesim....

Solmaz Kamuran

13 Temmuz 2000

© COPYRIGHT 1996-2000, TURKIYE NET (www.turkiye.net)

. . . .