. .


KISLALI CINAYETI ! EVCIL VAKASI !

Aslinda Turkiye Komplo Teorileri uretmek icin oldukca verimli bir ulke. Soyle bir zihnimizi yoklayalim :

Susurluk yakinlarinda bir trafik kazasi oluyor. Kaza yapan aracin icinden bir milletvekili, bir komiser bir de kidemli bir ulkucu cikiyor.

Is ne yazik ki carcabuk ortbas edilemiyor ve bu kazanin ardindan corap sokugu gibi ilginc gelismeler, devletin icine dek sizan cetecilik ortaya cikiyor.

O siralarda faili mechul cinayetler olarak bilinen ve daha ziyade Dogu ve G.Dogu Anadolu bolgelerinde islenen cinayetler de bicakla kesilmis gibi aninda duruyor !

Aslinda faili mechul cinayetleri iki gruba ayirmak gerekir. Buyuk sehirlerde tek tuk islenen ancak ses getiren cinayetler (Bahriye Ucok, Ugur Mumcu, vb). Kucuk sehir ya da kasabalarda islenen, sayica cok ama pek de kamuoyuna gumden olusturamayan cinayetler (bunlar ancak faili mechul cinayetler sayacini bir artirmaya yariyor. Tabii bir de Turkiye’nin dis ulkeler nezdindeki itibarinin zedelenmeye devam etmesinde hayli yardimci oluyor).

Bu verilerden yola cikarak ne gibi teoriler uretilebilir ? En azindan gercek olan bir sey var. Turkiye Cumhuriyeti Devleti’nin guvelik gucleri hic de yabana atilmayacak bir istihbarat gucune sahiptir. Bunun icine TSK’yi da ekleyin. Bu birligin sirtinin yere gelmesi, ya da bu birligin cozemeyecegi bir sorunun olmasi dusunulemez.

Ya da yetkili birilerinin cikip (ornegin cumhurbaskani) Turkiye’nin ne kadar aciz ve gucsuz bir ulke oldugunu kabul etmesi gerekir. Yillardir ulkemizin en buyuk milli felaketi olarak yutturulan komunizm mücadelesinde guvenlik guclerinin gosterdigi performansa bakildiginda hic de acizlikle aciklanacak bir yapimizin olmadigini gostermekte.

Guvenlik gucleri yapmak istedigi seyi, yapacak yol buluyor ! Cozmek istedikleri sorunlari da cozuyorlar.

O halde bu cozulemeyen faili mechul cinayetler hikayesi nedir ?

 

 

SENARYOLAR

Pek cok senaryo uretiliyor ! Bunlardan bir kismi Iran, Suriye gibi cevre ulkelerin Turkiye’nin palazlanmasina izin vermeyecek sekilde ic karisiklik yaratmak uzere yaptiklari girisim olarak degerlendiriyor.

Haksiz degiller.

Bir kismi Turkiye’nin ABD’ye yakinlasmasini engelleyen Avrupa merkezli guclerden (or NATO) bahsediyor.

Dusuk bir olasilik ama sifir degil.

Bir kismi Turkiye’nin Avrupa ya da ABD, batili modele yaklasmasinin isine gelmeyeceginden dolayi devletin icindeki kurumlardan bahsediyor.

Olabilir.

 

RANTIN PAYLASILMASI

Turkiye’ye degisik yollardan kaynak girisi var. En onemli kalemlerden birisi de batili ulkelerden alinan krediler. Batili ulkelerin bu kredileri verme sebebi dunya ticaret pazarini buyutecek, gelistirecek yeni imkanlar yaratmak. Artik kuresellesen ekonomide her ulkenin her bolgesinin ticari boyuta katkisi yakinen izlenebiliyor.

Turkiye gibi ulkelerde ise bu paralar car cur ediliyor. Bu surecten birkac tane galip cikiyor. Eger bu galipler biraz hazimli insanlarsa kendilerine toplumda yer edinebiliyor, saygi gorebiliyorlar. Yeni zengin olarak. Bazilari ise acgozlulugunden ve hazimsizligindan dolayi isi yuzune gozune bulastiriyor ve pislik abidesi olarak atsan atilmaz satsan satilmaz bir hal aliyor.

Iste en son Evcil olayi ! Evcil bu olayda tek basina olsaydi, cumartesi gunleri galatasarayda yasli kadinlara kan kusturanlar bursa’da onu evire cevire yakalarlardi. Oysa onun yerine adam on ay elini kolunu sallayarak ortalikta dolasabiliyor. Allah bilir bu sure icinde pazarliklar yaparak kurtulmaya filan calisiyordu.

 

Turkiye’yi ilerlemekten alikoyan kaynaklar ne yazik ki yabancilar degil. Turkler ! Hem de milliyetcilik konusunda mangalda kul birakmayan cinsten Turkler ! Neden ? Ulkenin batmasi pahasina kendi cikarlarini ustun gormek nasil olabiliyor ?

 

Osmanlinin entrikalarini okudugumuzda bunlar bize cok basit geliyor da Turkiye’de gozumuzun onunde oldugunda neden inanmiyoruz ki ? Bir zamanlar su tur bir cumle vardi : "Hepimiz Fatihin, Kanuni’nin torunlariysak, Deli Ibrahim’in torunlari nerede ?".

Dogru bir elestiri. Ben de ayni sekilde sunu sormak istiyorum : Hepimiz ulkemizin iyiligini dusunenlerin, milliyetcilerin torunlariysa Osmanli’yi ancak 200 senede batirmayi basaranlarin torunlari nerede ?

Onlar da burada ! Onlar da ceplerine girecek uc bes liranin hesabinin sorulmamasi icin, demokrasinin tam olarak oturmasini engellemeye calisiyorlar. Onlar da ceplerine girecek uc bes lira icin Ugur Mumcu gibi, Kislali gibi degerli insanlari katlediyorlar.

 

AYNI HIKAYE ! AYNI SONUC !

Hep ayni sonuca geliyoruz : Demokrasi ancak demokrasiyi ozumsemis insanlarin olusturdugu bir toplumda saglikli olarak yasatilabilir. Bunu ozumsememis, hazmetmemis insanlarin oldugu bir toplumda, bu hazimsiz insanlar demokrasinin nimetlerinden istifade edip, kendi kafalarindaki diktatorce dusuncelerini gerceklestirmeden geri kalmamaktalar.

Adam gidip dokuz kisiyi katlediyor. Bunu yazilarinda kabul ediyor. Araniyor. Ama yandaslarinin cenaze torenlerinden kameralara cikmaktan cekinmiyor.

Bu dengesizlikler icinde yetisen bir toplum nasil dengeli olabilir ki ? Nasil olur da cinnet gecirmez ki ? Ataturk gibi bir insan Turkiye cografyasinda degil de Japonya’da yetismis olsaydi sanirim Japonya su an bulundugu konumdan on kat daha iyi bir noktada olurdu.

Biz ise beceriksizligimizden dolayi donup dolasip birbirimize dayilaniyoruz, birbirimizi yiyoruz, birbirimizin cebindeki paraya goz dikiyoruz.

O sirada ati alan Uskudar’i birakin Mars’i geciyor !

Bu yazidan da anlasilacagi uzere Kislali gibi insanlar da bu surecte ne yazik ki bir hic ugruna, yapay karisiklik yaratmak uzere yok ediliyorlar !

Bu sartlarda Turk olmak giderek ne kadar utanc verici oluyor ! Herhalde bu yuzdendir ki tarih kitaplarina son elli seninin hic bir kayidi gecmiyor. Son elli senedir Turkiye ne tur bir tarih yazdi ki ? Biz hala bugunun super devletlerinin var olmadigi zamanlardaki kahramanliklarimizla avunmaya devam edelim.

Belki bir faydasi olur !

Tanol Türkoglu,  2 Kasim 1999

 © COPYRIGHT 1996-1999, TURKIYE NET (www.turkiye.net)

. . .