Bir Yalniz Adam

Bu basligi yazdiktan sonra dakikalarca düsündüm. Bir sey yazamadim. Hala da icimdeki duygulari en iyi hangi kelimelerle dile getirebilirim bilemiyorum. Sanki tek bir vücut olduklarinda koca bir dev olacak bu duygu yükü o sekilde parcalanmis ki bu haliyle hic bir ise yaramiyor.

Bugün ilk defa bana hitaben yazmis oldugun metnin ne denli devrimci ogeler icerdigini kavradim. Inan olsun ilk defa. Ve bunu hissettigimde bil ki icimi bir hüzün kapladi. Senin ögretmenlerin seni arkandan vurdu, senin askerlerin seni arkadan vurdu, sana en yakin insanlar seni arkadan vurdu. Sana verdikleri sozleri yerine getiremediler. Dediklerini anladik ve harfiyen yerine getirecegiz dediler de uyanik davranip yüzlerine gülen ama arkadan kuyu kazan kisilere karsi tedbirli davranamadilar.

Soyle bana sen bunu da mi biliyordun ? Arkandan kimsenin bir isi de dogru dürüst yapamayacagini bildiginden mi emanet adresi olarak her zaman dinamik bir gücü, genc nesili sectin ?

Diyebilecegim hicbir sey yok ? Iktidar sahipleri kendi cikarlarini herseyin üstüne koymus durumdalar. Agizlarina senin adini aldikca utancimdan yerin dibine geciyorum. Mücadelenin kendisi anlamini yitirdi. Nedeni veya sonucunu bu nedenle sorgulamanin bir anlami kalmadi.

Yüzlerce genci dövdüler gecen hafta. Yüzlerce genci isirdilar. Neden biliyor musun ? Cünkü o gencler sana bir adim daha yaklasmak istiyorlardi. Diyorlardi ki ben düsünebilmek istiyorum. Ben aklima gelen bir konuda calisabilmek, özgürce meyve vermek istiyorum. Bu ne demek biliyor musun bugün senin kurdugun bu memlekette ? Bu isyan demek.

Bu memleketin bir yazari cikti dedi ki ben baris istiyorum. Kimler arasinda baris istiyor biliyor musun ? Afrika’da savasan kabileler arasinda degil. Ortadoğu’da savasan araplarla yahudiler arasinda degil. Bu ülkenin vatandasi olan insanlar arasinda. Senin kurdugun bu memleketin adli makamlari ona ne cevap verdiler biliyor musun ? Sen bölücüsün ! Evet ona böyle dediler.

Sen olsaydin boyle olmazdi biliyorum. Ama sen yoksun ve ben cok yalnizim. Bunu anlayabilirsin sanirim. Aslinda senin gibi mizaci olan insanlara belki farkinda olarak belki de farkinda olmayarak, belki gizlemeye calisarak belki de alenen gostererek ogretmis oldugun daha dogrusu gostermis oldugun bir sey var biliyor musun ? O DA BU MEMLEKETTE YALNIZ OLMAK. Dün san yalnizdin. Bugün ben yalnizim. Bugün milyonlarca yalniz genc var senin kurdugun bu memlekette.

50 senedir hic kimse vatandasin konusabilmesi icin, vatandasin kendisini egitebilmesi icin bir sey yapmadi. Cünkü herkes su adice kuralin arkasina gizlendi : Vatandasi uyandirmak yerine onu uyutmaya, onu cahil birakmaya devam edersen, onu gütmek de, sömürmek de ondan istifade etmek de o kadar kolay olur. Yaa iste sen bile bu kadar zeki cikmadin gördün mü ? Herkes seni yeni dogal padisah olarak görürken sen gittin Anadolu’da adi sani duyulmamis insanlarla kendini esit yapan cumhuriyeti kurdun. Oysa bak bugün bu esitlikten kim nasil istifade ediyor.

RP'li Kayseri Belediye Baskani bugün ne demis biliyor musun ? 10 Kasim torenlerine zorla ve ici kan aglayarak katiliyormus ! Basbakan, bakan, milletvekili mecrubiyetten katiliyor olabilirmis ama vatadasin katilmasi zorunlu degilmis. Bu adama ne demeli acaba ? Acaba bu beyni acilmis ve ici bosaltilmis zavalli insanlara ne demeli ? Insanlarin en hassas duygulari ile oynayan ve bunlari kendi cikarlari icin kullanan insanlara ne demeli ?

Sana ozenen askerler de cikti. Askerlerin ülkeyi koruma, kollama gibi bir görevi her ülkede var. Acaba herhangi bir ülkenin ordusu kalkip da valla biz ülkeyi canimiz isterse korur ve kollar istemezsek kollamayiz der mi ? Hayir ! Ancak bazi pratik seyler var. Ornegin ülkenin yüzyillarca sürmüs olan tarihi. Bu tarih yeni kaynaklarin oldugu yerleri alip bu kaynaklari yiyip bitirme mantigina dayaniyor. E is gelip disli rakiplerin kapisina dayaninca ne oldu ? Once durduk, sonra geri döndük sonra da yikildik. Allahtan sen vardin da özgürlügümüzü kurtardik. Yepyeni zimba gibi bir ülke kurduk.

Simdi ne oldu ? Daha sen olmeden kaymak yiyiciler seslerini yükseltmeye basladilar. Ve son elli senedir de küplerini doldurmaktalar.

Acaba sen cumhuriyeti kurdugunda 60-70 sene sonrasi icin Türkiye’yi nerede görüyordun ? Mesela Türkiye’nin bilim üreten üniversiteleri olacak. Bu üniversitelerde yeryüzü kültürüne katki saglayan arastirmalar yapiliyor. Yurtdisindaki üniversitelerden profesörler geliyor ve bu bilimi, bu kültürü ögrenmek, anlamak istiyor. Onlari alip kendi ülkesinde de tatbik etmek icin.

Mesela Türkiye’nin devlet kuruluslarinda calisan kisiler ülkemizi elbirligi ile kalkindirmak amaciyla calismaktadirlar. Taa en basindaki yönecisinden baslayarak. Vatandaslar meclisin kapisini kendi bolgelerindeki sorunlarinin cozülmesi icin gidiyorlar ve vekiller onlari kapilarda karsiliyor ve sorunlarini cozmek icin ellerinden geleni yapiyorlar. Hatta bir vekil diyor ki : “Benim burada var olma amacim bu sorunlara cozum getirmek. Baska bir sey yapmak benim icin namertlik olur.”

Mesela bir yatirim yapmak icin devletten kredi isteyen bir kisi veya kurum devletinden aldigi krediyi en kisa surede geri vermek icin günde 24 saat calisiyor. Cunku biliyor ki o parayi ne kadar kisa sürede geri verirse o kadar cabuk bir baska kurumun daha bu kaynaktan yararlanmasini saglayabilecek. Bu da ülkemizin kalkinmada bir adim daha atmis olmasina neden olacak.

Mesela devlet kademesinde calisan hicbir gorevli yapmasi gereken bir isi yapmak icin rüsvetti, yolsuzluktu yapmak gibi bir niyetini aklindan bile gecirmiyor. Oyle bir seyi yapmak vatanini düsmanlara satmak ile es anlamli cünkü onlar icin.

Mesela ülkemiz yemyesil, ülkemizin kimseden para almaya gereksinimi yok, dünyanin merkezi olma yolunda ilerliyor.

Uzgünüm ne yazik ki bugün Türkiye böyle degil yalniz adam ! Ne yazik ki senden sonra gelenler bu ülkeyi mahvettiler. Bunu o denli organize bir sekilde yapmaktalar ki artik yasal ve yasal olmayan organizasyonlardaki insanlar birarada ortak amaclar gelistirebiliyor, ortaklik kurabiliyor, ortak hareket edebiliyorlar. Hatta bu ugurda birlikte ölebiliyorlar.

Ancak sanma ki bu bitmisligin, tükenmisligin sesi ! Sanma ki bu güzelim ülkeyi capulcularin, adilerin, soysuzlarin, vatan hainlerinin, cepcilerin, asagiliklarin eline birakacagim. Sanma ki bütün bu yildirma faaliyetlerine karsilik ben canimin ve cebimin kiymetini herseyin üstünde tutacagim. Sanma ki emanete hiyanet edecegim.

Hey yalniz adam ! Ne yapmam gerektigini biliyorum. Seni hic unutabilir miyim ki benden seni hatirlamami istiyorsun. Seni hic unuttur muyum saniyorsun birkac capulcuya.

Sunu unutma ki : Vicdanimdasin !

eposta Bu yaziyla ilgili yorumlariniz varsa yazara mesaj gonderebilirsiniz.

Bu sayfa 10 Kasim 1996'da evde hazirlanmistir...