
YOLLARI ÇATALLANAN DOSTLUKLAR ve DEVLETLER FRANKFURT a.M. - 10 KASIM 1997 Iki genc dostum var. Birlikte ilkgenclik yillarinda zaman nehrinin kudretli akintisinda bata cika yuzduler. Birisi cok heyecanli ve heyecani derecesinde de atilgan ve cesurdu. Digeri ise daha ihtiyatli, daha dusunerek hareket etmeyi tercih ediyordu. Biri nehrin icindeki dalgalari gordugu anda dalip mucadele etmeyi seviyor, digeri ise ilk once savasacagi siddetin kudretini hesapliyordu. Biri soguk suya atlayip yepyeni akintilara dogru yuzmeye calirken digeri onu dizginliyor, bir ermisin ogrencisine sabretmeyi ogretmesi gibi onu zorluklara hazirliyordu. Ama aralarinda adil bir rol dagilimi kurmuslardi cunku kah biri, kah digeri ermis rolune soyunuyordu. ikisi de alabildigine hizli ilerledi ve gelecegi yakalamak icin arkalarina bakmaksizin yuzduler. Ancak zaman, bir akar suyun farkli yonlere catallasmasi gibi onlari da farkli noktalarda karaya cikardi. Onlar ayni okulda, ayni siralari paylasmislardi. Ve bir su gibi akip giden zamanin sonunda liseden sonra yollari ayrildi. Savasacagi gucun kudretini hesaplamayi seven ermis, ulkesinden uzakta egitimine devam etmeye karar verdi. Diger ermis ise bulundugu yerin derinliklerini kesfetmek icin ayni sehirde kalmayi yegledi... ikisini de uzaktan ayni yakinlikta izlerken aklima bu isim geldi nedense: "Yollari catallanan dostluklar..." Bu iki dostum, bugunlerde hayata farkli yerlerde devam ederken hayat yolunun engebelerini, zorluklarini ve keyfini birlikte yasayamamanin, paylasamamanin huznunu yasiyorlar zaman zaman. Sanki hayatta biraz da yalniz kalmanin buruklugu ile birbirlerine icten ice kiziyorlar... ikisini de uzaktan ayni yakinlikta izlemeye calisirken aklima yollari catallanan kendi dostluklarim geldi. Yillar gectikce degisime ugrayan, hayatin her yeni donemecinde yeni bir sinavdan gecen, bazen de ayriliga ve uzakliga dayanamayip kaybolup giden dostluklarim... Kuskusuz yollari ayrilan ama bu ayriliga ragmen dostlugun guzel meyvelerini terk etmek istemeyen bu iki genc dostum gibi degisen sartlar yuzunden olan bitene inanmak istemeyen devletler de var. Onlar da artik degisen dunya sartlari ile yillarca birlikte disariya karsi savas vermenin aliskanligini, birlikte varolmanin kolayligini hissedemeyen devletler... insanlar gibi yalniz kalmanin huznunu ve zorlugunu yasiyorlar... *** 1991 yili Kasim ayinda, coken Sovyetler Birligi'nin yerine kurulan yeni bir olusum, Birlesik Devlet Toplulugu ismini tasiyor. ilk olarak Rusya, Ukrayna ve Beyaz Rusya tarafindan olusturulan bu birlik, eski bir imparatorlugun cokuntuleri icinden yeni bir guc alani olusturmayi amacliyordu. Kisa bir zaman sonra Baltik Cumhuriyetleri disinda Eski Sovyetler'e bagli tum cumhuriyetlerin de birlige katilmasi ile BDT, 12 uyeli bir topluluga donustu. Her coken bir sistemin icinden hayata dondurulmeye calisilan yeni olusum gibi Birlesik Devletler Toplulugu da eski guclerin agirliklarini hissettirmek istedikleri bir dogrultuya yoneldi. Eski "Buyuk Agabey" Moskova, bu birligi de yonetmek, kendisinden kopan parcalari yeniden siyasi ve ekonomik olarak kendine baglamak icin ugrasti. Gectigimiz Ekim ayinin 22'sinde bu birligin 12 uyesinin temsilcileri Moldova'nin baskenti Cisinau'da bir araya geldiler. Amaclari biraraya gelip, BDT'yi degerlendirmekti. Toplantinin ilk dakikalarindan itibaren dikkati ceken nokta, uyelerin bircogundan hem BDT'nin isleyisine karsi hem de Rusya'nin BDT'ye yonelik siyasetine karsi cikmalariydi. Uyeler daha onceki toplantilarda alinan kararlarin uygulanamamasindan ve topluluk icindeki ticaretin islemesi icin gerekli olan gumruk birliginin gerceklestirilememis olmasindan sikayetciydiler. Ve bu sorunlardan dolayi da Rusya'yi ve Baskan Yeltsin'i sorumlu tutuyorlardi. BDT, devasa eski Sovyetler Birligi topraklari uzerinde kurulan 12 ayri devletin biraraya getirdigi bir olusum. Ancak uyeleri birbirlerinden o kadar farkli noktalarda, farkli cikarlar dogrultusunda hayatini surduruyor ki kendi cikarlari toplulugun diger uyeleri ile her zaman cakismayabiliyor.
Rusya, kendisi gibi BDT uyesi olan Azerbaycan'i etki alaninda tutabilmek icin Ermenistan'la, Iran'la ve Hazar petrol meselelerinde de Turkmenistan'la Azerbaycan'in cikarlarina aykiri bir isbirligi icinde... Diger yandan Ukrayna, bu yil icinde Rusya'yla imzalanan anlasmaya karsi halen ileride bu ulkenin egemenligini tehdit etmesinden korkuyor... Tacikistan, kendi icindeki icsavastan ve karisikliklardan dolayi diger ulkelerden farkli sorunlarla karsi karsiya... Diger taraftan Ukrayna, Gurcistan ve Azerbaycan bu yil icinde yine BDT icinde kendi cikarlari dogrultusunda Rusya karsisinda daha guclu olabilmek icin yeni bir siyasi-ekonomik ortakligin icine girdiler... 22 Ekim 1997'deki Birlesik Devletler Toplulugu zirvesi, bu birligin alti sene icinde ulastigi durum ve gelecegi acisindan uyelerin dostluklarini sorguladiklari tarihi bir donemec noktasinin baslangicini temsil etmekte. Rusya, bu toplulugun kuruldugu ilk gunden itibaren psikolojik olarak kendi buyuklugunun ve gucunun, coken imparatorluga ragmen yasatilmasi gerektigine inaniyor ve buna gore hareket ediyordu. Fakat "Yeni Dunya Duzensizligi"nin yarattigi sartlar, 70 sene icinde coken Sovyetler Birligi'ne benzer yeni bir olusumun yapay olarak olusturulan sartlarda uzun vadede ayakta kalamayacagini kanitlamis durumda... *** insanlar ile devletler bazen birbirlerine sasirtici benzerlikler gosterebiliyorlar. Cok aktorlu oyunlarda rekabet ortamini iclerine sindirerek, yasama savasi ve isbirligi icine birlikte girebilenler uzun suren dostluklari da kurabiliyorlar... Dostlardan birinin hep "buyuk agabeyi" oynamaya calismasi taraflarda icten ice kiskanclik ve kompleksler yaratiyor... Kisilerin hem dostluk icinde olduklarini iddia edip hem de karsilarindakileri arkadan vurmaya kalkismalari aninda ise hem dostluk hem de isbirligi hizla bozulmaya yuz tutuyor... Yazimin basinda bahsettigim iki genc dostum, kendi aralarinda saglikli bir rol dagilimini olusturabilmislerdi cunku kah biri, kah digeri ermis rolune soyunuyordu. Bu da nadir elde edilen bir dostlugun temellerini atti ve bugune kadar ayakta kalabildi. Simdi ise yalniz dustukleri hayat yolunda hem dostluklarini surdurmek hem de hayatta yukselebilmek icin birbirlerinden ayri secimler yapmak zorunda kalacaklar... Peki geldikleri bu noktada dostluklarini surdurebilmenin sirri nerede yatiyor dersiniz? Mehmet Binay
© COPYRIGHT 1997, TURKIYE NET (www.turkiye.net) |