| . |
. |
. |
Tarihten
sayfalar:
27
Ocak 1593 İSTANBUL
11.
asrin ilk senesinde sadrazam Siyavus pasa’nin azliyle, yerine
Siyavus pasa’nin getirilmesine sebep olan isyan, bundan evvelki
üç isyandan büsbütün baska bir sekil göstermistir. Bu defa yeniçeriler
degil, sipahiler isyan etti. Yeniçeriler ise sipahileri öldürerek,
asayisin sağlanmasina yardimci oldular. Hiciri 11. Asrin ilk senesi
olsa olsa muhtelif askeri siniflara yayilan ihtilallere baslangiç olduğu
için, yeni bir devre açmis olabilir. Öte yandan, 2. Murad’dan beri
150 sene zarfinda, yani 2. Mehmed, 2. Beyazid, 1. Selim, hatta Süleyman’in
saltanatlarinda nadiren meydana gelen intizamsizliklarla kendini göstermeye
baslayan bu isyan fikri, yeniçerileri daha ciddi ve daha sik
ayaklanmalara sevk etmis ve bu hal sipahi saflarina da sirayet etmistir.
Bir mevacib tediyesi günü(27 Ocak 1593) yeniçerilerin tahsisatinin
hepsi ve sipahilerin tahsisatinin yalniz bir kismi verildiğinden, bu
ayirim ve rüchan, bir gürültüye sebep oldu: Sipahiler divana hücum
ederek defterdar Emir pasa’nin basini istediler. Padisah, münazaayi
yatistirmak için derhal iç-hazineden 100 yük akçe verdi. Sipahiler
parayi almayip taleblerinde israr ettiler. Çavusbasi ile kapicilar kethüdasi
üç dört defa gidip:
-“Ulufenizi
aliniz, defterdarin basini ne yapacaksiniz?” dedikçe, tas yağdirdilar.
Kazaskerler çikip:
-“İste
ulufeniz verildi, defterdar AL-i Resul’dür. Seriate rağmen nasil
öldüresilirsiniz?” dediler, dinlenilmedi.
Nasihati
mutazammin çikarilan hatt-i hümayunu kazaskerler askere okudularsa da,
kulak asilmadi. Vezirler karsilarini çiktilar; onlari da tasladilar. Süleymaniye
ve Ayasofya vaizleri sufileriyle davet ediydi; bunlar vezirlerin önünde
iskemle üzerine oturup macerayi anladiktan sonra iki defa sipahilere
nasihat ettilerse de, bunun da faydasi olmadi. Yirmi kadar sadat gelip:
-“Al-i
Resul günahsiz katl olunur mu?” diye feryad ettiler. Onlara da tas
atildi; birkaçi yaralandi. Bilahare defterdar mücevvezesini çikarip
basina yesil sarik sararak ortaya atilmak istediyse de, çavuslar ve divan
halki feryad ederek döndürdüler. Defterdari sevmeyen Boyali Mehmet Pasa,
sadrazama hitaben:
-“Devletlüm,
bu adami daha ne kadar siyanet edeceksiniz? Bu bir defterdardir, verip
fitneyi def edin” diyecek olduysa da, kazasker Bostanzade, yüksek sesle:
-Bu
divan Yezid divani midir ki Al-Resül’ün basi burada pamal olsun?”
diyerek susturdu.
Bu
aralik, yeniçeri ağasi hatt-i hümayun ile divana çağrildi; bütün
yayabasilar, yeniçeri çavuslari, neferlerle çarsilari dolastilar. Saray
seyirci ile dolmustu. Çekisme ikindiye kadar uzadi. Nihayet kapicilar
ilerideki seyircileri, sikayetçileri sürüp ürküdürken “Bre urun!”
sesi isitilip, Paisah tarafindan emir çikti sanilarak hükümet erkani,
mutbak hademeliri odunlarla, bahçe parmakliklariyle, mutfak aletleriyle
sipahilere hücum ettiler. Bu aralik, saray mutfağina odun getirmis
olan arabalar yolu kapamis olduklarindan, kargasalikta 357 kisi hayatindan
oldu. Bunlar defn edilmeyip, lesleri denize atildi. Nihayet yeniçeri ağasi
geldi, disaridaki seyircileri dağitti; yol açildi, hükümet erkani
döndüler. Padisah asilerin dağitilmasina memnun olarak, Siyavus
Pasa’ya hilat verdi. Bununla beraber Sultan Murad, yeni karisikliklarin
önünü almak için sipahilerin ulufesini verdirerek üç defterdari
azletti; iki gün sonra da sadrazam Siyavus Pasa’yi azlederek yerine-
Malkara sürgün mahallinden davet edilen- sinan Pasa’yi davet etti.
Osmanli
Devliti Tarihi: Baron von Hammer ( bu bölüm Naima Tarihi’nden tercüme
edilmistir.)
Asagidaki
yazi Milliyet gazetesinden alinmistir: 13 Aralik 2000
|
Polis
kazan kaldirdi!
Teröre
iki kurban veren Çevik Kuvvet Müdürlügü'ne bagli 4 bin polis,
dün Emniyet Müdürü ve Vali'yi hiçe sayip, tekbir sesleriyle
Istanbul sokaklarini inletti
BÜLENT
ÖZDEMIR, SAKIR AYDIN, NIHAT ALTINTAS

Gaziosmanpaşa'da önceki akşam iki meslektaslarini teröre
kurban veren Çevik Kuvvet Sube Müdürlügü'ne bagli yaklasik 4
bin polis dün korsan yürüyüs yapti. Istanbul Valiligi önünde
de oturma eylemi yapan polisler, Emniyet Müdürü Kazim Abanoz'a
silah sallayip, cenaze törenine katilmak için Istanbul'a gelen Içisleri
Bakani Sadettin Tantan'i protesto etti.
Resmi kiyafetleriyle Bayrampasa'daki
Çevik Kuvvet Sube Müdürlügü'nde toplanan polisler, Vatan
Caddesi'ndeki Emniyet Müdürlügü'ne yürürken trafigi felç
etti. Istiklal Marsi okuduktan sonra bildiri dagitan polislerden
bazilari, Valilige yapilan yürüyüs sirasinda duvarlaraki af
afislerini yirtarken, bazilari da gazetecilere saldirdi. Valilik
binasindan çikip kisa bir konusma yapan Emniyet Müdürü Kazim
Abanoz, polislerin öfkesi karsisinda çaresiz kaldi.
Abanoz sözünü geçiremedi!
Istanbul Emniyet Müdürü Kazim
Abanoz, 4 bin polis karsisinda çaresiz kaldi. Gerginligi
azaltmaya çalisan Abanoz, kendi memurlari tarafindan yuhalandi, yüzüne
silah sallandi. "Zorla bir sey yapmamiz olmaz. Biz devlet güvenlik
kuvvetleriyiz. Biz terörist gruplarla mücadelede görevliyiz.
Tabi ki bu görevimiz sirasinda, arkadaslarimiz sehit düsüyor"
diyen Abanoz, "Lütfen sikintili yaratmayilim" dedi ve
ama sözünü kimseye dinletemedi.
8 yil önce de yürümüslerdi
Polisler 1992'de de 3 ayri eylem
yapti. Eylemlerden ilki Adana'da gerçeklesti. Teröristlerce öldürülen
polis memuru Özer Özkaya'nin töreninde meslektaslari, hükümeti
istifaya davet eden sloganlar atti. 300 polis, tabutun cenaze
arabasina konulmasina izin vermedi, eller üzerinde tasiyarak yürüyüs
yapti. Ikinci eylemde ise Istanbul DGM Bassavcisi Yasar Günaydin
ile soförünün cenaze namazindan sonra 150 polis, slogan atarak
yürüdü. Üçüncü eylemde de Dev - Sol militanlarinca sehit
edilen dört polisin cenazesinde olay çikti.
Tantan'a protesto
Sehit polislerin cenaze törenine
katilmak üzere Istanbul Emniyet Müdürlügü'ne gelen Içisleri
Bakani Tantan ve Emniyet Genel Müdürü Turan Genç de polislerin
sert protestolarina hedef oldu. Zaman zaman keplerini çikartarak
sallayan ve slogan atmaya devam eden grup, amir ve müdürlerinin
ikna çabalarina karsin durdurulamadi.
Attiklari her adim suç sayilabilir
Istanbul'da eylem yapan polislere yönelik
birçok suçlama yapilabilecek. Izinsiz protesto yürüyüsünü düzenlemek
ve katilmak, amirlerinin emirlerine uymamak, görev yerlerini
izinsiz terk etmek, asayis ve düzeni bozmak, silah teshiri,
gazetecilere saldiri, Istanbul Valisi ve müdürlerine sözlü
hakaret suçlarindan polisler hakkinda dava açilabilecek.
Polislerle ilgili suçlamalar söyle:
Dogum gününde tabuta girdi
ISTANBUL
Milliyet
Gaziosmanpasa'da düzenlenen silahli
saldirida sehit düsen polisler Tahir Toka ve Mehmet Ali Acuz'un
naaslari, yapilan törenlerin ardindan memleketlerine gönderildi.
Sehit yakinlari ve polislerin katildigi törenlerde sik sik
sloganlar atildi. Törene katilmak üzere Istanbul'a gelen Içisleri
Bakani Saadettin Tantan ve Emniyet Genel Müdürü Turan Genç, büyük
tepki gördü. Sehit Tahir Toka'nin dün 31 yasina girdigini,
Mehmet Ali Acuz'un ise 18 gün sonra 26 yasina girecegini söyleyen
yakinlari törende gözyaslarina boguldu. Tahir Toka, ardinda
gencecik bir es ve 6 aylik Ilayda adli masum bir kiz çocugu
birakti. Ölümüyle anne ve babasini kahreden Mehmet Ali Acuz ise
henüz 6 ay önce polis olarak çalismaya baslamisti.
Hapis cezasi yolda
• 2911 Sayili Toplanti ve Gösteri Yürüyüsleri
Kanunu'nun 29 maddesini ihlal: 1.5 yildan 3 yila kadar hapis. Yürüyüse
silahli katilmalari cezayi artirdigindan 2 yildan 5 yila kadar
hapis istenebilir.
• Toplu görev birakma: TCK 236 maddesine göre 4
aydan 1 yila kadar hapis ve 6 bin liradan 30 bin liraya kadar agir
para cezasi ile bir süre veya müebbeten memuriyetten mahrumiyet
cezasi verilebilir.
• Sahislara karsi müeessir fiil: Gazetecilere
yapilan saldiriyla ilgili TCK'nin 456 maddesine göre 6 aydan 1
seneye kadar hapis cezasi verilebilir.
• Disiplin suçlari : Polislere disiplin tüzükleri
geregince agir cezalar verilebilir. Amirlere itaatsizlik da dahil
olmak üzere polisler hakkinda sorusturma açilabilir.
• Hakaret : Basta Istanbul Valisi ve müdürleri
basta olmak üzere istege bagli olarak hakaret davasi açabilir.
"Kirikkale silah devletin
ayibidir"
Sabah görev yerine korsan eyleme
giden 4 bin polis, 26 kilometrelik yürüyüs eylemi yapti. Zaman
zaman gazetecilere saldiran polisler, Valilik önünde çogunlugu
Kirikkale marka olan silahlarini havaya kaldirarak "Devletin
ayibi" diye bagirdi. Bazi polisler de gazetecilere yirtik üniformalarini
göstererek, içinde bulunduklari durumu açiklamaya çalisti.
Ürperten sloganlar
Eylem boyunca sürekli tekbir
getiren polisler tehdit dolu sloganlar atti. Sloganlardan bazilari
söyle:
• "Dise dis kana kan"
• "Çevik burada, tetikçiler nerede"
• "Örgütler savulun silah kullanacagiz"
• "Bu vatan Apo'ya mezar olacak"
• "Tantan uyuma, polisine sahip çik"
• "Basbakan istifa"
• "Hükümet affini al basina çal"
• "Ankara, Ankara duy sesimizi, iste bu Çevik'in
ayak sesleri",
• "Devlet hainle pazarlik etmez"
• "Pasif müdür istemiyoruz"
• "Polisler içerde hainler disarda"
• "Rahsan'in affi polisi vurdu"
• "Özgürlük polisin kaniyla olmaz".
Yeniçeriler de ayaklanmisti
Istanbul'da 4 bin polisin katildigi
eylem, gerek gerçeklestigi bölge gerekse eylemin sekli açisindan,
15 Haziran 1826'da meydana gelen yeniçeri isyanini hatirlatti.
Osmanli Imparatorlugu'nun, yeni askeri yapilanmasi için kurdugu
Nizamicedit'i istemeyen yeniçeriler, o sabah kazanlarini
Etmeydani'na çikardi. Sadrazam Mehmed Selim Sirri Pasa,
padisahtan sancaki serifin çikarilmasini istedi. Yeniçeriler
askeri egitim istemediklerini belirtti. Aga Hüseyin Pasa, topçu
askerleriyle Divanyolu'ndan, Izzet Mehmed Pasa Saraçhane yönünden,
yeniçerilerin üzerine yürüdüler. Yeniçeriler teslim
olmayinca kislanin büyük kapisi top atesiyle yikildi. Ve yeniçeri
ocagi kaldirildi.
|
Asagidaki yazi Hurriyet
gazetesinden alinmistir: 13 Aralik 2000
Ecevit'te
"dügmeye basildi mi" kuskusu
Basbakan Bülent Ecevit, Türkiye'de son bir kaç gündür üstüste
gelen olaylar konusunda "Bir yerden dügmeye mi basildi"
sorusuna "Bu olasilik da insanin aklina geliyor"
yanitini verdi.
Basbakan Ecevit, dün ve bugün yasanan polis eylemlerine iliskin
Basbakanlik Merkez Binasi'nda yaptigi açiklamada, polislerin
zaman zaman duygularina kapilarak, tepki duyabileceklerini
belirterek, ''Fakat eger izinsiz olarak sokaklara dökülürlerse,
asayisten sorumlu olduklari halde asayissizlik etkeni olurlarsa,
isler çigirindan çikar,halk güvensizlik ve çaresizlik
duygusuna kapilir'' dedi. Teröristlerin ihanetine kurban giden
polislerin acisinin yüreklerde duyuldugunu kaydeden Ecevit, ''Allah'tan
kendilerine rahmet, ailelerine ve arkadaslarina bassagligi dileriz''
diye konustu.
Polis asayissizlik etkeni olmaz
Ayni saldirida yaralanan polislerin bir an önce tam sagliga
kavusmalari için dua ettiklerini ifade eden Ecevit, söyle devam
etti:
''Polisler zaman zaman duygularina kapilabilirler, tepki
duyabilirler. Fakat eger izinsiz olarak sokaklara dökülürlerse,
asayisten sorumlu olduklari halde asayissizlik etkeni olurlarsa,
isler çigirindan çikar. Halk, güvensizlik ve çaresizlik
duygusuna kapilir. Buna da herhalde en çok polisler üzülür.
Polislik en mesakkatli, en çetin, en tehlikeli mesleklerden
biridir. Son günlerde yasanan toplu polis eylemleriyle bir daha
karsilasmayacagimizi umarim.''
Ölüm olursa sorumlu örgüt
Basbakan Ecevit, ''cezaevlerindeki ölüm oruçlariyla Istanbul'da
taranan polis otobüsü olayi arasinda bir baglanti olup olmadigi''
sorusu üzerine, ''Henüz doyurucu bir degerlendirme gelmedi. Çünkü
failler yakalanmadi. Fakat, tabi her türlü olasilik akla geliyor.
Bunun bir terör eylemi oldugu kesin'' yanitini verdi.
Ölüm oruçlari konusunda Ecevit, "Hükümetimiz gece gündüz
bu meseleyle ugrasiyor. Ölüm oruçlarinin sona ermesi için
elimizden geleni yapiyoruz. Bundan sonra ölüm olursa bundan hükümet
degil arkadaslari sorumlu olacaktir" yorumu yapti.
Dünkü olaylar sirasinda gazetecilere karsi siddet kullanildigi
ve 2 gazetecinin yaralandiginin hatirlatilmasi ve gazetecilere yönelik
bu siddeti nasil degerlendirdiginin sorulmasi üzerine Ecevit, ''Bunu
çok üzüntüyle karsiladim. Gazeteciler, polislerin en yakin
yardimcilaridir. Onlarin görevlerini saglikli bir sekilde
yapabilmeleri için polislerin her türlü yardimi saglamalari
gerekir'' dedi.
Ücret dengesizligi Türkiye'nin sorunu
Eylem yapan polislere iliskin herhangi bir islem yapilip
yapilmayacagi sorusunu yanitlayan Basbakan Ecevit, bu konuyla
Savcilik ve Içisleri Bakanligi'nin ilgilendigini söyledi.
Ecevit, Emniyet Genel Müdür Turan Genç'in ''Sartla Saliverilme
Yasasi'nda iskence yapan polislerin kapsam disi birakilmasinin
polisler arasinda bir huzursuzluk yarattigi'' seklindeki açiklamasi
ile polis eylemlerinin baslamasi arasinda bir iliski bulunup
bulunmadigi sorusuna, ''Hayir tahmin etmiyorum'' yanitini verdi.
Polislerin sosyal hayatlarindaki düzensizlik, çalisma
sartlarindaki olumsuzluk, ücret dengesizligi bulundugunu ifade
eden gazeteciye Ecevit, ücret dengesizliginin Türkiye'nin genel
sorunu oldugunu söyledi.
Su ana kadar kamu görevlilerine doyurucu olanaklar
saglayamadiklarini kaydeden Ecevit, ''Fakat ekonomimiz düzeldikçe
bu konuda üzerimize düsen görevi yapacagiz. Yani sadece
polisler için degil, genellikle memurlar için de sikintili bir
durum var'' dedi.
Polislerin eylemler sirasinda sahsina, esine, Adalet ve Içisleri
Bakanlari aleyhine ve ayrica ''Dise dis, kana kan'' gibi sloganlar
attiklarini animsatan gazeteciye Ecevit, ''Bu konuda söylenmesi
gereken seyleri söyledim. Daha fazla bir sey söylemeyi dogru
bulmuyorum'' yanitini verdi.
Parti kapatma sinirlansin
Partilerin kapatilmasini zorlastiran hükümlerin de bulundugu
anayasa degisikliginin TBMM'den ne zaman çikabilecegine iliskin
bir soru üzerine Basbakan Ecevit, degisiklik teklifinin yarin
TBMM AnayasaKomisyonu'nda görüsülmeye baslanacagini belirtti.
Bu degisikligin en kisa zamanda, birkaç gün içinde yapilmasini
umdugunu ifade eden Ecevit, ''Biz, öteden beri parti
kapatmalarinin çok sinirli durumlarda olmasindan yanayiz. Onun için
biz, bu anayasa degisikliginin bir an önce yürürlüge girmesini
temenni ediyoruz'' dedi.
Adalet Bakani Hikmet Sami Türk'ün Cumhurbaskani Ahmet Necdet
Sezer ile bugün yaptigi görüsmeyle ilgili soruya karsilik
olarak Ecevit, henüz Adalet Bakani Türk ile görüsme firsati
bulamadigini söyledi.
Basbakan Bülent Ecevit, Telekom'un özellestirilmesine iliskin
kararnameden ''yönetsel haklar'' ile ilgili bazi maddelerin çikarildigina
iliskin haberlerin hatirlatilmasi üzerine de, ''Özellestirme
konularindan öncelikle Özellestirme Idaresi Baskanligi
sorumludur'' diye konustu |
Solmaz
Kamuran
13
Aralik 2000
© COPYRIGHT 1996-2000, TURKIYE NET (www.turkiye.net) |