. .


EGEMEN'IN MACERASI

Egemen bilgisayara cok merakli. Ilk bilgisayari Turkiye'de bireysel tuketici pazarinda en cok bilgisayar satan firma olan ve genc bir Turk girisimcisinin (uzaktan takip ettigim kadariyla) kar topu misali buyuttugu bir firma olan Escord'un 486 multimedia versiyonu idi.

Sanirim bundan 3-4 sene once almisti. 2 sene icinde bilgisayari gecti. Gecen sene sonunda da bilgisayari satti.

O simdi yeni bir bilgisayar almak istiyor. Ancak ailesinin gelir duzeyine bakildiginda bunu kolayca alamayacagini biliyor. O nedenle kendi kendisine bir kampanya baslatti. Kazandigi tum harcliklarini, evin kiyisinda kosesinde kalmis tum bozuk paralari, bakkaldan yapilan ufak tefek alis verislerden elde edilen tum para ustlerini bir araya getiriyor.

Egemen lise ikiye gidiyor. Bir teenager olarak gereksinim duyabilecegi her turlu harcamasini minimize etmis degil; kelimenin tam anlamiyla sifirlamis durumda. Annesi saka ile karisik ramazanda zaten bu durumu cok uygun oldugundan kolaylikla otuz gun oruc tuttugunu soyluyor (daha once ancak bir kac gun dayanabilirdi).

Egemen Istanbul'un gobeginde yasiyor. Bugune dek biriktirdigi meblag yedi yuz dolar. Asagi yukari uc yuz milyon yani. Bunu eylul ayindan bu yana gerceklestirdi. Yedi ayda. Geri kalan uc ayda da uc yuz dolar biriktirmeyi hedefliyor. Boylece bin dolari olacak. Bir hesaba gore 350 bir hesaba gore ise 400 dolar alacagi var ebeveyninden (gunluk aldigi harcliklardan ayri olarak). Boylece toplam 1350-1400 dolar edecek. Hedefi ise 1500 dolar biriktirmek. Geri kalan yuz yuz elli dolarin da biriktirdigi paralarin repo faizinden gelecegini hesapliyor.

Boylece temmuz ayi geldiginde Egemen'in kendi kendisine baslatmis oldugu kampanya sona erecek ve Egemen 1500 dolarini biriktirmis olacak. Bu para ile bilgisayar alacak Egemen. Yaptigi hesaplara gore o paraya bugun sahip olabilse alabilecegi bilgisayarin konfigürasyonu soyle olacak : (Tabii bu parayla marka bilgisayar alamayacagi icin toplama olacak) : Pentium-II 350, 6,4 Gb sabit disk, 64 Mb bellek, ses ve tv karti, 40X CD-ROM surucu, 15 inc ekran, diger multimedia donanimlari vb. Belki de temmuz agustos ayi geldiginde bu paraya bir ust modeli alabilir. P2-400 mesela.

Egemen bu bilgisayar ile iki uc sene gecirmeyi dusunuyor. Bana iki uc yil gider diyor. Olabilir. Aslina bir bilgisayarin "kullanim suresi" ona her yonuyle hakim olma suresi degil mi ? Beklentilerinizin seviyesini yukseltebilmek icin ogrenmeniz gerekiyor. Aksi taktirde bugun hala bir C-64 bile kullanabilirsiniz. Ya da bir PC-jr.

Egemen bu paranin tumunu son kurusuna kadar bir tur alin teriyle biriktirmis olacak. Cunku para harcayarak yapabilecegi hic bir seyi yapmayarak kendisini bir tur kampa almis durumda. Belki de aksamlari yattiginda McDonald's'a gitme ya da kiz arkadasini sinemaya rahatca goturebilme hayalleri kuruyordur.

Ama kendisine hakim oluyor. Cunku bir hedefi var. Ve bunu gerceklestirdigi zaman sahip olacagi sey (bilgisayar) ona dunyanin en kiymetli seyi olarak gelecek. Ona kiyamayacak. Klavyesine dokunurken, mouse'u oynatirken bile o bir sene boyunca icine dustugu keyifsiz anlari animsayacak. Iste o zaman mutlu ve mesut bir sekilde sahip oldugu o seyle zamanini gecirecek.

Bu acidan bakildiginda ailesinin taksit ile aldigi ve nasil odendigini Egemen'in bilmedigi ilk bilgisayarin hic bir degeri yok. Bu onun aslinda ilk bilgisayari olacak. Ilk kazandigi para gibi bir sey bir erkegin.

1500 dolar bu yaziyi okuyan kimileri icin belki bir gunluk, belki bir haftalik, belki bir aylik bir birikim. Bu hic onemli degil. Egemen icin bugun bu para bir yillik bir birikim. Bu sekilde kendisini disipline edebilen bir insan yasaminin ileriki yaslarinda gerceklestirmek istedigi hayal daha buyuk maddi veya manevi deger gerektirse de onlara gogus gerip onu gerceklestirebilir.

Cunku cozum yolunun ne oldugunu ve yeterince caba sarfederse yolun sonunda mutluluk oldugunu biliyor.

Aklima iki oyku getirdi Egemen'in bu macerasi. Birincisi bir baltaya sap olamayan bir cocuk ile babasinin oykusu. Babasi cocuga sonunda gidip calisip her hafta bir altin lira getirmezse onu eve almayacagini soyluyor. Cocuk tembel oldugundan calismak yerine gezip tozuyor ve haftanin sonunda calip, cirpip bir sekilde haksizca kazandigi altini getiriyor ilk hafta.

Babasi cocugun parayi nasil kazandigini bilmiyor ama altini alip bahcedeki kuyunun icine atiyor. Cocuk sasiriyor ama bir sey diyemiyor. Bu senaryo uc dort hafta devam ediyor. Her seferinde de baba ayni tepkiyi gosteriyor ve cocuk bir sey demiyor.

Sonuna cocuk haksiz yere calip cirpamaz hale geliyor ve o haftayi calisip hakkiyla bir altin kazaniyor. Baba yine altini kuyudan atacakken onun kolundan tutuyor ve "Dur baba ben o altin icin bir hafta calistim" diyor. Iste o zaman baba cocugunun gercekten calisarak o altini getirdigini anliyor. Cocuk da hakli kazanc ile haksiz kazanc arasindaki farki.

Ikinci oyku ise herkesin bildigi balik vermek ile balik tutmayi ogretmek arasindaki fark ile ilgili. Ben bunun pelikan versiyonunu biliyorum. Bir yorede pelikanlar surekli balikci teknelerinin geride doktukleri baliklarla beslenmeye o kadar alisiyorlar ki hic balik avlamaz oluyorlar. Sonra bir felaket oluyor ve uzun bir sure balikci tekneleri baliga cikamaz oluyor. Avlanmayi unutan pelikanlar acliktan olmeye basliyorlar.

Bunu goren cevre sakinleri cozum olarak baska bir bolgeden avlanarak karinlarini doyuran pelikanlar getiriyorlar ve bunlari o bolgenin surusune karistiriyorlar. Tembel pelikanlar yeni gelenleri izleye izleye yeniden balik avlamasini ve bu sekilde karinlarini doyurmasini ogreniyorlar.

Turkiye'de bazi sorunlarin neden sorun olarak yer aldigina baktigimizda da hep bu hazir balik versiyonunu balik avlamaya tercih ediyor olmamizi goruyorum. Kafasi biraz calisan bir Turk aninda bundan deveyi hamudu ile yiyebilecek bir hortumlama mekanizmasi uretmeye calisiyor. Cunku karsisindaki kitle ne yazik ki cahil, bireyin degerini bilmiyor ve hakli dahi olsa agizini acip sesini yukseltemeyecek kadar sinik.

Egemen bunlardan biri olmayacak. Bu sekilde surdururse yasamini kendisi icin cok daha hayirli olacak bir gelecege sahip olacak. Bunu sadece maddi degil manevi degerlerle olculebilecek konularda da gorebilecek.

Amerikan Ruyasi denilen seyi 16 yasinda bir Turk genci Atlantik'in beri yakasinda kendi basina kesfettigi bicimde gerceklestirmeye calisiyor. Oteki hersey cogu zaman ona akintiya karsi kurek cektigini soyluyor olsa da o basaracagina inaniyor.

Cunku basarmak istiyor.

Tanol Türkoglu

7 Nisan 1999

© COPYRIGHT 1996-1999, TURKIYE NET (www.turkiye.net)

. . .