. . KADIRGA ANILARI - 5


Bazi seyler cok cabuk degisti. Bazilari ise hala ayni. Ornegin artik mahallede hic ahsap bina kalmadi. Ama degismeyen seyler de var. Ornegin caminin kapisinin yanindaki iki dev selvi agaci hala duruyor. Hatta bir tanesinin ici yuzde 75 oyuk oldugu halde. Her ruzgar esisinde ve ciddi firtinali yagmurda o agacin devrilecegi konusulurdu. Ama gelin gorun ki ben buyudum; agac hala devrilmedi.

KAPININ DEMIRI

Ya da benim cocuk oldugum icin cok temas halinde oldugum bir baska seyden bahsedeyim. Cami kapisi dev boyutlu iki ahsap kanattan olusur. Sol kanat normalde hep kapalidir. Onun acilmasi onlemek icin de arkada, icerde bir ucu duvara monte edilmis bir demir vardir. Diger ucunu da kapiya taktiniz mi kapi mihlanmis olur. Biz cocukken o demire tirmanmak (yukseklik bakimindan) bir ayricalikli is idi. Onun ustune tirmanir, oturur, sonra yukaridan asagi bir tam tur atar, firildak gibi donerdik. Bu kafamizin bas asagi gelmesi, sonra tekrar eski haline donmesi demekti.

Ustune tirmanamayanlar, ona asilir salincak gibi kullanirdi. Belki inanmayacaksiniz ama cocuklugumun ayni demiri hala orada ve hala ayni islevi goruyor. Bir gun yolunuz oraya duserse o pasli demiri oksayin ve ortasinin asagi dogru bombe yapmis olmasinin nedeninin bizim ustune oturup bu hareketleri yapmamiz oldugunu animsayin.

Aslinda yokusun karsina dusen sag ve sol yollarin ikisi de Kadirga?ya cikabilir. Ama ben sagdan giden yolun daha kisa olduguna inanarak orada yasadigimiz surece hep o yolu kullanarak Kadirga?ya ulastim. Agbim ve babam ise nedense oteki yolun daha kestirme ve kisa oldugunu iddia eder ve o yolu kullanirlardi. Oysa o yol daha uzundu (bence).

KADIRGA'YA DOGRU

O halde Kadirga'ya once benim kullandigim yoldan ulasalim. Boylece incir agacinin oldugu bahceyi gecerek yuruyusumuzu surduruyoruz. Az ileride sagda ayi bakkali vardir. Bu da yine annemin taktigi bir isim. Iri cusseli bir adam oldugu icin bakkal bu isme layik gorulmustu. Biz bu bakkaldan fazla alis veris etmezdik. Normalde cumartesi gunleri Eminonu'ne iner, oradan alis veris yapardik. Hafta ici de bir gereksinim oldugunda Kadirga?ya gidilir, oradan alis veris yapilirdi. Ancak acil durumlarda kullanilirdi bakkal.

Sokak ilerledikce daralir ve baslangicta bir ara enindeyken giderek hicbir arabanin gecemeyecegi kadar daralirdi. Daraldiktan sonra biraz genisler ve boylece de biterdi. Bittigi yerden sola dondugunuzde Kadirga?ya ulasirdiniz. Kadirga?ya gelmeden once bu sol kose ile ilgili bir animi anlatmaliyim.

O DEMIR CIKINTI !...

Ilkokul birinci sinifta idim. Kadirga Ilkokulu?na gidiyordum ve bu anlattigim yol okula gidis yolumdu. Bir gun tam bu koseden donup sokaga girecektim ki (okuldan donuyorum demek ki) alnimi binanin kosesinde disari dogru cikinti yapmis uc dort santim eninde bes on santim uzunlugunda bir demire carptim. Kanamadi ama bayagi canim acidi.

Aciyi ilk duydugumda buna bir anlam verememistim. Duvardan disari dogru sarkmis bu demir parcasini fark ettigimde ise saskinligim iyice artmisti. Simdi sasirma sirasi sizde. Bu olayin ustunden 25 sene gecmis durumda. Ve o demir cikintisi o kosede hala duruyor. Yere cok yakin oldugunu gordugunuzde siz de benim gibi sasiracaksiniz. Sonra da benim gibi soyle dusuneceksiniz: Demek ki ilkokul birinci siniftayken boyu bu kadarmis !

Sola dondugunuzde hemen karsida sizi simitci firini karsilar. Firin yolun karsisindadir. Bu yol Liman Caddesi olup Kucukayasofya (solda kalir) Kadirga arasindaki koprudur. Sola donup simitci firini ve Kadirga?ya ulasmak yerine saga doner az ilerler yine saga, cikmaz sokaga girerseniz unlu Kadirgali sanatci Seda Sayan?in cocukluk evini bulabilirsiniz.

Ben orada oturduklarini bilmiyordum. Ablam soyledi. Aslinda ben Seda Sayan?i da animsamiyorum. Ancak ablam cok yakindan taniyor. Konfeksiyon atelyesi varken yaninda calisirmis. Ben cuma gunleri okuldan sonra o atelyeye gider, Red Kit okurdum. Abi yoktu oyle biri orada yaaa.

KASAP, YORGANCI, LEBLEBICI : HEPSI ORADA


Neyse simitci firini hala durur. Hemen sola kivrildiniz mi iste Kadirga ! Simdi ilerleyip meydana gelmeden once sagda ve soldaki bazi unlu isimlerden bahsedeyim. Solda kolda bir kasap vardir. Bu kasap hala orada, ayni adam, kasaplik yapiyor. Tahmin edemeyeceginiz uzere yasli basli bir adam filan degil. Simdi olsa olsa kirkli yaslarindadir. Onu gecince Kadirga Camisi?nin kapisi gelir. Onun hemen yaninda sagir, dilsiz yorgancimizin ahsap evi ve sokak seviyesinde de yorganci atelyesi.

Bu adam beni cocukken cok severdi. Ne zaman beni gorse (annemin yaninda filan) yanagimi oksardi filan. Buyuduk okullu olduk, ilkokul, ortaokul adam hala ayni sefkati gosteriyor. Ben genelde utangac bir cocuktum. Sanirim o zamanlar ?cool? takilmamin nedeni konusmasindaki gariplik degil de bu utangacligimdi.

Yorgancinin hemen karsisinda, derme catma bir kul?bede bir ayakkabici yasardi. Hem orada tezgah acar hem de orada uyurdu. Bir gece bir yangin cikti bu bir iki metrekarelik kul?bede ve adam icinde oldu. Sonra da o kul?be yikildi. Kul?beyi gecer gecmez unlu leblebici gelir. Ben kucukken bu leblebicinin sahibi siyah sakalli bir adamdi. Ondan sonra uc dort senede bir surekli el degistirdi. Ben kendimce burasinin cok bereketli bir dukkan oldugunu ve gelenin daha da cok para kazanip baska yerlerdeki (anlasilan daha buyuk) dukkanlara gectigini dusundum hep. Simdi bu satirlari yazarken madalyonun oteki yuzunun de olabilecegini algiliyorum. Belki de bunlar is yapamiyor da devredip gidiyorlardi.

BIR BUCUK SUCUKLU PIDE ve IKI BARDAK AYRAN

Leblebicinin hemen yaninda pideci olurdu. Gectigimiz yazilarda, ramazanda kollarimi yaka yaka eve pide tasidigim firin iste burasidir. Lisede yatili okurken cuma aksamlari eve geldigimde annem para verir ve bu pideciye gidip istedigim seyi yememi saglardi. Ben de bir bucuk sucuklu peynir yer iki buyuk bardak ayran icerdim. Cok sonralari annem bana bunun hikayesini anlatti. Neden her cuma done done bu pideciye gidip pide yememi istedigini anlatti. Liseye gitmeden once, bir gun agbim bana ? Eee gidip bir pide yersin? gibi bir laf etmis ve ben de ona ?Para mi var ki gidip pide yiyeyim? demisim. Ben bu dialogu hic animsamiyorum. Ama o devirlerde agbim is bulamamisti ve ben de hem okuyor hem de calisiyordum. (Annem de calisiyordu). O donemde benim haftaligimi annem agbime verirdi. Evini gecindirsin diye.

Sonra ben liseye basladigim sene agbim de Libya?da is buldu ve ekonomik durumunu duzeltti. Fakat bu laf onu cok derinden etkilemis ki anneme hep beni pideciye gondermesini ogutlemis cuma gunleri geldigimde.




12 Nisan 1998
Tanol Türkoglu

© COPYRIGHT 1998, TURKIYE NET (www.turkiye.net)

. . .