Deginmeler !...

Meltem News’e gecici destek verdigimden dolayi son bir haftadir ortalikta ne oluyor ne bitiyor yakindan takip etmek durumda kaldim. Bir vatandas olarak neler hissettim ? Bunlari sizinle paylasmak istiyorum. (Eger konu konuyu acar baska yerlere sicrarsam affola)

Türkiye’de siyasi iktidar vatandasi resmen boguyor ! Hükümet resmen bastan beri mesrulugunu ispatlama cabasinda. Her adimda Ciller kalkip gogsünü siper ediyor. Buna neden gerek duyuluyor ? Ankara’da kendini bilmez iki zirzop Türk bayragini yere atti diye yer yerinden oynadi. Peki Misir’in yaptigina kimse neden gikini cikaramiyor ? Türkiye’nin basbakanini gectik ama gögsünü sürekli bu islere karistiran bakan Ciller Hanim neden Misir konusunda bir girisimde bulunamadi ? Adamlar havaalaninda geliste de gidiste de Türk bayragini gönlere cekmediler. Hadi geliste diyelim ki bir bahane vardi. Peki giderken ?

Tabi burada sadece Misir’a yüklenmek olaylara derinlemesine bakmamak anlamina gelir. Cünkü Misir bu hareketi ile bir tepkisini dile getirdi. Neye tepkisini ? Kendisinin resmen terörist diye ilan ettigi Müslüman Kardesler örgütü ile Erbakan’in Türkiye’de görüsmesine. Simdi kim kimdir diye düsünmek yerine soyle bir analoji yapalim. PKK lideri Öcalan diyelim ki Suriye devlet baskani Esad tarafindan alenen kabul edilmis olsun. Sonradan Esad güle oynaya kardesim diyerek Ankara’ya gelse ben bu dostluga nasil, ne kadar güvenirim ? Türkiye halki sokaklara cikip da Esad lehine mi tezahürat yapar aleyhine mi ?

Tek tek incelemeye gerek yok. Erbakan müslüman din kardesimdir diyerek girisimde bulundugu hicbir ülkeden bekledigini bulamiyor. Konu devletler arasi iliskiler oldugunda aksamdan sabaha aradaki iliskiler degistirilemez. Türkiye’nin su andaki imaji bellidir. Dünyada hem müslüman olup da hem de bunu devlet islerine karistirmayan tek sentez ülke Türkiye’dir. O nedenle müslüman bir ülke ile aramizdaki iliski dini devlet islerine karistirmayan herhangi bir ülke ile olabilecek iliski ile ayni seviyededir. O ülkenin halkinin dini ne olursa olsun. O nedenle Erbakan’in bu manevralari sadece siyasidir uzun vadeli bir degeri yoktur.

Bu durumda ortada iki alternatif var. Ya Erbakan havanda su dövüyor (ve bunun farkinda ya da farkinda degil) ya da Türkiye’nin yukarida kisaca ozetledigim devletlerarasi imajini degistirme hevesinde ve azminde. Eger ilki gecerliyse Erbakan’in basbakanligi da gecicidir. Eger ikincisi gecerliyse Erbakan’in yaptigi sey yasli bir adamin bir ülkeyi hirsi ugruna ucuruma sürüklemesidir. Keske bu din konularinda agizlarina aldiklari kadar samimi olsalardi da islam dinine yeni bir anlayis getirmeyi amaclayan ilerici otoriteleri destekleyip islam dini adina gercekten bir iyilikte bulunmus olsalardi.

Bu konuyu kapatmadan önce altini cizmek istedigim bir baska nokta var. Bunu dün BBPliler gazetelere cok güzel ve net olarak yansittilar. Cuma günü Kocatepe Camii’nde namaz cikisi yapilan ve seriat gösterisine dönüsen delilikten sonra Refahlilar konu ile ilgilerinin olmadigini, olaya provakatörlerin neden oldugunu acikladi. BBPliler ise Refah bir seye giriyor iyi gitmeyince alakamiz yok diyor, iyi gidince biz yaptik diyor yorumunda bulundu. Iste sözün özü bu ! Zora düstüklerinde takiyye adi altinda, din böyle diyor-kuran böyle diyor kisvesi altinda insanlarin vicdaninda pacayi kurtarmaya calisiyorlar. Medeni kanunlar yerine seriat kanunlarini getirme hevesi de buradan geliyor zaten. Insanlara esitlik verince bunun ucu herkese dokunur (zaman gelir, kendilerine de) ama zorda kalinca din,kitap, peygamberin arkasina siginacak bir sistemde en ala seks muhabbetleri de yapabilirsiniz, sizin yüzünüze tüküren kisiler icin en yakin dostumuzdur da dersiniz. Tipki Sovyetler Birligi’nde sisteme aykiri herseyi bir kilif bularak bertaraf eden bolsevikler gibi. Hicbir fark yok !

Afganistan’da bir baska kadinin, Benazir Butto’nun harisliklerinin de azimsanmayacak etkisinin oldugu dag adamlari, talibanlar, asa kese yönetimi ele gecirdiler. Simdi bu insan irkinin yüz karasi kisilerle onlarin destekcilerine bir iki söz söyleyelim :

"Dinde baski -zorlama- tiksindirme yoktur" (Kuran, Bakara-256)
"Eger rabbin dileseydi yeryüzündeki insanlarin hepsini toptan iman ederdi. Hal böyle iken mümin olmalari icin insanlari sen mi zorlayacaksin" (Kuran, Yunus-99)
"Sizin dininiz size benim dinim bana" (Kuran, Kafirun-6)

Simdi bu adamlar yukaridaki ayetlerin yol gösterdigi bir dini tatbik ederek iktidara geliyorlar. Ne güzel degil mi ? Hic baski, zorlama yapmadan. Hic insanlara camilere zorla götürmeden. Kadinlari dövmeden. Allah sizi de görüyor ! Öteki dünyada cehenneminizde yanarken var olmayan beyinleriniz amerikanvari bir bicimde "Acaba nerede hata yaptik" diye düsünebilecek mi ? Hic sanmiyorum.

Bu arada acemice davrandiklari icin Refahlilar sanirim talibanlara bayagi bozulmuslardir. Bir avuc inciri berbat mi edecekler ne ?

Türkiye’nin Disisleri Bakani’nin yapamadigini bir spor kulübü yapiyor. Cumartesi günü Ankaragücü ile lig maci oynamak icin Ankara’ya giden Fenerbahce Spor Kulubü’nün degerli yöneticileri Ata’nin huzuruna cikip laiklik yemini ettiler. Baskan Ali Sen ve diger üyeler ile Brezilyali antrenör Lazaroni Anitkabir’e gidip saygi durusunda bulundular. ( Hani su Iranli devlet adamlari ve ile düne kadar Erbakan’in da bahaneler bularak ragbet etmedigi er meydani var ya orasi) Daha sonra Ali Sen Anitkabir defterine laikligin bekcileri oldugunu belirten bir yazi yazdi ve cikista da basin mensuplarina bunu bir de sözlü olarak acikladi.

Iran müslüman, Erbakan müslüman, Lazaroni müslüman degil. Lazaroni onemli bir kisiye, ölmüs bir kisiye saygisini belirtmek icin hazir bulunurken, dindaslari korkularindan onun huzurunu cikamiyor !

Ismini ve yazarinin adini (kendisinden izin almamis oldugum icin) aciklayamadigim bir kitabin son halini almis müsveddesini saygideger yazarina geri besleme vermek icin okuyorum su siralarda. Kitap gelecek ay Türkiye’de piyasaya cikacak. Kitapta yapilmis bir arastirma var. Gazetelerde sürekli yazisi cikan yazarlar yazilarinda ne kadar acizlik asiliyorlar, ne kadar vizyon verici pasajlara yer veriyorlar, ne kadar uzun vadeli düsünceler paylasiyorlar okurlariyla bunun arastirmasi ve cok ilginc sonuclari yer aliyor.

Bu yaziyi yazarken bunun etkisi altinda da kaldim. Sürekli olarak yukarida yazdiklarimi düsünüyorum ne kadar tepkisel, acizlik asilayici, vizyon veremeyen bir yazi yazmis oldugumu görüyorum.

Belki de birey olarak ben bu duygulari disavuran kesim olmaliyim. Belki sivil orgütlerle sivil olmayan örgütlerin görevi bu tepkiselligi, acizligi, vizyonsuzlugu tersine cevirecek girisimlerde bulunmali. Ben de birey olarak gidip bu örgütlerin icinde yer alarak bu girisimlerde katkilarda bulunmaliyim. Ama birey olarak tepkiselligim daha agir basiyor bu gece.

Biraz kendimi zorlayip, dengeyi saglamadan yazimi bitirmek istemiyorum :

Refah Partisi’ne iktidarin yarayacagina hic inanmiyorum. Bunu ispatlamak icin girisimlerde bulunmak sadece ana muhalefet lideri Mesut Yilmaz’in ya da cumhurbaskani Demirel’in ya da Org. İ.Hakki Karadayi’nin degildir. Bu görev bu durumdan hoslanmayan herkesindir. Artik ne olur uyanalim bu afyonlanmis halimizden. Hepimizin canimizin istemedigi seyleri degistirmeye yetecek gücümüz var. Her konuda. Degistirmek istedigimiz seyler varsa bunlari degistirme isini baskalarina delege etmeyelim. Bir süre bu delege isini ortadan kaldiralim. Cünkü bu delegasyon meselesi Türkiye’de cok fazla suistimal ediliyor. Emanete hiyanet etmeyen kisi veya grup sayisi bir elin parmaklari kadar ya var ya yok.

Heeeeeeeeeeey ! Miskinliginden siyril, ayaga kalk ve mücadele et ! Mücadele etmeye deger gördügün hersey mücadele etmeye degerdir. Var oldugunu kendine ispat etmekle basla ise ! Digerlerinden farkli bir birisi oldugunu kendine ispatlamakla. Mesela basparmaginin icine bak. O parmak izi yeryüzünde baska hickimsede yok ! Bunu biliyorsun da günde kac kere animsiyorsun ? Hadi Metin Ustündag’in dedigi gibi "Kimil zararlisi olma, kimilda biraz !"

PS : Bu satirlari yazarken gece bülteninde Libya’da bir skandal yasandigi haberini dinledim. Simdiye dek uzattigi yanagini hicbir müslüman din kardesi ülkenin öpmedigi Erbakan Kaddafi’den tam anlamiyla bir yumruk yedi. (Tabii onun sayesinde biz ülke olarak yedik). Kaddafi’nin Kürtleri de devlet olarak görmek istiyoruz sözleri ile baslayan gerginlik, Libya’nin resmi aciklamaya PKK’nin terörist oldugunun yazilmasini kabul etmeyince KESILMIS. Herhangi bir mutabakata varilmadan da heyet Libya’dan ayrilmis. Cok yasa Erbakan ! Cok büyük bir gol attin. AMA KENDI KALENE !

e-posta Bu yaziyla ilgili yorumlariniz varsa yazara mesaj gonderebilirsiniz.

Bu sayfa 6 Ekim 1996'da evde hazirlanmistir...