|
|
| . | . |
YENI YIL
TRIPLERI !
Yeni
bir yila ve yeni bir binyila girdik ! Tum yeryuzu kulturune hayirli
olsun ! Yeni
yilda Turkiye’de genelde bir durgunluk havasi vardi sanki. TV
kanallarindan bu anlasilabilir. Gecen yilki gorkem bu yil pek goze
carpmadi. TAKSIMDE
YILBASI PANIKLERI ! Taksim’de
meydana gelen olaylari ancak dun aksam ogrendim. Bir grup insan, ya
allah bismillah allahuekber sesleriyle The Marmara Hotel’e saldirdi.
Polis son anda engelledi (deniyor). Isin ilginci bunun ardinda yatan
sebebin ne oldugunun bir turlu bilinememesi. Oysa neden basit ! Taksim
pek cok ulkede oldugu gibi bizim ulkemizde de gelir ucurumunun yakinen
hissedildigi bir yer. Ozellikle
bu tur kutlamalar soz konusu oldugunda Taksim, sokaktan baska yere pek
de gidebilecek ekonomik durumu olmayanlarin sokakta yaptigi kutlamalarin
Turkiye-Istanbul sahnesi (marjinalleri saygiyla selamlayip, ayri
tutuyorum – yanlis anlasilmasin). Hal
boyle olunca meydanin bir kenarinda yukselen zenginlik gostergesi luks
bir hotel tabii ki tam bir tahrik unsurunu olusturuyor. Insanlar aslinda
iclerindeki birikimden kaynaklanan bir galeyana gelme sureci sonunda
boyle bir saldiriyi gerceklestirmis sanki. Ancak
daha milliyetci, maneviyatci kesimin kullandigi sloganlari atmalari isin
icinde bir “organizasyon” olup olmadigini da aklima getirmedi degil. Eger
organizasyon yoksa da bu kez yuh olsun demek geliyor icimden. Bir yandan
isin guzel yanina kapilip, sen kalk meydana git ve kutlamalara katil.
Sonra da orada dogal olarak galeyana gelip, saga sola saldir. Iste 21. yuzyilda ideolojinin yeni tanimi ! MISIR
CARSISI BOMBALAMAMASI ! İste
ulkemde bireye verilmeyen onemi gosteren bir olay daha. LPG gazindan
patlama oluyor. Buna karsilik, pkk’li diyerek sucsuz bir insani
bombaci militan diye tanitip, 2,5 yilini hapiste curutuyoruz. Insan
ister istemez, hapiste geri kalan insanlarin acaba kac tanesi bu sekilde
islememis suclarin cezasini cekiyor diye dusunmeden edemiyor insan.
Onlarin babasi avukat olmadigi icin, onlarin yuz kusur avukat ile
savunmasi hazirlanmadigi icin sucsuzlugu kanitlanamadi belki de. Tipki
12 Eylul doneminde idami uzun yillar gundemde olan 17 yasinda genc bir
kisinin drami gibi. Bu
sadece ulkeme ait bir ozellik mi ? Elbette ki degil. Bu turden
yaklasimlar aslinda gelismis gelismemis pek cok ulkede gozlenen
ozelliklerden. Amerika’da da gizli kameraya yakalanan pek cok zenci
dovme olaylari var mesela. Ya da Israil’de Filistinlilere karsi
yapilanlar !... Sonucta
ortak tema su : Gucu elinde bulunduran, bireysel hakkini tanimadigi
insan ya da insan gruplarina bu sekilde yasalar karsisinda suc
olusturacak eylemlerde bulunabiliyor. Isin ilginci demokrasi denilen
mekanizma ne yazik ki bu tur suistimaller karsisinda ters etki
yapabiliyor. Sucsuzun sucsuzlugu kanitlanamiyor. Bu
son cumleden yola cikarak demokrasinin gercek tanimini iyi yapmak lazim.
Bu belki de Platon’un sinifsal ayrim gozeterek tanimladigi demokrasiye
atifta bulunmak olabilir. O demokrasi ki ornegin “kole” sinifina ait
olanlarin demokrasinin hicbir nimetinden yararlanma hakki yoktur ! Bir
vucuddan soz ediyorsak ve bunun bir organi sakatsa onu yok sayarak
vucudu kurtarabiliriz yaklasimi. Ama fiziksel olarak var olmasinin
lojistik acidan sagladigi faydalar da oldugu icin butunuyle imha da
edilemeyen bir organ. Mesela
neden dini politik oyunlara alet edenler, demokratik kurallarla
degerlendiriliyor ki ! Demokrasinin altina bomba koyanlari demokratik
yollarla cezalandirmak asil insanlarin asaletlerinden odun vermeden
buyuk burunlulukla olaylara ve insanlara yaklasimlari gibi anlamsiz bir
model degil mi ? Adam cekip seni yok ettikten sonra sen istedigin kadar hakli ol. Mezarlik pek cok hakli ile dolu ! F TIPI TARTISMASI
Acikcasi
F tipinin neden zararli oldugunu anlayabilmis degilim ! Kurthan
Fisek’in sabahlari Power FM’de yaptigi bir iki konusma ve okudugum
bazi makalelerdeki saptamalarimdan anladigim su. Aslinda
sakatlik F tipi cezaevinde degil, guc sahiplerinin F tipi cezaevlerini
bazi gizli emellerini gerceklestirmede lojistik imkan olarak
kullanabileceklerinden dogan korku! Yani
F tipinde bir insan oldurulebilir ve guzelce aaa intihar etmis
denilebilir. Eger
sorun bu ise bunun F tipi ile bir ilgisi yok. Bu sorunun temelinde
devlet ile suc islemis insanlar arasindaki birbirine bakis acisi
yatmakta. Eger devlet bir zamanlar sokaklarda yaptigi iddia edilen
gladyo turu eylemleri bu kez hapishanelerde yapacaksa bu bambaska bir
suc kavramini gundeme getirmekte. (Ayrica su var ki devlet boyle bir
kararlilik icindeyse bunu yapmak icin F tipine gereksinim duymaz). Bir
baska korku kaynagi ise politik olabilir. Yani devlet organize bir
sekilde bu amaci gutmese bile farkli goruste olup da hukumette yer alma
imkanlarini kullanarak kilitli kapilari actirabilecek politik gucler (ornegin
siyasi parti ya da sempatizani olan dernek vbler) bu tur sonuclara
goturecek eylemlerde bulunabilir (korkusu). Simdi
bunu da iyi degerlendirmek lazim. Bir, iki, cekirge kac kere
sicrayabilir. Apo’ya bile pek cok Turk’un vicdanini rahatlatacak
turden cezalarin verilemedigi bir donemde nasil olur da seri bir sekilde
bu tur bir sey yapilabilir. O
halde geldigimiz nokta su mu : F tipi tartismasi aslinda yapay bir
tartismadir. Aslinda F tipi cezaevleri son operasyonlarla gordugumuz
hapishane olgusunun ceza cekenlere getirdigi avantajlardan feragaat
etmeme arzusudur. Bir
devlet hapishanelerine yillardir nasil giremez ? Hapishane’nin anlami kisinin yaptigi hatali bir eylemin karsiliginda topluma karsi ceza cekmesi ve bireysel olarak da bunun hatali bir eylem oldugunu algilamasidir. Oysa hapise giren bir insan daha da suc isleme potansiye ile disari cikiyorsa bu nasil hapisliktir. Bu hapislikten cok egitimdir ! OLUM ORUCLARI !
Iste
lanet edilecek bir surec. Izledigimiz, dinledigimiz o telefon
gorusmelerinin tumu de yalan mi ? Tumu de MIT, TSK ve Eminiyet’in
tezgahi mi ? Aslinda hicbir telefon gorusmesi yapilmamis, disaridan
hicbir emir alinmamis. Zulfu
Livaneli olaylardan sonra cikip su saptamayi yapti : Bayrampasa’nin
icindeyken cep telefonlarimiz calismiyordu ! Sonra
teget gectigi bir konu vardi ki bu en can alici nokta idi. Olum
orucundakilerin sozculeri devletin sozune guvenmediklerini, bakanin F
tipi ile ilgili olarak cikip bir aciklama yapmasini ve aciklamanin
iceriginde de STK’larin da dahil olacagi bir surec sonucunda F tipinin
son halini alacagini istediler. Bakan
aynen denileni yapti ve o gun cikip bu aciklamayi yapti. Livaneli biz
artik oruc tutanlarin eylemlerine son verecegini bekliyorduk bu
gelismeden sonra ama onlar devam ettiler dedi. Tam
da bu noktayi gecistirip, yapilan operasyonlara ve sonra da F tipinin
kullanilmaya baslamasi ile ilgili “bakani ve hukumeti yalan soylemis
olduklarini ima edici” laflar soyledi. Onun
yerine ben su noktada durmak istiyorum : Sozculerin istekleri yerine
getirildikten sonra neden olum oruclarina son verilmedi ? Nedeni
belli. Amac F tipi bilmem ne degil. Amac Avrupa nezdinde Turkiye’yi
zor durumda birakacak imkanlar yaratmak. Onlar OLUM istiyorlar. Ne kadar
cok insan olurse o kadar iyi. Operasyonlarin bunu dikkate alinarak
yapildigini gorunce de kendilerini yakarak bu isi yaptilar. Bu
tur konularda herkesin dikkat etmesi gereken bir konu var : Olay
gercekten insanlik acisindan degerli olan kimi kavramlara istinaden
yapiliyor ise (ornegin insan haklari vb) neden bu insanlarin elebasilari
kendileri onden gitmiyor ? Neden olum orucuna onlar yatmiyor da
baskalari yatiyor ? Neden yakilanlar kendileri degil de baskalari ? Uyanalim
artik ! Hicbirimiz sucsuz degiliz. Ne gucu elinde bulunduranlar ne de
gucsuzler ! 3 Ocak 2001 Tanol
Turkoglu © COPYRIGHT 1996-2000, TURKIYE NET (www.turkiye.net) |
| . | . | . |
![]() |
![]() |