.
. .
. . .

 

Sizin hiç kardeşiniz öldü mü?

Benim bu gün öldü. Sabah beste üç Surinamli onu cüzdanini almak için bir Amsterdam’da bir ara sokakta kistirdi ve benim kardesim  afdan yararlanip da memlekete gelebilmek icin biriktirdigi parasini vermemek ugruna onlara kafa tuttu, kabadayilik etti ve sonra biçaklanarak olduruldu. Otuz dokuz yasindaydi. Cok yakisikli ve zekiydi, tam dokuz avrupa dili konusurdu, ve lise mezunu bile degildi. Ustelik asker kacagiydi, hem de tam on sekiz yildir. Gidip de bir turlu bitiremeyenler. Onun bu ugurda üçüncü kattan asagi atladigini ben gozlerimle gordum, elli kilometre hic durmadan kostugunu anlatanlarla da tanistim. O askerlik yapamazdi, o bir kustu, bir muhabbet kusu, bir flamingo, bir kirlangic. Ve sonunda onu Amsterdam’da öldürdüler. Kanlar icinde serildi kanalin kenarina, bulunduktan sonra yirmi dakika yasadi, sokladilar... Ivir, zivir... Ve öldü. Ben onu dokuz yildir görmüyordum, simdi agliyorum, agliyorum, agliyorum... O siradan biri degildi, basini kaldirdi ve ancak bu kadar su yuzunde tutabildi o guzel basini. Onun icin agliyorum. Hakan, yaramaz Hakan... Onu hep yelken yarislarindaki gibi hatirlamak istiyorum. Kalamis’ta... Gunes batarken... Benim sevgili kardesim sana kiydilar....Ablan seni koruyamadi..

Solmaz

12 Ocak 2000

© COPYRIGHT 1996-2001, TURKIYE NET (www.turkiye.net)

. . . .