. .

2500…2500…2500

Televizyonlardan ve pop, rock, jazz muzigi yayini yapan radyo kanallarindan bir tane oldugu dönemde FM kanalindan yayin yapan TRT3'de ilginc bazi programlar vardi. Ilk aklima gelen bazilari; Teleskop, Studyo FM, bir de adini tam animsamiyorum ama Aksama Dogru idi sanirim Sebla Ozveren'in yapimciligini yaptigi program.

Lisedeydim. Rock muzigi yeni kesfediyorum. TRT3 diye bildigimiz radyo kanalini (FM 88.2, su an adi sanirim TRT FM) yeni yeni kesfediyorum. Yatili okudugum icin daha ziyade hafta sonlari dinleme imkanim oluyor.

 

PINK FLOYD – THE FINAL CUT

Iste bir ctesi sabahi ve bir suredir takip ettigim bir programda Pink Floyd'un yeni studyo albumunun cikmis oldugunu duyuyor ve cilgina donuyorum. Program birazdan tum albumu bastan sona calacagini duyuruyor. Buyuk bir olasilikla 1982 veya 1983 yilindayiz.

O gun zevkle bir TDK kasedine (bir arkadasimla bir Sony kaset karsili degis tokus yapmistim) tum programi araya nadiren giren anonslari pas gecerek kaydediyorum. Daha sonra Turkiye'de basilan plagi cikana dek The Final Cut albumunu bu kasetten dinlemistim aylarca (Plagi uzun bir sure sonra Aksaray'daki ilginc bir plakcidan almistim - o zaman daha Cabir yoktu).

Sebnem Savasci'nin o hos sesi ile sarkilarin anonsu hala kulaklarimda cinliyor : Post War Dream, Your Posasible Past, Get Your Filty Hands Off My Desert, Not Now John, Two Suns in the Sunset vb.

 

 

21 YILDA 2500 PROGRAM

Studyo FM programi yayinlarina 5 Eylul 1978'de baslamis. Araliksiz olarak 21 yildir yayindalar. Ve dun gece 2500. Yayinlarini gerceklestirdiler.

Ilginctir. Bir kac hafta once program aklima gelmis ve icimden acaba hala yayinlaniyor mu diye gecirmistim. Meger program devam ediyormus ve sans eseri dun aksam saat 20.00 civarlarinda zapping yaparken TRT2 kanalinda Studyo FM'in studyosundan program yapilirken gerceklestirilen canli yayini yakaladim.

Cok mutlu oldum. Yavuz Aydar ile Sebnem Savasci 21 yildir araliksiz programi surdurmenin mutlulugu icindelerdi. Yasayan efsane turunde bir duygu hissettim dogurusunu isterseniz.

Animsiyorum. Bir ctesi de Styx'in Kilroy Was Here albumu benzer sekilde ilk defa bastan sona yayinlaniyordu. Onu da benzer sekilde kayit etme imkanim olmustu (bu Styx'in Boat on the River sarkisini soyleyen Styx oldugunu ise yillar sonra ogrenecektim).

Studyo FM'I cok yakindan takip ettigim donem 80li yillarin basi oluyor. Demek ki program yayina baslayali daha birkac sene olmus. 4 ya da 5 sene. Benim takip ettigim donemde program cuma aksamlari ve ctesi sabahlari yayinlanirdi. Su siralarda ne zamanlar yayinlaniyor acikcasi bilmiyorum ama dun aksam canli yayin olduguna gore carsamba gunleri 18-19 arasinda yayinlandigini soyleyebilirim (eger ozel bir program degildiyse dun aksamki). Bundan sonra carsamba gunleri eve donerken o saatlerde radyoya bir bakacagim.

Dun aksamki programda da dedikleri gibi bir kusak Studyo FM dinleyerek buyudu. Cok kisitli imkanlarin oldugu 80li yillarin basinda her Studyo FM programinda acaba yeni hangi albumler cikmis bunu ogrenmek (Billboard diye bir dergi oldugunu ve Dark Side… albumunun yuzlerce haftadir listede oldugunu burada ogrendim), yeni bir albumu dinlemek ve ustune ustluk kayit yapabilmek inanilmaz bir vaha idi.

Yavuz Aydar ve Sebnem Savasci'yi buradan birkac kelime ile anmak. Hizla akip gitmis bir 10-15 senenin ustunden sonra tesadufen donup soyle bir arkaya bakmak ve bazi degerlerin, bazi degerli kaynaklarin hala orada dimdik ayakta olduklarini gormek hem hos bir duygu. Hem de yuzunde patlayan bir samarin acisini hissetmesi gibi bir insanin.

Iyi seyler vardi ve bazilari hala var. Bu iki Don Kisot'a (mu demeli ne demeli bilmiyorum) cok tesekkur ediyorum.

(Oykunun devamini merak edenler icin : Daha sonra hayatimda ODTU'lu yillar basladi : 84-89. O zamanlarda cuma aksami 18'I ya da ctesi sabahi 10-12 arasini yakalamak demek ki kolay olmuyormus. Ancak onun yerini ilk zamanlar hafta ici aksamlari program yapan DJ'ler aldi. Aykut Sporel gibi. Bir de tabii Tunus Caddesi'ndeki Detay ile Tunali Pasaji'nin alt katindaki Archieves plakcilarina yaptirilan plaktan kayit kasetler. Daha o zamanlar yabanci albumler sinirli sanatcilar icin plak olarak basilirdi. Kasetleri cikmazdi. Cikanlar da neredeyse korsan kalitesizliginde olurdu. Birkac sene once Ankara'ya gittigimde vakit bulup Archieves'e bir goz atmistim. Ayni kasete kayit mantigi devam ediyordu ama plak yerini CD'ler almis. Evimde kolleksiyonu olan CD'ler orada hala bulunmaz altin madeni seklinde master kopya olarak sunuluyordu.)

Demek ki o donemde "ulasmak" onemli bir surecti. Ama simdi o surec cok kolaylasti. Ama bu dunyanin sonu degil. Arta kalan zamanda baska seyler yapmak gerekiyor. Ustune yaratici bir seyler yapmak belki. Ya da daha cok seye ulasmak.

Bir yandan da haz duygulari tatmin edilmesi giderek zorlasan seviyelere cikiyor. Yasamin surati hizla artiyor. 2500+ programlarini dinleyip bakacagim neler hissedecegim.

Tanol Türkoglu

07 Subat 1999

© COPYRIGHT 1996-1999, TURKIYE NET (www.turkiye.net)

. . .