Bugun uzun bir aradan sonra ilk defa maca gittim. Fenerbahce - Istanbulspor macina. Bu vesile ile hem bu mactan biraz bahsedecegim hem de futbol agirlikli bir yazi yazip icimi dokmek istiyorum.
Bu macin en onemli ozelligi Oguz ile Aykut’un Istanbulspor’a satildiktan sonra ilk defa Fenerbahce Stadi’na cikacak olmalari idi. Oguz da Aykut da mac oncesinde isinmak icin sahaya cikmadi. Takimla birlikte macin baslamasina on dakika kala maca ciktilar ve bekledikleri tezahurati fazlasiyla aldilar. Once teker teker cagirildilar, sonra da birlikte.
Bu ikilinin Fener’den uzaklastirilma olayinda ben Ali Sen’i tasvip etmeyen gruptanim. Ancak davranisini kendi icinde tutarli buluyorum. Ali Sen sadece kendi borozanini otturmek isteyen bir kisi. O nedenle buna karsi gelen herkesi temizledi. Konuyu Sergen olayi ile birlestirerek bir baska noktaya getirmek istiyorum. Futbol dünyasinda da diger alanlarda oldugu gibi roller var. Futbolcunun rolu agzi ile konusmak yerine futbolu ile konusmaktir. Yani futbolcu kulup yonetme rolunu ustlenemez. Bunu ustlenecek kadar kafasi calisan futbolcu varsa (birkac tane cikabiliyor arasira) bu kisiler futbolu biraktiktan sonra gidip yoneticilik, antrenorluk vb yapabilirler. Ancak bu roller karistigi zaman Oguz Olayi veya Sergen Olayi ortaya cikiyor.
Tabii bu tur sorunlarin ortaya cikmasi bence o kulubun yonetimindeki bozukluklara da isaret etmektedir. Bu bozuklugun adi kurumsallasamamadir. Ornegin bu turden olaylar G.Saray’da rastlanmaz. Bunun nedeni kulubun kurumsallasmayi benimsemis ve bunu pratige gecirebilmis olmasidir. Mesela gectigimiz haftalarda F.Bahce menejerlik olayini devreye soktu. Buna da dilleri dondugunce kurumsallasmanin bir ornegi olarak gosterdiler (farkli kelimeler kullansalar da). Ancak F.Bahce’de yasanan kurumsallasma ne yazik ki gostermelik. Yani yarin Ali Sen kalkip da ben mejerligi kaldiriyorum bu bizim kulube uygun gelmedi derse (isine gelirse der) ne olacak ? Bunun adi kurumsallasma mi ? Hayir !
Bunun en guzel ornegi Trabzon macinda yasandi. Ilk yari 4-0 bitmisti. Ali Sen soyunma odasina gitmis ve guya mac 0-0 gibi cikip ikinci yariyi oynayin demis. Madem mejer var, madem kurumsallasmaya gidiliyor, madem tek sorumlu menejer, baskan orada ne ariyor ? Ayrica ben Ali Sen’in hic de 4-0 bitmis bir ilk yarinin ardindan soyunma odasinda bu denli mantikli ve terbiyeli mesajlar vermis olabildigine inanmiyorum. Bence bagirip cagirmis ve tehditler savurmustur. Ornegin ikinci yarida Kemalettin’in oyununu seyrettiyseniz ne kadar isteksiz, lanet edercesine oynadigini gormussunuzdur. Bu sikintili hali nedeniyle de zaten iki net gol poziyonunu degerlendiremedi.
F.BAHCE - ISTANBULSPOR
Gelelim bugune. Uzun suredir maca gitmedigim icin iki saat erken gittim. Disarida tahmin ettigimden daha az bekledim ve numarali tribune girdim. Herkesin bilette yazan yerine oturmasi gerekiyormus. Dogrusu bu kuralin gecerli olduguna inanmak benim icin zordu. Yine de macin baslamasina yarim saat kalana dek bu kural neredeyse butunuyle uygulandi. Ancak son yarim saatte bir grup yerini begenmez kisiler ayakta konuslandilar bir kismi ise bos yerleri gasp etti ve daha da ileri gidip yerin gercek sahipleri geldigi halde yerlerinden kalkmadilar.
Tribunlerde koruma gorevlileri vardi ama onlar sadece belli bolgeleri korudular. Isin komigi yilin basinda kombine bilet almis olanlarla haftalik maca gelenlerin ayni bolgeye oturtulabilmeleriydi. Yukarida bahsettigim tartismalar da bu bolgelerde cikti zaten. Ya sanirim bu isi organize edenler bir agustos gunu sabah oturmuslar isi planlamislar. Hangi tribunler nasil satilacak vb gibi. Ogleden sonra sicagin da etkisiyle iyice bezmisler ve ya su su bolgelerin de bir kismini kombine satalim bir kismini kapida satariz deyip kesip atmislar.
Eger bilgisayar programlari ala turca yazilsaydi ilk anormal durumda program cokerdi.
Gelelim diger konulara...
G.SARAY’IN PENALTISI
Gecen hafta G.Saray macin uzatmalari oynanirken kazandigi bir penalti ile uc puan aldi. Konuyu simultane olarak birkac acidan ele almali. Birincisi hakem. Ne yazik ki Cine 5 kameralari oyle bir acidan yakaladilar ki pozisyonu olay gerceklesirken orta hakemin 30-40 metre geride oldugu ve pozisyonu gormesinin onundeki iki futbolcu tarafindan engellendigi net olarak tespit edildi.
OK. Diyebilirsiniz ki yan hakem ne gune duruyor. Iste Erman Toroglu’nun bile ayni aksam programda fazla ilismedigi bir nokta var. O da su. Bu pozisyondan once Hakan’a yapilan bir faul vardi ve tartisma ceza sahasinin icinde mi disinda mi oldugu idi. Bu pozisyonda hakem olaya hakimdi ve duduk caldiktan sonra olay yerine kosarken yan hakemin kaleye dogru degil orta sahaya dogru bir hareketi vardi. Erman Toroglu bunun hakemler arasi bir isaretlesme yollarindan oldugunu soyledi. Boylece yan hakem disari dogru hareketlenerek orta hakeme disarida oldu diyordu.
Bunun uzerine penalti pozisyonunda yan hakemin ne yaptigina dikkat ettim. Yan hakem yine ayni bicimde disari dogru hareket etti. Orta hakem penalti calinca da yon degistirip iceri dogru kostu. Peki orta hakem gormedigi bir pozisyonda yan hakemin birkac metre onunde olan bir pozisyonda neden onun sinyalini dikkate almadi da dogrudan penalti caldi ? Ben bunun bir *hata* olduguna inanmiyorum. Bence Vahap Beyaz gorevini kotuye kullandi. Yan hakemine danismadi. G.Saray’in Metin Tokat’i mahkemeye verdigi gibi Istanbulspor’un da Vahap Beyaz’i mahkemeye vermesi lazim.
HERSEY BIRKAC SANIYEDE OLDU
Ote yandan bir kisim taraftar hakemin maci cok uzattigi yolunda. Matematik gosterdi ki hakem maci sadece 24 saniye kadar uzun oynatmis. Erman Toroglu ikinci yaridaki duraklamalari ve surelerini hesaplamis. Sonra da 90. dakikadan sonra oynanan sureden bunu dusmus. Geriye 24 saniye kaliyor. Mac penalti hareketi ile sonuclandigina gore hakem maci yarim dakika uzatmasaydi penalti pozisyonu olmayacakti. Belki de bu sayede kazanilan 2 puan G.Saray’a sampiyonlugu getirecek. Isin ilginci penalti pozisyonundan bir onceki pozisyonda (bu da 24 saniyenin icinde) Istanbulsporlu bir futbolcu kaleci ile karsi karsiya kaldi ve %100lük bir gol pozisyonunu kacirdi.
SERGEN OLAYI
Birkac hafta once Sergen simarikligi had safhaya getirdi ve isyan etti. Bunun uzerine ala turca Besiktas yonetimi derhal Sergen’i kadro disi birakti ve 30 milyar da caze kesti. Ilk aklima gelen sey su olmustu. Acaba o hafta Hollanda milli maci nedeniyle lige ara verilmemis olsaydi Besiktas yönetimi bu kadar rahatca kadro disi birakma karari alabilir miydi ? Mesela Rasim Kara konuya cok sogukkanli yaklasti. Bu da beni sasirtmisti. Takimin beyni kadro disi birakiliyor ve antrenor bunu normal karsiliyor. Sergen’in oynamadigi zamanlar takimin ne hallere dustugunu herkes biliyor.
Neyse uzun lafin kisasi bence bu Besiktas yönetiminin kurnazca bir davranisi idi. Cunku ilk lig macina on gun vardi ve rahatca kadro disi aciklamasi yaptilar. Ustune ustluk bu sayede medyaya oyle bir calim attilar ki kimse 4-0’lik Samsun yenilgisinin faturasini birilerine cikaramadi. Bence bu yönetimin yaslilarinin aklina gelebilecek bir kurnazlik degil. Onlar hala 1960 veya 70lerdeki delikanlilar. Bu akli yönetime gencler vermistir.
Sonucta ne oldu ? Yonetim bir macsiz birle yapamayacagini bildigi icin Sergen’i apar topar bagisladilar. Para cezasi ise sanirim hala kalkmadi. Gerci bunun da amaci baska. Cocugu oyle bir hale getirdiler ki Sergen tv’ye cikip getirsinler futbolu birakana dek Besiktas’ta oynayacagim adina imza atayim dedi. Bu devirde nasil ki ideoloji olduyse 70lerdeki takim anlayisi da oldu. Sergen gibi cok fazla dusunme faaliyeti gostermeyen futbolcular da ne yazik ki cook somurulecekler.
Gerci Sergen bence yaptigi simarikliklarla bunu hak ediyor. Sonuc olarak tencere kapak olayi. Besiktas yonetimi anlasilan simarik cocuklarla nasil mucadele edecegini anlamis. Ama ne yazik ki kurumsallasma yoksunlugu burada da goze carpiyor.
NE KURUMU ULAN ?!
Bir yoneticinin takimin en as futbolcusu icin aleni olarak gerekirse satariz demesi ne kadar mantikli ? Nasilsa beni de kadro disi birakamayacaklari icin bunun cevabini verebilirim. Bence hic de mantikli degil. Ancak kisi bu aciklamayi yaparken bir yonetici oldugunu unutup tribundeki siradan bir Besiktasli gibi duygulandigi icin boyle soyledi bence (ve bu acidan hakli da). Seyirci futbolcusuna kizdi mi bunu haykirarak dile getirir. Olumsuz tezahurati da ardindan gelen olumlu bir tezahuratla kapatir (dolayli ozur dileme). Oysa yoneticinin boyle duygusal davranmaya hakki yoktur.
Yonetici duygusal davrandiginda bu benim kisiligim temsil ettigim tuzel kisilikten daha onemli demek olur ki bu da bireylerin kurumlarin ustune cikmasidir. Gelecegini dusunen hicbir kurum buna izin vermemelidir. Ardindan buna tepki olarak futbolcu da duygusal davrandi ve buna karsilik ceza aldi. Bu tipki hatali davranip futbolculari cileden cikaran hakemin sinirlenen futbolculara bir de ustune ustluk sari kart gostermesi gibi bir sey.
Tabii memleketimde hala futbol kulup yöneticiligi yasli insanlarin itibar, reklam, vergi muafiyeti gibi konularina alet edildigi icin elden bu kadar geliyor.
Yukarida bahsettigim konular acisindan baktigimda eger bir takim taraftari olmak mantikli bir sey olsaydi ben Turkiye’de sadece G.Saray’i tutardim. Ama bu isi gonul isi. Fenerbahceli geldik Fenerbahceli gidecegiz. Tipki bazilarimizin Besiktasli, bazilarimizin da diger takimli olduklari gibi.
Ayrica bu kosullar iyi bir yonetim anlayisi ile cok daha olumlu seviyelere cekilebilir. O zaman da yine mantik bu kez G.Saray’i degil de baska bir takimi tutmayi emreder. Ama bu olay yine ve hala mantik isi olmadigi icin herkes kendi takimini tutmaya devam eder.
SAFFET OLAYI
Gerci konu kapanali aylar oldu ama F.Bahce’ nin Kocaeli’den Saffet’i alma olayinda ben biraz pis koku aldim. Soyle ki F.Bahce gitti Sampiyonlar Ligi’nde de ceyrek finale yukselmedigi surece oynatamayacagini bildigi halde Saffet’i aldi. Hem de 4 milyon dolar vererek. Sonra ne oldu ? Bir tribun olayini bahane eden korfezin baskani kulupten istifa etti. Bir sure tum taraftari pesinde kosturdu. Sonra yeniden secimler yapildi ve yeniden baskan secildi.
Isin teknik detaylarini bilmiyorum ama Saffet’in transferinden alinan para nereye gitti cok merak ediyorum ?
SON DAKIKA
Bu yazinin son rotuslarini yaparken son iki gun icinde yasananlari da eklemek isterim.
TRABZON TARAFTARI
Ctesi gunu Fener’in macindan sonra aksam Trabzon- C.Dardanel macini seyrettim. Mactan once gun icinde Ogun’e yapilmis olan cirkin bir saldirinin haberi verildi. Gozlerime inanamadim ve cok uzuldum. Olay suydu : Hafta ici kupa maci icin Kocaeli’ne gelip kupayi kaybettikten sonra arabalari ile Trabzon’a geri donen taraftarlarin gecirdigi bir trafik kazasi sonucu bes Trabzon taraftari olmus. Bunlardan birinin cenazesi de mac gunu kaldiriliyor. Trabzonspor’u temsilen de kaptan Ogun ile teknik direktor Y.Vural ve basin sozcusu gidiyorlar cenazeye. Cenazede birileri Ogun’un etrafini sariyor ve kiyasiya vurmaya basliyorlar. Cocuk bir anda linc edilme tehlikesi yasiyor (bu goruntulerin tumunu IHA ajansi goruntulemis).
Inanilacak gibi degil. Oncelikle sunu soylemek lazim. Bunu yapanlar Trabzonspor taraftaridir. Azinligi da olsustursalar, cogunlugu da olustursalar Trabzon’un taraftaridir. Ikincisi futbol bir spordur ve sahada oynanir. Kazanilir veya kaybedilir. Trabzonlu taraftarlarin da diger tum taraftarlarin da bunu anlamasi lazim. Futbol iki dusmanin ozgurluk mucadelesi verdigi bir savas degildir. Kupa macinda Trabzon elinden geleni yapti ve basarili olamadi. Kocaeli hakettigi bir galibiyet ve kupa kazandi. Ayrica ben maci seyrettim ve Ogun macta kisisel bir hata da yapmis degil. Hani deseler ki Ogun su hareketi yapmasaydi mac elden gitmeyecekti.
Butun bunlarin sonucunda Ogun’u lins etmeye calisan zihniyet sakat bir zihniyettir. Bunlarla mucadele edilmelidir. Ali Sen’in yaptigi gibi bunlar bizim taraftarimiz degildir deyip bu insanlari surunun disina atmak gunluk sorunu cozer ama o kisilerin toplumda yarattiklari ve yaratacaklari sorunlari cozemez. Emniyet teskilati bazi kisileri gozaltina almis. Bu insanlar linc etmeye tesebbüsten yargilanmali. Ve cazalarini cekmeli.
Ogun gibi bir futbolcuya, takimlarinin kaptanlarina bunu yapabilen bir kulup bence “guzide” olma ozelligini yitirmis demektir. Ne Ogun ne de diger duyarli bir Trabzon futbolcusu gelecek sezon bu sartlar altindan Trabzon’da kalmamalidir. Ben Ogun’un yerinde olsam bu sezonu Trabzon’da bitirir ve seneye de ya Avrupa’ya ya da Istanbul’a giderim. Ondan sonra otursun Trabzonlu taraftarlar aglasinlar.
Tabii burada yonetimin de bence sucu var. Yonetim ozellikle de tatli sert M.Ali Yilmaz taraftari anlasiliyor ki gereginden fazla buyutuyor. Bu konuda Ali Sen’in eline kimse su dokemez. Sezar’in hakki Sezar’a. Evet bir gecede oyunculari ogutuyor yerine baskalarini aliyor ama kimseye de futbolculari hakkinda tek bir soz bile soyletmiyor. Oysa Trabzon yonetimi bu konuda sinifta kalmis durumda.
Bu yazinin basinda da belirttigim gibi herkes rolunu bilmeli ve bunu otesine tasmamalidir. Trabzon seyircisi siniri geciyor. Ve bu dur diyecek bir yonetim de yok ne yazik ki ortada. Siniri gecen ofkeli suru de gidip onune gelene saldiriyor. Ayni insanlar (ki bunlarin birkac kisi olmadigi aksamki macta anlasildi) aksam macta da tatsizlik cikardilar. Tribunlerde Ogun’e kufurlu tezahuratta bulundular. Sayilari spikerin dedigine gore 500-60 civarinda idi. Mac baslayali 20 dakika olmustu ve Trabzon ilginc bir sekilde 3-0 onde oynuyordu. Ancak bu insanlar hala cirkin tezahurati elden birakmadilar. Sonra baska tribunlerdeki sagduyulu taraftarlara saldirmaya kalktilar da tel orguler faciayi onledi. Sonra da polis gucu ile staddan kovuldular.
Bu insanlar goz ardi edilecek sayida degiller. Trabzonspor yonetiminin konuya el atmasi lazim. Ortaligi sarlatanlara birakmamalari gerek.
ONEMLI DERBI : G.SARAY - BESIKTAS
Pazar aksami ligin son derbisinde Besiktas ayagina gelen kismeti Alpay’in akilsizligi yuzunden 87. dakikada geri tepti. Mac 1-1 bitti. Bu kez G.Saray 90 dakika dolmadan once penalti kazandi. Yine Hagi takimini kurtardi. Hakem ikinci yariyi tam 95 dakika oynatti ama kimsenin giki cikmadi aksamki spor programlarinda. Ne kronometre ile olcen oldu ne de bicen.
Dun oynayan iki takim da sampiyona yakisir bir top oynamadi. Besiktas bu kadar beceriksiz oldugu icin G.Saray ise sanki 27 haftadir ligin tepesinde oturan bir takim degil de alelade bir deplasman takimi gibi oynadigi icin. Ne yazik ki buyuk bir olasilikla bu iki takimdan biri sampiyon olacak.
Meraklilara Not : Bu sene oynadiklari futbol ile F.Bahce veya Trabzon da sampiyon olmaya layik degil.
Ilgimi ceken bir nokta ise BJK teknik direktörü R.Kara’nin mactan sonra Besiktas’i gonullerin sampiyonu ilan etmesi oldu. Demek ki BJK sampiyon olabilecegine inanmiyor (arada 5 puan fark ve 4 hafta var). Bu durumda havada karada sampiyon olamaz demektir.
Bu yaziyla ilgili
yorumlariniz varsa yazara
mesaj gonderebilirsiniz.
Bu sayfa 21 Nisan 1997'de hazirlanmistir...