Dun gece ruyamda sair yanima geldi, kulagima egildi ve belli belirsiz bir sesle o tek dizesini soyledi : "Bir gun ask gecilmelidir". Ve gitti.
O sirada lise siralarinda en cok da neden sorusunu sorarak yasiyordum ve bu dizenin dediginin nasil basarilabilecegini bilmiyordum. En fazla yaptigim eylem dusunmek oldugu icin uzerinde cok kafa patlattim. Sonunda animsiyorum da bunu yapmanin (aski gecmenin) cok zor olduguna kanaat getirmistim. (Tabi canim aci veren deneyimlerim olmustu).
Aski gecmek cok zor olmali. Idi.
Gozlerini kapatiyorum. Seni dusluyorum. Geliyorsun. Bembeyaz giysilerinin icindesin. Kollarin iki yana acilmis. Bulutlara yakin yerlerdesin. Sana bakiyorum. Sana doyamiyorum. Hic bitmeyecek gibi geliyor. Tum hersey seninle anlam buluyor. Once kitaplarda asik oluyorum sana. Siirlerde. Filmlerde. Yani sonu cabuk gelen, kisa soluklu evrenlerde. Hayallerimde. Yasama gecirmenin de bu kadar kolay olacagina inaniyorum. Cocukluk iste.
Gözlerini kapatiyorsun. Kimi dusluyorsun ? Hayallerinde neler sana misafir oluyor ? Beni nasil goruyorsun o kisa dunyanda. Uykuya dalmadan once. Gozlerini acmadan once. Bana nasil asik oluyorsun ? Bir dev dalga gelip vuruyor kumsalda teslim olmus vucutlarimiza. Suruklesin bizi. Karsi koymuyoruz. Tabiat mahsunlassin. Sonra bir dalga daha. Kayaliklara carpsin kendisini. Hayat boyu dostu bildigi bulutlara karsi haykirsin sesimizi. Sonra duselim. Dinelim. Belirsiz okyanusa kavusup hic bilmedigimiz yerlere gidelim. Bitsin. Baslasin. Bitsin.
Aska dair pek cok kitap okudun. Pek cok ornegi ile hasir nesin oldun ? Ne buldun ? Ayni sahtekarligi ! Yasayanlarin disindaki birileriyle onlarin ustunde kalici bir iz birakmak amaciyla paylasilan ask, degerini yitirmis bir asktir. Aslinda ask degildir. Iste bir ask sahnesi :
Cikis Yok filmindeyiz. Bizim cocuklar ufak bir limana gidiyorlar. Cocuk bir yat kiraliyor. Orada tombul adamla muhabbetlerinde asklarini onunla paylasiyorlar. Ama biliyorlar ki o adam aksam yati geri getirdiklerinden sonra kendilerini unutacak. Asklarini unutacak. Olsa olsa dun iki asik gelmisti diye dusunecek. Aski paylastilar ama asklarini degil. Iste askin bitmemisligi.
Bir siirdeyiz. Bir romanda. Bir sarkida. Sanatci kendi basindan gecen bir aska istinaden yaratmis onu. Ve gelis benimle paylasiyor. Ben okuyorsam, dinliyorsam benimle paylasiyor. Peki bunu benimle paylasmaya ne zaman karar verdi ? Aski bittikten sonra. Aslinda yenilmisligin verdigi ask acisini benimle paylasiyor. Iste askin bitmisligi.
Neden mutlu ask yoktur ? Cunku mutlu ask zaten sahipleri tarafindan kimseyle paylasilmiyor ki ? O halde nasil goreyim de soyleyeyim mutlu askin oldugunu ?
Mutlu ask vardir ! Sadece o aski yasayanlara. Bize yok. Bizimle paylasiliyorsa mutsuzdur. Hey mutlu asiklar, askinizi sirf "Mutlu ask vardir" diyebilmek icin baskalariyla paylasmayin. Sunu deyin kendinize "sizin askiniz size bizim askimiz kendimize".
Dun seni dusundum. Bugun seni dusundum. Yarin seni dusundum. Senin olmadigini bile bile. Yuzume birkac damla dustu. Once yagmur sandim.
Sonra buyudum. Askin gecilmesi konusundaki dusuncelerime geri dondugum oldu. Cevabin cok da zor olmadigini, hatta hatta ne kadar kolay oldugunu kesfettim. Tabi bunu saglayan mutsuz asklarim oldugu icin. Cevap basitti.
Eger bir kez ask diye bildigin bir seyde mutsuz sonu yasarsan aski gecmissin demektir. Ask gecilmistir. Bugun yeryuzunde milyarlarca insan aski gecmistir. Dunyayi cekilmez hale getirenler de bu insanlardir zaten.
O halde dize "Bir gun ask gecilmelidir" derken benim gozumde cok buyuk bir muammayi sergiledigi icin degerli idi. Oysa bugun cevabi bulmus olarak bunun tam tersine inaniyorum. Dize ancak "Ask hic gecilmemelidir" olursa bir muamma ve bir deger ifade edecek artik.
Kim boyle bir dize soyleyebilir : "Ask hic gecilmemelidir". Aski gecmis herkes eger kendilerini ayirabilecekleri bir altin dakika bulsalar yasamlari boyunca o mutsuz olaydan beri hep bunu soyluyor olduklarini zaten anlayacaklar.
Herkes ayni seyi soyluyor. Keske ask hic gecilmeyebilse.
Bir arkadasim var. Bazi tutum ve davranislar konusunda cok acimasizdir. Bir insan bir seyi bir kere yaparsa artik buyu bozulmustur. Onun ayni seyi bin kere yapmasiyla bir kere yapmasi arasinda bir fark yoktur der. (Evet kendisi bir kadin). Bence bu dusuncenin dogru oldugu tek ornek aski gecmektir. Eger bir kez aski gecersen bundan sonra bil ki daha cook gececeksin. Ask diye diye daha cok mutsuzluk cekeceksin. Prens diye diye daha cook kurbaga opeceksin.
Zaten iste bu noktadir ki BIR TEK ASK kavrami itibar gormektedir. Bunun herhalde birden cok versiyonu var. Ilki soyle olabilir : Pratikte yasadigin ilk ask ilk deneyim oldugu icin cok buyuk bir anlam ifade eder. O duygular basina ilk defa geliyor. Ne yapacagini ilk defa sasiriyorsun. Yildizlar ilk defa uzanip da koparilacakmis gibi yakin duruyor. Dizlerinin bagi ilk defa cozuluyor. Agzin ilk defa tekliyor. Basin ilk defa zonkluyor. Gozlerin ilk defa karariyor. Sesler ilk defa bu kadar uzaklardan geliyor.
Bunlarin her birinin cok ozel anlami var. Sana bu duygulari ilk defa yasatan sey cok ozel bir anlam ifade ediyor. Sonra eger bunlari bir daha (ve baska biri ile) yasama talihsizligine dusersen en iyi sartlarda hangi duygularin kapini calacagini biliyorsun. Bu ikincisinin bitmesi zorunlu olursa bitirilmesi daha kolay oluyor haliyle. Ve bu haliyle de ilkinin yerine gecemiyor.
Buradaki yol ayrimi su oluyor. Bir kisim o ilk deneyi hicbir zaman unutamiyorlar. Ve onlarin ilk aski tek asklari oluyor. Bir kisim ise her defasinda bu degildir deyip bir sonrakinde dogru hedefi bulmak uzere sonsuz bir yolculuga cikiyorlar. Ama onlarin dusuncesi de ayni. O tek aski bulmak. Her yanlis bulmalar dogru bulmanin degerini daha da arttiriyor mu ? Evet.
Bir tek ask duygusu dogrudur. Ya ilk gercek askin (mutlu ya da mutsuz) ya da son gercek askin (mutlu ama arada YA tonlarca mutsuz var YA DA HIC YOK ) o tek ask olacak.
Yukaridaki parantezin buyuk harflerle yazili ikinci olasiligi uzerinde kafa patlatmaya deger.
Gidiyorsun. Nedenini bilmeden. Ben de. Ben de.
(Eger mutlu bitseydi tanim geregi celiski doguracaktim degil mi ?)
Not : Aslinda bu konuda yazmak istediklerim bitmedi. Ancak su an bir limanda demirledigimi hissediyorum. Evet bu liman beni tatmin etmiyor ama yola devam etmek icin kendimi zorlamayacagim. Kalani bir baska yolculuga saklayacagim. Hayir oyle degil. Kalani bir baska yolculukta ortaya cikarabilecegim.
Not : Buraya guzel bir son olarak Leonard Cohenin Suzanne sarkisinin sozlerini yazacaktim ancak baktim ki tum dizeler dogru yerde olacak sekilde aklima gelmiyor. O nedenle yazmaktan vazgectim. Eger bilenler varsa bu yazinin ustune Suzannei dinlesinler. En mutsuz dolayisiyla da gercek ve tek ask olmaya en yakin bir askin sarkisi olarak
Bu
yaziyla ilgili yorumlariniz varsa yazara mesaj
gonderebilirsiniz.
Bu sayfa 31 Ekim 1996'da baska bir evde hazirlanmistir...