Pulp Fiction !

Lise caglarinda tarih kitaplarini okurken hic sasirdiginiz zamanlar olmus muydu yasanan seylerle ilgili olarak ? Ornegin hamamcinin birisinin ayaklanma baslatabilmesi, tum devlet guclerinin halkin bu derece kotu sartlarda yasamasina ragmen gozlerinin kor olmasi, sistemin ciddi bir sekilde sarsilmasi gibi.

Cogu zaman olaylara disaridan (veya yukaridan mi demeli) bakmak daha saglikli gozlemlerde bulunmamizi saglar. Bugunun Turkiyesine bakiyoruz. Ne goruyoruz ? Amerikan kulturu ile yetismis bir kadin tabani isci olan, koylu olan, yillarca bir cobanin pesinden gitmis bir partinin basina geliyor. Hadi geldi diyelim. Ardindan hic degilse belki de buyuk bir degisim yaratir diye dusunuyorsunuz ama o almis oldugu bilgiyi, kulturu, beyini kendi kupunu doldurmaya harciyor ve yillarca suru halinde yasamis parti kurmaylarini da guzelce benzer turden pesine takip sihirli kavali ile gutmeye devam ediyor.

Sonra bu kisi kalkip kisi olarak kendisi ile en cok celiski yaratan bir parti ile dini istismar etme felsefesi uzerine kurulu bir parti ile kualisyon yapiyor. Tek derdi yolsuzluklari ortbas edebilmek. Kendisi hakkinda mecliste yapilan oylamada ustun zeka partidaslari mecliste olmayan vekiller adina oy atiyorlar ki liderlerinin pislikleri gun isigina cikmasin.

Teror ile terorist yoldan basacikmak uzere kurmus oldugu sistem ortaya cikinca devlet ayni terorist tutumunu surduruyor ve olaylar ortaya cikmasin diye bir ziplayista kirk takla atan sirk maymunlarina donebiliyor.

Turkiye sinirlari icinde yasayan insanlar neden tum bu olanlar karsisinda duyarsizliklarini surduruyorlar ? Sebep basit. 80-20 kurali burada fazlasiyla islemektedir. Her seksen küsür Turk geri kalan yirmi kusur Turk tarafindan yönetilmektedir. Bugun bir isci ayda aldigi 20 milyon liranin telasiyla duyarsizdir. Bugun Turkiye'de pek cok insan ayda kazandigi uc bes kurusu riske atmamak icin kendi gelecegini bedavaya suratlarini her gun televizyonda gordugu kisilerle onlarin golgesinde gizlenmis piyonlarina hediye etmektedir.

Ingiltere zamaninda Cin'i afyon ile uyutarak yonetti yillarca. Sonunda Hong Kong parcasini diyet olarak alarak geri cekildi. Hong Kong'da yuz senede yaptigi somuruyu Cin'in hicbir yonetimi bu sure zarfinda milyarlik Cin uzerinden saglayamadi. Fransa tum Afrika'yi emdi yillarca. Benim guzel imparatorlugum ne yapti ? Once istila edip yeni yurtlarin zenginliklerini aldi yedi. Sonra da kendi icine donup kendini yemeye basladi. Hala da yiyor.

Yeryuzunde herhalde hicbir canli ac kaldigi zaman kendisini yemeyi aklina getirmez. Turkler ise son elli yildir ac kaldiginda kendisini yemekten baska bir sey yapmiyor.

Sosyal devleti oldurmek ciddi bir risktir. Ozal bu riski aldi ve simdi goruyoruz ki hakli cikti. Risk, halkin sosyal devletin bitmesinin ardindan cehaletten kurtulmasi, kendi hakkini aramak icin daha bilincli davranmasi ve uyanik olmasi icin harekete gecme ihtimalinin cok yuksek olmasidir normalde. Ama bu alti yuz yildir din ile orf ve adetlerle uyutulmus Turkler icin hic bir anlam ifade etmedi.

Yillardir koyune elektrik gitmeyen, su gitmeyen, ogretmen gitmeyen, yol gitmeyen hic bir Anadolu koyu bir gun koy kahvesinde toplanip da arkadaslar devlet getirmiyorsa biz kendimiz yapalim, devlete de hakkettigi tokadi secim zamani geldiginde atalim diyemedi. Hala da diyemiyor.

Artik uyanmak gerek ! Sosyal devletin olmadigi yerde hickimse kendisinden baska hickimseyi dusunmez. Dusunemez. Bugun Rusya'da, Bulgaristan'da komunist rejime geri donmek isteyenler o devirde gunde iki saat calisarak hayati dert etmemeyi ogrenen tembellerdir. Bugun karsilastiklari sey ya kopek gibi calisip geleceklerini kurtarmak ya da eskiye donmek istemektir. Onlar hangisini seciyor? Eskiye donmeyi. Tembel olmayi.

Turkiye ise bence tarihinde hicbir zaman caliskan olmadi. Caliskan olmanin ne oldugunu bilmiyoruz. Caliskan olmak yeni topraklar kazanmak mi ? Bu gercekten caliskanligin bir gostergesi olsaydi bugun o topraklarda Turkun bir izi kalirdi. Imparatorluk zamaninda Turklerin yonetiminde olup da bugun Turklere sempati duyan hangi millet, devlet, halk var ? Yok ! Cunku yeni yerleri kapmanin amaci calismayip tembellik yapmaya devam edebilmekti. Ya yaratici bir seyler yapip kendi sinirlarin icinde bir seyler yapacaksin ya da komsunun bahcesindeki olgun meyveleri calacaksin. Biz yuzyillarca komsunun bahcesine dadandik.

Bugun onu yapacak gucumuz yok. Ne yapiyoruz ? Kendi bahcemizde herkes birbirinin agacina goz dikmis halde. O onun agacindaki meyveyi asiriyor. Otekisi berikisinin. Benim saf ve %60 aptal halkim da kendi agaclarinin (emeklerinin, haklarinin) devlet tarafindan korundugunu ve korunacagini saniyor. Nah !

Dun devlet icin disarida adam oldurmus olanlar bugun devlet icin iceride adam olduruyorlar. Dun devlete hizmet etmis olanlar karsiliginda esrardan, eroinden, silahtan hisse aliyorlar. Bu insanlarin hicbiri son tahlilde suclu degildir. Suclu olan devlettir. Pisligi evi pislettigi icin suclayamazsiniz. Eger kapiyi aralamissan evi pisletme sucu sana aittir pisligin degil. Pislik adi ustunde ben pisim diyor. Evin kapisini acarsan benim yapacagim sey evi pisletmekten baska bir sey olmayacak.

Kapiyi kim araladi ? Insanlari yonetmenin bir kislayi yonetmek kadar kolay olacagini sanan saflar mi ? Pisligi her zaman kontrol altinda tutabilecegine inananlar mi ?

Turkiye sinirlari icinde "Ne mutlu Turkum diyene" diye bagirmak cok kolaydir. Onemli olan bunu sinirlarin disinda da soyleyebilmektir. Bugun yurtdisinda yasayan Turklere soruyorum; Turkiye'de bunlar yasanirken siz bulundugunuz yerde Turk olmaktan ovunebiliyor musunuz ? Bu satirlara antipati duyup "elbette ulan" diyenlere bir de su soruyu sormak istiyorum : Turk olmaktan gurur duyarken Ataturk'u, Inonu'yu, Kurtulus Savasi'ni animsayarak mi boyle diyorsunuz yoksa "bacinizi", "hocanizi" animsayarak mi ?

Evet dun Turk olmak gurur verici idi belki ama gercekleri gorelim lutfen hayal aleminde yasamayalim. Ingiltere'ye giren, ABD'ye giren uyusturucunun buyuk bir kisminin Turkiye'den gittigi ispat edilmisse sen bu ulkelerden birinden iceri girerken sana hangi gozle bakacaklar ? Iste zamaninda bizi inanilmaz bir sekilde yenip vatanlarini kurtaran insanlarin torunlari diye mi ? Yoksa iste benim genclerini zehirleyenlerden biri daha diye mi ?

Bugun Turkiye'nin bir milletvekili bir yabanci memlekete giris yaparken donuna dek araniyorsa, bugun bazi ulkeler yesil pasaport tasiyan Turklerden bile vize istiyorlarsa hangi Turklukle ovuneceksin arkadasim ?

Aslinda donup dolasip ayni celiskide takilip kaliyorum. Benim istedigim aslinda kendisinin ne derece degerli bir mahluk oldugunu anlama ozurlu insanlari yola sokmak degil. Bana ne ! Sanirim benim sorunum boyle kosullara sahip bir ulkede yasiyor olmanin verdigi sikinti. Turk olup da yurtdisinda yasayan pek cok arkadasim var. Acaba bunlardan herhangi bir tanesi Turkiye ile ilgili olarak benim yasadigim gerginligi yasiyor mu ? Hic sanmiyorum. Ben bugun Hakkari'de bir Turk vatandasi olduruldugunde o kisi icin ne kadar uzuluyorsam taa uzaklarda yasayanlar da Turkiye icin o kadar uzuluyorlardir. Gozden irak olan gonulden de irak oluyor.

Boylece gereksiz yere bu satirlari okuyanlarin da zamanini calmis oldum. Cunku bu yaziyi yazmam son kertede icimi bosaltmaktan baska hicbir ise yaramaz. Hatta bu yaziyi yazarken bilgisayarimin tuslarina vurma hizim da ayni sekilde gerginligi gecirmek icin, sinirimi yatistirmak icin yaptigim bir sey.

Son bir sey. Turk insaninin olan seylerlerle ilgili yaratici olmasi da bence yuzyillardir sure gelen yonetilis biciminin dogal bir sonucu. Bence biz fazla yaratici bir millet degiliz. Yaratttigimiz seyler hep olan seylerle ilgili ucubik seyler. Ornegin bir para cekme makinesi icat edemiyoruz ama ondan para yurutmenin yollarini yaratabiliyoruz. Daha cok elektrik uretmenin yollarini yaratamiyoruz ama evimizdeki elektrik sayacinin donmesini engelleyerek daha az para odemeyi veya komsu binadan elektrik calmayi akil edebiliyoruz.

Simdi bence bu yazinin ustune okkali bir kufur edip, pencerenin kenarina gidip birkac dakika disariyi seyredip, bir sure dalip gidilir ve geri donuldugunde de hersey eskisi gibi devam eder.

Herkes nasil yasamak istiyorsa oyle yasar. Bu yuzyilin basinda bu halk Ingiliz, Fransiz, Italyan ve Yunanlilarin boyundurugunda yasamak istemedi. Son elli yildir bu halk kendi icinden cikacak Ingiliz, Fransiz ve Yunanlilarin boyundurugunda yasamayi istiyor. Ve de oyle yapiyor.

Sonucta cocuklar, gun gelecek Turkler kendi kendilerini yapan tek millet olarak Guinness Rekorlar Kitabi'na gececek. Ne yani boyle bir ozelligi olan milleti tarih ne diye ciddi sayfalarina alsin ki ?!

Bu yaziyla ilgili yorumlariniz varsa yazara mesaj gonderebilirsiniz.

Bu sayfa 16 Subat 1997'de evde hazirlanmistir...