YASAMI KIRMAK !

ÖZET:  Balonu surekli sisirdiginizi dusunelim. Sizce ne zaman patlar ? Zorlamak ister misiniz ? Iste zorlayan bir oyku !...

Pazartesi... Yataktan yine zorla kalkarsin. Sorarsin : Neden ? Yanit bulamazsin. Kendini dusun altina atarsin. Bu seni biraz olsun ayiltir. Nefes almani saglar...

Pazartesi... Isi olmayanlar Uskudar Meydanina dizilmis sagi solu seyrederler. Belki de bir kurtaricinin gelip kendilerini kurtarmasini dilerler. Belki de az ileride bagiran simitciden bir simit alabilecek para arar bos ceplerindeki elleri. Soramazsin : Neden ? Durup, onlarin dunyasina ortak olamazsin. Batmadan su ustunde kalmayi yillardir basarmis teknelerden birine atar Besiktasin yolunu tutarsin...

Pazartesi... Teknenin denizin ortasinda hic sebep yokken birden batmasini dusunursun. Olmeyi. Sorarsin : Neden ? Bilemezsin...

Pazartesi... Tekne isteksiz isteksiz iskeleye yanasir. Seni sag salim karaya cikarir. Soyle bir etrafa bakarsin. Yasli simitciden bir acma alirsin. Nedendir bilinmez; sana secerek verir - belki de herkese oyle seciyormus gibi yapar da sen aksama kadar yaninda olmadigin icin bilmezsin.

Pazartesi... Yokusu cikman gerek hizli hizli. Herkes gibi. Kos denize dogru; denizin cocugu. Bunu kim soylemisti animsiyor musun ? Ama deniz geride artik. Yukari, hep yukari. Yokusu hizla cikmak gerek. Arkadan ocu geliyor. Saat 10.00'da sokakta kalan olursa onlara kaderciligin o uyusturucu ruzgarinden bir ufurecek ki aksama kadar yerinden kipirdayamayacak hickimse...

Pazartesi... Her cikisin bir inisi var. Yol devam ediyor ama sen bir yerinde cikmalisin. Inine siginmali ve o uyusturucu ruzgardan kurtulmalisin. Ama yol uzayip gidiyor. Geliyor musun benimle ben gidiyorum daha da ileri dogru. Hadi ver elini....

Cennet... Yol bitene kadar gidiyoruz. Geride biraktigimiz inde birakalim insanlar birbirine kenetlenmis soguktan korunmaya calissinlar. Biz ruzgardan da hizli Bogaz'in serin sularina eriselim.

Pazartesi... Icimizde bir heyecan var. Okulu kiran cocuklarin heyecanindan. Nihayet denize kavusuyoruz. Aslinda macera burada bitiyor degil mi ? Sonrasi vicdan azabi. Yapacak bir sey bulamamak. Herkes birbirini ovarak soguktan korunurken orada o guzelim denizin kiyisinda donarak olmek...

Pazartesi... Kiyida tek basina yuruyoruz. Deniz biraz hircin. Kizgin mi ? Bilmiyoruz. Bir sigara yakip karsi kiyilari seyrediyoruz. Acaba karsiya mi gecmeli. Aaa bir sandalci. Bu devirde. Selamin aleykum.

Pazartesi... Sandalci yavas yavas kurekleri cekiyor. En son acaba ne zaman birini kol gucuyle karsiya gecirmisti ? Belki o da ayni seyi dusunuyordur. Acelemiz yok reis. Kafana gore takil. Ne diyor ? Bir sey dedi agzinin icinde ama anlayamadik.

Pazartesi... Aciktan dev bir gemi geliyor. Icinde kuru yuk mu var yoksa petrol mu ? Buyuk bir olasilikla zulasinda da uyusturucu vardir. Sandalci yavasliyor. Gelecek dalgalara gore sandali saglama aliyor. Bosver be reis. Ne fark eder ki ? Ters ters suratimiza bakiyor. Belki secme sansi olsa bizi yari yolda indirir geri donerdi.

Pazartesi... Issizligin ortasindayim. Karsimda adini bilmedigim bir sandalci. Beni sag saglim (yeniden) karsi kiyiya ulastirdi. Kendisine tesekkur ettim. Paranin ustunu almadim. Biraz yuzu guler gibi oldu. Ama o iletisimsizlik yine de yikilamadi. Sessizce geriye, kendi inine dogru yola koyuldu.

Pazartesi... Neredeyse denizin icindeki korunakli cafeye cokuyorum. Buraya en son onunla gelmistim. Beni teselli etmeye calisiyor ama basaramiyordu (fazla tecrübeli oldugu bir konu degildi, sefkat gostermek). Usuyorum. Cay soyluyorum bir demlik. Oysa cay sevmem. Icimi isitsin biraz. Onlara ihtiyacim yok diyebileyim isinmak icin. Ben kendim de kendimi isitabilirim tek basima diyebilmek icin kendime.

Pazartesi... Kosusturmuyorum. Telefonumu kapattim cebimdeki. Bir de ustumdeki giysiler biraz daha serserice olsaydi. Gelen gecen tekneleri seyrediyorum. Vapurlari. Gemileri. Martilari... Bir sigara zamani simdi. Biraz keyfim yerine geldi. Hayatta kaldim cunku. Vicdan azabim azaldi. Kosusturmacanin uzagindayim.

Pazartesi... Peki kac gun daha yasayabilirim boyle ? Hayat boyu surdurebilir miyim bunu ? Neyi ? Aramayi ? Neyi ? Yapmak istedigim seyin ne oldugunu... Neden ? Bilsem...

Pazartesi... Uzaktan su sarkiyi mi caliyor eski bir berber dukkanindaki eski bir radyo : Gecip giden zamanlari bir yerlerde bulsam / Sonra uzulsem; uzuldugume uzulsem. Yoksa bana mi oyle geldi. Kalkiyorum.

Pazartesi... Yol boyunca bir berber dukkani ariyorum kendime. Sahibi babam yasinda... Saci kor makasla kesen hala. (Ardindan da sampuanlamayan, kucuk sac parcaciklarinin eve gidip basimi yikayana dek ensemde, sirtimda gezinmesini saglayan) Bir kus kafesi, kucuk tup gaz ustunde fokurdayan bir caydanlik, beraber ve solo sarkilar radyodan. Hosgeldiniz, buyrun. Keselim biraz saclari ustacim.

Pazartesi... Icim huzur dolu berberden cikarken. Sakin ol; gecer !

Pazartesi... Yalnizlik. Sessizlik. Onun ciglik cigliga haykirislari. Bir zil sesi duydum. Dersler bitti sesi. Cunku cocuk bagirislari arkasindan. Iste ozgurler. Ben de ozgurdum sizin gibi cocuklar. Sizin gibi cocukken. Ama hic sizin gibi kosamadim eve. Ilkokul birde bile.

Pazartesi... Eve donmeli miyim ? Beni nelerin bekledigini biliyorum. Sessiz bir aksam. Olu bir gece. Ve ertesi gun. Aynisi...

Gecip giden zamanlari bir yerlerde bulsam...Sonra uzulsem... Uzuldugume uzulsem...

Pazartesi... Aklima Salacak'ta gun batimi geldi. Ucu ucuna yetistim. Bir simit aldim. Bayatca. Oylece durdum. Ve hayatimda ilk kez gunu orada bitirdim. Hayatimda ilk kez orada. Olume yakin oldugumu hissettim.

Pazartesi aksami... Aklimi Salacak'ta denize atip yeni bir yasama baslamak istiyorum. Kendimin kendim oldugunu bilmeden. Serserice yasamak istiyorum. Hicbir lukse sahip olmadan. Ac kalmak. Usumek. Uyuyacak sicak bir yatak bulamamak. Sacmalamak iste. Istiyorum.

Pazartesi aksami... Herkes vicdani rahat bir sekilde sicak evlerine ulasti. Sokaklar bos yine. Bu kez karanlik da. Tehdit ediyor. Git !

Git ! Git ! Git ! Git ! Gideme !...

Sali... Limanda ikinci uykusuz adam elleri gemili / Korsan sarkilari, kadinli bicakli gecede / Kalbini koparip denize firlatti

(Ya da acaba haftanin hangi gunu yasami kirmak icin en uygunudur)

17. Kasim. 1997


E-Posta Tüm yorumlar hosgelir !

Eski Rüzgarlar

© COPYRIGHT 1997, TURKIYE NET (www.turkiye.net)