|
|
| . | . | KADIRGA ANILARI - 6 Boylece Kadirga'ya geldik. Hafif bir rampa ve meydan. Eskiden bu meydan eski model arabalardan olusan bir taksi duragi havasinda idi. Yani ismi filan olan bir taksi duragi degildi de dort bes tane taksi olur. Suruculeri de Muttalip?in kahvesinde otururlardi. Birinin bir taksi gereksinimi oldugunda birini gonderir. Taksilerden birini alir eve getirirdi. Sira filan da yoktu. Kim hangi taksiciyi tanirsa onu alirdi. 34 DT 212 Bizim de Chrysler bir arabamiz vardi. Bu buyuk kaplumbaga turunden. Lacivert renkli. Plakasi da 34 DT 212 idi. Koltuklari cagla yesili deri kapliydi. Bu arabayi ve plakasini babam 73 yilinda satti. O zamanlar aklim ermedigi icin bu bana bir anlam ifade etmemisti. Ama buyudugumde arabanin satilmasindan dolayi cok uzulmustum. Hic degilse araba kalabilirdi. Cunku araba hurda fiyatina satilmisti. Arabayla ilgili animsadigim tek sey yazin pazar gunleri Kumburgaz?a denize gitmemizdi onunla. Bu yolculuklarla ilgili en onemli detay sudur : Her seferinde midem bulanirdi. Onun icin de cogunlukla beni uyuturlardi. Animsadigim diger seyler : Bir yerelere gidip bir metre uzunlugun bir kalip buz alirdik. Neden ? Efendim gittigimiz yere icilecek seyler buzlu olabilsin. Yolda karsi tepelerde yanyana halilar serilmis gibi manzara olurdu. Bunun ne oldugunu anlamazdim ama cok hosuma giderdi onlari seyretmek. Bunlarin tarlalar oldugunu buyudugumde ogrendim. Gittigimiz yerde bir oda kiralardik. Soyle genisce bir sey. Ustu, kenarlari hasirla cevrili, zemininde de hasir serili bir yerdi burasi. Annem sigara boregi kizartirdi. Sabah erkenden oraya ulastigimizdan bir sure fazla kimse olmazdi. Bundan istifade bos kumlarda top oynadigimiz da olurdu. Daha dogrusu babam, agbim filan oynardi. Bir de nedense kenarda tel orguyle cevrili bir yer vardi. Top oraya kactiginda tellerin arasindan beni gecirirlerdi; topu gider alirdim. O zamanlar soyle dusunurdum : Tel orgu denizin heme baslangicinda bitiyor. Neden denizden dolasmak yerine tel orgulerin arasindan gecmemi istiyorlar ki ? Son zamanlarda bu yerin saginda solunda yazlik binalar yapilmaya baslamisti. Biz de biraktik zaten Kumburgaz'a gitmeyi. Butun bu olaylar 73 yilindan once oluyor demek ki. Kadirga'daki taksicilerle ilgili bir baska sey daha soylemeliyim. Agbimler Arnavutkoy'de yasiyorlardi o zamanlar. Agbim Libya'da oldugundan hafta sonlari pazar gunu yengemi ve yegenimi gormeye giderdik. Bunun icin Nizamettin'i cagirirdik taksici. Bizi Arnavutkoy'e kadar gotururdu. Aksam da su saatte gel al derdik. Aksam o saatte cikar gelirdi. Alip geri, Kadirga'ya gotururdu bizi. Hesabi tum bu servise istinaden oderdik. O zamanlar taksilerde taksimetre yoktu. Gidilecek yere pazarlik usulu adam tasinirdi. Gerci bizim araba gibi eski bazi taksilerde, arabanin disinda, sag tarafta bir taksimetre bulunurdu ama kullanilmazdi. Animsadigim diger taksiciler : Boksor (bunun da bizimkiyle ayni buyuk kaplumbaga turunde bir arabasi vardi. Bir gun 80den sonra, bir askeri arac durdugu yerde, Kadira Meydani'nda buna kotu bir sekilde carpti. Boksor ancak parayi carpan asker cocuktan alabilecekti. Onu da yapmadi. Boylece o araba olmus oldu). Bir tane de kirmizi biyik vardi. Sahibi benim ilkokuldan sinif arkadasim Mustafa'nin babasi idi. O arabaya ne oldu bilmiyorum. Bir tane koyu yesil camli, kalin cerceveli gozluklu bir sofor vardi. Adini hic bilmedim. Onun da eski bir arabasi vardi. Ne oldu ? Bir de simitci firininin eski sahibinin iki arabasi vardi. Ise ilk su katan o oldu zaten. Arabalarinin ikisi de Murat 124 idi. Boylece bir devir kapanmis oluyordu ister istemez. Kadirga Meydani'na bes tane yol acilir. Biri bizim geldigimiz yol. Bu yol meydanin tam ortasina gelmeden sola kivrilir ve eski bostana dogru gider. Geldigimiz yolun meydanin oteki tarafina dusen tam karsisi ise Kumkapi yonune acilir. Sagda ise iki yol kalir. Birisi tam sagdan yukari cikan bir yokus digeri ise sag karsiya dusen Piyer Loti Yokusu. Bu yokusun sonunda eski konservatuar (simdiki Eminonu Belediyesi binasi) binasi yer alir. Bu binanin hemen karsisinda da eskiden Turkiye Isci Partisi'nin genel merkez binasi vardi. Bostani ben cok iyi animsiyorum. Bazen yaz aylarinda gizlice iceri girip Allah ne verdiyse yuruturduk. Sonra orayi iptal ettiler. Yerine de endustri meslek lisesi yaptilar. BOYACILAR Meydanda, soldaki Muttalip'in yol seviyesinden dusuk kahvesinin onunde iki tane ayakkabi boyacisi dururdu. Bir tanesi neredeyse lostra salonu gibiydi. Tezgahinda her turlu alet edevat bulunurdu. Kendisi de temiz pak giyimli bir boyaci amca idi. Hemen yaninda ise culsuz, eski pusku bir boya sandigi olan, minimum aletlerle bu isi yapmaya calisan bir digeri. Ortaokul ve lise zamanlarinda annem arada bir ayakkabilarimi boyatmak icin beni Kadirga'ya gonderirdi. Ben bu bakimli, herseyi olan boyaciya sirf bu nedenle gicik kapar, ote yanda eski pusku aletlerde ayakta kalma mucadelesi veren diger boyaciya gidip, ayakkabilarimi onda boyatirdim. O boyacilar ne oldu bilmiyorum. Muttalip'in kahvesinin yaninda, Kumkapi'ya dogru, bir kahve daha vardi. Ama cok eskiden, yetmisli yillarda orasi Kadirga Karakolu oldu. Karakol biter bitmez de hemen yaninda unlu Kadirga Parki baslar. 19 Nisan 1998 Tanol Türkoglu © COPYRIGHT 1998, TURKIYE NET (www.turkiye.net) |
| . | . | . |
![]() |
![]() |