|
|
| . | . |
Yarin belki de 21. yüzyila girmeden onceki son secimler yapilacak. Ne durumdayiz ? DSP'nin popularitesinin artmasindan baska degisen bir sey yok. DSP'nin bu denli cikis yapmasi tesaduf ya da sans degil aslinda. Alem g*t olmus oldugundan birisi cikip da durustce hareket ettiginde hakli olarak ilgi goruyor. Isin ilginci ilgi gosterenlerin buyuk bir kismi da akinti o yonde oldugundan g*t olmuslardan. Bu durum aslinda bu yuzyilin son doneminin de guzel bir gostergesi. Pek cok manevi kavram ya degisti ya da isi bosaltilmis oldugundan anlamini yitirdi. Bu durumda insanlar daha ziyade dogal seleksiyon sureci karsisinda yok olmamak icin mucadele vermeye basladilar. Bu mucadele oyle yirtici bir hale geldi ki giderek manevi degerler unutulmaya ya da dikkate alinmamaya basladi. Iste bu durumu ala turca bicimde daha da yamuk yumuk yasamaya calisirken DSP kalkip bazi degerleri animsatti bize. DSP'de de digerlerindeki gibi lider diktasi yok mu ? Var. Ancak bu dikta giderek goruluyor ki cepcilik icin degil ulkeyi daha iyi bir yere getirmek icin tercih edilmis. Demokrasinin tanimini iyi yapmak gerekir. Yasamin hicbir alaninda neredeyse insanlar birbirine esit degilken gerekli gorulen yerlerde herkesin birbirine esit oldugu hikayesini uydurmak bence gelecek yuzyilda degerini yitirecek bir aldatmaca. (Sevdigim bir laf : Esitlik matematigin sosyal bilimlere attigi en buyuk kaziktir). X/Y OYUNU Demokrasi de aslinda bir Y oynama oyunu. X/Y oyununu bilir misiniz ? Takim oyunculugu ile ilgili egitim ya da seminerlerde kullanilir. Ekip takimlara bolunur. Her takim her turda kendi icinde ya X ya da Y oynamaya karar verir. Belli bir adet tur sonunda alinan puanlar toplanir. Oyun sirasinda takimlarin birbiri ile gorusmesi oyunu yoneten kisinin iznine baglidir. O izin vermeden gorusme yapilmaz. Puanlama formulu ise soyledir (diyelim ki dort takim olsun) : 4 X : Herkes -1 alir 3X 1 Y : X oynayanlar +1 Y oynayan -3 2X 2Y : X oynayanlar +2 Y oynayanlar -2 1X 3Y : X oynayan +3 Y oynayanlar -1 4Y : Herkes +1 alir Tabloya ilk bakista X oynamak daha cok puan kazandirir gibi gorunuyor degil mi ? Cunku Y oynadiginizda ancak oteki herkes de Y oynarsa ancak +1 alabilirsiniz. Ancak X oynadiginizda oteki herkes de X oynamadigi surece en az +1 aliyorsunuz. Herkes X oynadiginda ise zaten geride kalmis olmuyorsunuz, cunku herkes -1 aliyor. Oysa tabloya takim oyuncusu gozuyle bakan bir ekip X oynamakla alinacak puanlarin aslinda digerlerin zarar etmesinden geldigini gorur. Yani grubun bir ekini +3 alabilir ama bunun icin ekibin diger tumu -1er alir. Yani birisinin cok kazanmasi oteki herkesin kaybetmesine baglidir. Herkesin kazanmasi ise ancak herkesin Y oynamasi (birlik olusturabilmesi) sayesinde olur ve bu durumda da herkes esit puan alir. Yani kazanc azdir ama herkes esit olarak kazanir.
DEMOKRASI NEDIR ? Demokrasi ile analojiye geri donersek. Demokrasinin de tam isleyebilmesi icin siyasi arenada yer alan tum oyucularin yani partilerin demokrasiyi ozumsemis olmalari gerekmektedir. Oysa baktigimizda RP uzantisi Fazilet Partisi seriatci bir yonetim ozleminde. Bunu yapma arzusunun gerisindeki nedenin ise dinle filan alakasi yok. Seriat turu bir yonetimin en guzel yani insanlarin cogunlugunun cahil birakilarak kucuk bir grup yonetici kitlesinin himayesinde gudulmesi. Insanlar sahip olduklari en onemli ozelligi, dusunme yetisini "Bu boyledir" turu tartisilmaz kurallar nedeniyle terk ederler. Cahil birakildikca da zaten dusunme gereksinimi duymazlar. Bu sayede o kucuk yonetici zumre diledigini gibi yasami yonetir. Bu tur kucuk yonetici ekiplerine baktigimizda bunlarin yas ortalamasinin cok yuksek oldugunu goruruz. Yani aslinda bu ozellikle de seks gucunu ya da fizyolojik cekiciligini kaybetmis insanlarin guclu, kuvvetli olma is gudulerini tatmin ettikleri son duraktir. Yuzlerce, binlerce insani yonetmek ! Onlarin kaderinin yonlendiricisi olmak. Genc insanlarin enerjisini harcayacak baska yerleri oldugundan bu tur gruplarin icinde yer almalari kolay degildir. Yer alabiliyorlarsa da ya fizyolojik olarak bozukluklari vardir ya da yeryuzunun en yalaka ve sahsiyetsiz insanlardir ve hayatlarini ellili altmisli yaslarinda ulasacaklari o yerler ugruna feda etmislerdir. Turkiye'de politik arenaya baktigimizda tum bu ipuclarini gorebiliriz. Partilerde lider hegemonyasi vardir. Soz sahibi liderler cogunlukla yaslidir. Nispeten daha genc olanlar ise yaslilardan biri dustugunde (yani oldugunde) yerini alabilmek icin sirada bekleyen sahsiyetsizlerdir. Ara sira bu gencler islerini bilirlerse bir kopru basi tutarlar ve oradan gecene dek kendilerine dayi denmesini saglarlar. Bir kemik kapip onu yerler. Bu surecin ortadan kalkmasi icin en gerekli olan sey egitim duzeyinin artmasidir. Turkiye'deki 37 milyonun ustundeki secmenin cogu bu anlamda o denli cahildir ki daha once ulke yonetiminde bulunmus insanlara yeniden yeniden oy verebilmektedir. Zaten bu yuzden de yonetimlerin egitim politikasina yaklasimlari her zaman gostermelik olmustur (bunun cok basit bir baska gostergesi var : Egitim sistemimizde sorun olmasa bugun Turkiye'de beyin gucune dayali kalifiye eleman sikintisi olmazdi). Iktidar koltuguna oturan yeniler de onceleri bir seyler degistirme hevesi icinde olur ama daha sonra duzenin tatliligini gorunce onlar da alan memnun satan memnun niye simdi durduk yerde ortaligi karistirayim deyip bir sey yapmaz ve duzenin adami olurlar. Yani onlar da duzerler.
TSK'NIN YERI Bu duzene Turkiye'de bir tek TSK karsi cikmistir. Onlar da konulari geregi ancak son asamada devreye girmis ve 8 yillik egitim surecini oturtmuslardir. TSK aslinda bu anlamda demokratik yasamin guvencesidir ve batinin bunu anlamamasi normaldir. Cunku Turkiye'de TSK'nin yaptigini batida sivil toplum orgutleri icra etmektedir. Oysa Turkiye'de bu organizasyonlar yeterince olgun olmadigindan eksiklik dogmaktadir. TSK'nin bu boslugu doldurmasi Turkiye gerceginde cok normal. Turkiye oteden beri zincirlerden hoslanmayan, bu nedenle savasci olan, bu sebepten dolayi da askeri gucune onem veren bir toplumdur. Boyle bir toplumda TSK'nin guclu bir rolunun olmasi cok normaldir. Ornegin ABD icin benzer bir acidan bakarsak onlarin askeri gucunun ulke yonetiminde guclu olmamasi cok normaldir. Cunku ABD dunyanin dort bir yanindan daha iyi ekonomik kosullarda yasamak icin bir araya gelmis insanlardan olusur. Amerikali diye bir toplum yoktur. Amerikali denen kisi Amerikan vatandasidir. Ama orijini dunyanin herhangi bir yeridir. Bu tipki bizde Istanbullu olmak gibidir. Aslen Istanbullu insan bulmak yani kusaklardir Istanbul'da yasamis insanlar bulmak zor oldugundan birisi ben Istanbulluyum dediginde ardindan aslen nerelisin sorusuyla karsilasir. Hal boyle olunca Amerika'da ekonomik kuruluslarin daha guclu oldugunu goruruz. Demek ki ABD'de de ekonomik kuruluslar ulke yonetimini temelde etkileyebilecek guce sahiptir. (Bunun kuresel anlamda da izdusumu vardir ama baska bir tartisma konusu olabilecek kadar uzun bir konudur. Kisaca eskiden askeri guc dunya uzerinde etkili idi bugun ekonomik guc). Ayrica guclu ulkeler de elbette ki yanlarinda bir tane daha guclu ulke istemediklerinden Turkiye'nin farki dinden olmasi ya da askeriyesinin fazla guclu olmasi gibi sebepleri bahane edip ona gore davranabilmektedir. Laf nereden nereye geldi ?
PARTILERIN DURUMU Bu secimlerde bir fark yaratma imaresi gosteren iki parti var. Birisi DSP. Buyukler sinifinda oldugunda birinci veya ikinci parti olabilir. Ikincisi ise ODP (Ozgurluk ve Dayanisma Partisi). Onlarin dezavantaji kucukler klubunde olmalari. Ilk asklar asla unutulmaz gibi bir sloganlari var. Ancak nasil ki kadinlar ben cok duygusal birisiyimdir diyen her erkege asik olmadiklari gibi ODP de bu sloganla yeterince buyume gosteremeyecek gibi geliyor bana. Insallah kendi aralarinda hizipcilige dusup yok olmazlar.
ANAP ayni ! Mesut Yilmaz bu sefer de istedigi gibi soyle tek basina iktidar olamayacak. Bu nedenle de o da yukarida acikladigim yasli liderler sinifina girmek uzere emin adimlarla ilerliyor.
Ciller tepeden tirnaga camur icinde oldugundan bol bol camuk cephanesine sahip. O nedenle de herkese camur atiyor. Ben dusmusum herkesin benden daha da asagida olmasi gerekir diyor. Temelde ise yukarida acikladigim iktidar hirsi. Keske esine ya da baska birisine yeniden asik olsa da Turkiye de ondan kurtulsa.
FP'nin komikligi karsisinda diyecek bir sey yok. Uzaktan kumanda ile yonetilen bir parti. Yine toplumun en altindakilerin pek cogundan oy toplayacak ve belki yine birinci parti olacaklar. Belki yine Ciller onlarla kualisyon yapacak. Turkiye'ye yazik olur. Ben demokrasiyi hazmetmemis insanlarin dunyanin hicbir yerinde demokrasinin getirdigi imkanlari kullanarak topluma karsi bir tehdit unsuru olusturabilmelerine karsiyim. Bu yaklasim belki de anti-demokratik olarak karsilanabilir. Ama demokrasi bir kac yasli onu alinip yerle bir etsin diye kurulmamis.
CHP baraj savasi verecek gibi. Gecen secimlerde DSP'nin dustugu duruma dustuler. Ulke barajini gecip gecememe tehlikesi ile karsi karsiyalar. Istemeyerek de olsa insallah asarlar diyorum cunku asamazlarsa guclu olduklari yerde aldiklari ve bosa gidecek oylardan en cok FP ile MHP istifade eder gibi geliyor bana. Tum bu yorumlari kabaca medyayi izledigim kadariyla edindim. Ptesiye bambaska bir tablo cikarsa ortaya demek ki medya fazla gercekci davranmamis diye dusunecegim.
Yerel secimlerde ise buyuk sehirlerde ne olacagini cok merak ediyorum. Insallah sol partiler daha basarili olur.
17 Nisan 1999 Ctesi © COPYRIGHT 1996-1999, TURKIYE NET (www.turkiye.net) |
| . | . | . |
![]() |
![]() |