|
|
| . | . | CITLEMBIK Cocukken ne tur eglenceleriniz vardi ? Ne tur oyunlar oynardiniz mahallearkadaslarinizla ? Erkekler top pesinde kosardi; bu kesin. Kizlar da ip atlama ve sek sek oynama sevdalisiydi. Bunlarin yanisira ilginc baska oyunlar da oynardik biz. Mesela tabancacilik oyunu. Bir grup arkadasim buna *dekmancilik* da derdi. Herkesin elinde silah niyetine bir sey olurdu. Ufak bir tahta parcasi veya sansli ise plastikten bir su tabancasi. Iki takima ayrilinir ve dagilinirdi. Amac karsi ekibinin tum oyuncularini ?oldurmek?. Simdi dusunuyorum da ne kadar kolayca anlasabiliyormusuz kimin olup olmedigi ile ilgili olarak. Eger ornegin birisi saklandigi yerden kafasini cikarirsa ve o sirada birisi ?dekman dekman? diye bagirirsa silahini coktan ona tutmus olarak; mort ! Sonunda bir takimdan en az bir kisi sag kalirdi ve o takimkazanirdi. Bir de okulun baslama donemlerinde ilginc bir yiyecek satilirdi okul cikislarinda. Buna citlembik derdik. Bilmiyorum gercek adi bu mu ya da herkes onu bu isimle mi biliyor. Citlembik leblebi buyuklugunde icinde cekirdegi olan ince kabuklu bir yemistir. Olmamis hali yesil, yari olmus hali sari ve tam olmus hali siyahtir. Siyahlasinca biraz da yumusar. Sari ve yesil iken nahos bir tadi vardir. Citlembik yesil iken toplanmaz. Siyahlasinca toplanir. Yesiline kimse para vermez. Neredeyse on citlembikten dokuz tanesi siyah degilse, sari orani bu kadar yuksekse yine saticinin sansi yok. Illa siyah olacak ! Citlembik saticilari bir yanlarinda da kamis satarlar. Kamislar genellikle sazliklardan koparilmis sert sazlardan yapilmadir. İci bir boru seklinde bos olacak bicimde temizlenir. Uzunlugu en az bir karistir. 20-30 santim arasinda olmasi tercih edilir. Oyuk olan ic kismin capi da belli bir olcunun altina dusmemelidir ki ise yarasin. Kimi zaman oldukca kalin kamislar da kullanilabilir. Kamis olarak kullanilabilecek bir diger cihaz da televizyon antenlerinin parcalaridir. Bunlar da cunku ici oyup incecik borulardir. Ancak bunlar dar caplidirlar fakat bir parcasinin uzunlugu 30 santim civarinda oldugundan pek makbuldur. Citlembigi yersiniz. Cekirdegini agzinizda tutarsiniz. Kamisinizla da onu ?tuu? yapip birine veya bir yere nisanlayip atarsiniz. Citelembigin oyunu budur. Boylece bir eliyle bir ucunu agzina sokmus kamisla birbirini kovalayan cocuklar gorebilirsiniz ortalikta. Citlembik saticilari genellikle okumayan, bizim Kadirga?nin serseri tipleridir. Bunlar yasca buyuktur. Yesilkoy civarindan gidip toplarlar citlembikleri ve kamislari. Silindir seklinde bir naylonun icindedir citlembikler. Okul kapisinin hemen karsisindaki parkin dis cephesi olan duvarin ustune oturmus (duvar dedimse yerden 70-80 santim yukseklikte bir sey) naylon silindiri bacaklarinin arasina almis oyle satarlar. Satis tane hesabidir. Ornegin bir liraya on tane. Cogunlukla sezonda bir veya iki tane kamis alinir. Kamis fiyatlari da iki bucuk ile bes liraya arasinda degisir. Ablamin ilk cocugunun dogdugu seneydi. Yani 1976. O sirada her gun okul cikisinda birkac liralik citlembik aliyordum ama hemen o gun hepsini bitirmiyordum. Evde bir torbam vardi. Citlembikleri onun icinde sakliyordum. Bir sure sonra baktim citlembikler, o guzelim citlembikler porsumeye baslamis sicaktan. Boylece ogrendim ki citlembikleri oyle uzun sure saklamayacaksin. Yiyeceksin, cekirdegini atacaksin; is bitecek ! Mahalleden bazi arkadaslarla bir ara biz de dadanmistik citlembik toplamaya. Ama biz ta Yesilkoylere kadar gitmiyorduk. Cunku hem vaktimiz yoktu (okula gidiyorduk), hem orasi cok uzakti, hem de orada nerede citlembik agaclari oldugunu biliyorduk. Onun yerine gittigimiz iki onemli yer vardi. Birincisi mahallemizin emektar camisinin (Sokollu Mehmet Pasa Camii) arka bahcesi olan mezarlik. Ikincisi de Topkapi Sarayi?nin birinci avlusunda yer alan Aya Irini?yi gectikten sonra soldan asagiya Gulhane Parki?na inen unutulmus yokus. Birinci madene girmek o kadar kolay degildi. Cunku o zamanlar camii gunde bes kere kullanilan bunun disinda her tarafi kapali olan bir yerdi. Bu dedigim mezarlik kapilari ise surekli kapaliydi. Dolayisiyla sadece muezzinlere yakalanma riski yok, ayni zamanda fiziksel engeller de vardi. Bir de tabii ne derseniz deyin mezarlikti orasi. Biraz korkardik. Mezarliktaki agaclar cok yuksekti. O nedenle oralara tirmanmak gercekten zor isti. Uzun yillar sonra benden onyedi yaz buyuk agbim bana o citlembik agaclarina cocukken mihlar cakarak yukarilarina kadar ciktiklarini ve citlembikler topladiklarini anlatmisti. Bir gun yolunuz S.Ahmet tarafina duserse ve Sokollu Mehmet Pasa Camisi?ni gormeye de vakit bulursaniz gidin bakin. Yokustan asagi inerken solda sizi karsilayan kapidan iceri girince solunuzda kalan mezarlik kapisindan iceri girin. Hemen onunuzde sol tarafinizda yukselmekte olan dev citlembik agacinin govdesinin ust tarafina dogru o mihlari hala goreceksiniz. (Agbim bugun kirksekiz yasinda.) Bir keresinde animsiyorum muezzinlerden birinin oglu ile bir citlembik toplama olayimiz olmustu o mezarliktan. Ama ikimiz da tarzan ruhuna sahip olmadigimizdan tirmanmamis sadece elimizdeki sopayı dallarina atip olasi kopup asagi gelecek dallardaki citlembikleri toplamayi amac edinmistik. Hic de verimli bir hasat olmamisti. Kirk elli tane citlembik ancak toplamistik. Aya Irini?nin ilerisindeki yokusta ise solda guzel bir citlembik agaci vardi. Oraya yagmurlu bir gunde uc kisi gittigimizi animsiyorum. O siralarda nedense orada bekciler olurdu. Simdi hala var mi bilmiyorum ama agaclardan bir sey koparmamizi istemezlerdi. Iki kisi agacin altinda gizlendikr, bir kisi de yukari cikti. Bekci korkusuyla hizli hareket edebilmek icin yukaridaki arkadas yemis dolu dallari koparip koparip asagi tti biz de uzerindeki yemisleri (citlembikleri) toplayip kel kalmis dallari bir kenara firlattik. Boylece bekci yuzunden agaca zarar vermis lduk. Oysa bize izin verilseydi, citlembikleri dallara zarar vermeden toplayabilirdik. O gun oldukca verimli bir toplama gunuydu. Birkac sene once Besiktas?ta Ihlamus Kasri?nin yakinlarinda bir yere gitmem gerekti bir cumartesi gunu. Is icin. Hazirlanmakta olan bir sunumun ekranlarinini slayta cikarilmasi isi vardi. Ben de bilgisayarla yardimci oluyordum. Neyse isim kisa surdu. Oradan elimde bilgisayar cantam oldugu sekilde Ihlamur Kasri yonune dogru ilerliyorum. Yolun sonu diger yolla birlesiyor ve sola donunce kasrin duvari basliyor. Iki yolun birlesmesine yakin yurudugum yolun saginda bir agac dikkatimi cekiyor. Dallarina soyle bir bakiyorum. Aman tanrim bu bir citlembik agaci. Oyle buyuk bir agac degil. Herhalde en yuksek dali yerden uc metre yuksekte. Bilgisayari yere koyuyor ve bir sure yere yakin dallarindaki citlembiklerini topluyorum. Eylul ayindayiz o nedenle daha tum citlembikler siyahlasmamis. Hatta buyuk bir kismi yesil hala. Ama olsun. Ben cocuklugumun citlembigini bulmusum ya yesilini de topluyorum, sarisini da siyahini da. Ceplerim dolana dek. Kamis yok tabii. O zaman ne yapilacak ? Cocukken kamisimiz olmadiginda yaptimiz sey yapilacak. Bir elimiz yumruk gibi sikilarak kamis gibi yapilacak, agzimiza goturulecek (soguk havada elimizin icine sicak hava ufler gibi) ve citlembigin cekirdegi ?tuu? diye disari firlatilacak. Biliyoruz ki pek hizli hedefine ulasmayacak cekirdek. Ama olsun ! Zaten hedeflerimiz de artik ya buyuduler ve gittiler (arkadaslarimiz) ya da bizimle ilgilenemeyecek kadar yaslandilar ya da baslakastilar (kediler, kopekler, duvarlar, levhalar vb) 22 Temmuz 1998 Tanol Türkoglu
© COPYRIGHT 1998, TURKIYE NET (www.turkiye.net) |
| . | . | . |
![]() |
![]() |