Yelpaze'nin ortak kosesi,  Turkiye Net'in solugu olan Vizyon'un yenilenme araligi, Turkiye'nin gundemindeki toplumsal olaylarla dogru orantilidir. Anavatanda nabiz yukseldikce bu sayfa yenilenir.
Mektuplarinizi, elestirilerinizi bekliyoruz.
editor@turkiye.net

vizyon.gif (7708 bytes)

IRMA'YA MEKTUP (III)

Sevgili Irma;

Biliyor musun, bugun hic gunesi goremedik...Gunun ilk isiklarindan beri bardaktan bosanircasina yagmur yagiyor.. Yeni yeni yesermeye baslayan agaclardan su damlalari suzulurken, bir evin catisina konmus gogsu kahverengi tombulca bir kus, gagasiyla tuylerini didikleyerek bahar temizligini yapiyor, camdan izliyorum kendisini. Adi:Zuhtu.. Butun gogsu kahverengi tuylu kuslari Zuhtu diye cagiriyorum. Bunun nedenini belki bir baska mektupta anlatirim ama ne konumuzla ne de seninle uzak ya da yakindan bir iliskisi yok, en azindan simdilik....Ogleye dogru sicaklik arttikca toprak kokusu yukseliyor yavas yavas....yaban ellerindeyiz, yere bastigimizda icmizi titretmeyen....yine de guzel kokan...Toprak.  Seni ona vereli uzun yillar oldu, yagmurlu havalarda, yerden yukselen kokusunda sen de varsin artik.... en azindan sen ona karistigin icin ve senin gibi nice sevdiklerimizi ona verdigimiz icin guzel olan, basladigimiz ilk nokta ve dondugumuz son nokta ....

Ureten, var eden, yasatan, alan, goturen.. Uzerine bastigimizda bizim diye benimsedigimiz, icimizi titreten toprak.....kimilerine vatan olan...kimileri icin ugrunda olunebilecek vatadan ote bir deger....bazilari icin ise sadece bir arac, bir buyuk hesabin kucuk parcasi, gucun timsali....Insanlarin ugrunda can verdikleri buyuk kutsal bilinmeyen, vatan...Atalarimizdan devraldigimiz, her zaman yeterince degerinin farkinda olamadigimiz, yaban illerine cikinca uzaktan her bakista yuregimizi titreten buyulu kutsal toprak...vatan....o vatanin sahipleri ve sakinleri baris ve huzur icinde yasami hakedenler...bizler.....bir miliminden bile asla fedakarlik edilemeyecek bir toprak parcasi.....bir milim icin canlarindan olan yuzbinlerce insanin oykusu, yagmurla mis kokan, kanla kutsal olan toprak icin olenlerin ve yillardir hep goz ardi edilenlerin oykusu....

***

Ihtilalci Ermeni Cemiyetlerinin Osmanli Devleti icinde teskilatlanmalari ile baslayan teror olaylarinin baslangici 1890 yilinda Erzurum'da   Anavatan Mudafileri Cemiyeti'nin, Temmuz ayinda da Hincak Partisi'nin Kumkapi'da Ermeni halki kiskirtmasi  ile gelisme gostermistir. Avrupa Devletlerinin olaylarda suclu kisileri korumasi ile cete ve teror olaylarinin cezasiz kaldigi izlenmiyle Ermeni ihtilalcilerin bu yondeki davranislarinin siddetinde artma gorulmustur. 1890 yilinda Van Valisine suikasti Amasya, Diyarbakir, Merzifon, Corum, Yozgat, Tokat olaylari izlemis. 1894'de cikan Sasun Ayaklanmasi ile Ermeni olaylarinin uluslararasi bir platforma tasinmasi saglanmistir. Ingiltere, Fransa ve Rusya, Osmanli Devleti'ne islahat yapmasi icin baski yapmaya baslamislar.. 11 Mayis 1895'te verilen bir nota ile Erzurum, Bitlis, Van, Sivas, Mamuretulaziz, Diyarbakir vilayetlerinde idari, adli, askeri ve mali yetkilerin Osmanli aleyhine sinirlanmasi, buna karsilik Ermenilere imtiyaz taninmasi saglanmis. Bunu yeterli bulmayan Ermeniler 1895 yilinda Istanbul, Divrigi, Trabzon, Egin, Develi, Akhisar, Erzincan, Gumushane, Bitlis, Bayburt, Urfa, Erzurum, Diyarbekir, Siverek, Malatya, Harput, Arapkir, Sivas, Merzifon, Maras, Mus, Kayseri, Yozgat ve Zeytun'da olaylar cikartmislardir. Bunu daha sonra Van Isyani, 1904'de Ikinci Sasun Isyani, 1905'te II. Abdulhamid'e karsi girisilen suikast takip etmistir. Ermeni olaylarinin ana basliklari bu sekildedir. Yukarida saydigimiz yore isimleri Ermeniler'in planli olarak Anadolu ve Kafkaslar'da Turk nufusu yok etmeye calismalarinin gostergesidir. Mezalimin en yuksege tirmandigi yillar 1906-1918 yillaridir.  Ermeniler'in kendilerine ait oldugunu iddia ettigi kisimlar 6 ili icerir:** Van, Bitlis, Mamuretulaziz, Diyarbakir, Sivas ve Erzurum. Oysa ki bu illerde 1912 yilinda yasayan Ermeniler'in toplam sayisi 870.000. En onemlisi Ermeni nufusu yine bu yilda alti ilde yasayan toplam  nufusun sadece 1/5'i kadardir. Bazi illerde ise her 6 Muslumana karsilik sadece 1 Ermeni yasiyordu. Daha da ilginci Ermeniler  yalnizca Dogu'da degil Osmanli Devleti'nin her yerinde yasiyorlardi. Buna ragmen Osmanli Devleti icinde yasayan Ermeniler'in hepsini Dogu Anadolu'da yasamak icin bir araya getirmis olsak bile musluman nufusun sayisi Ermeni nufusun 2 mislinden bile fazladir. Bu durumda bir baska soru daha soralim:

Nasil oluyor da kendilerine taninan ayricaliklar ile yasamlari garanti altina alinan bu azinlik, Istanbul'da huzur ve rahat icinde yasayan bir kismina ragmen yok edilmeye calisiliyordu? Eger bu bir toplu katliam idiyse nicin Osmanli'nin  her yerindeki Ermeniler ayni zamanlama ile toptan yok edilmediler?

Onceki mektupta sordugumuz soruyu ve bunu bir yana ayirarak Ermeniler'in musluman halka yaptigi zulumlere ornekler   ile devam edelim:

"Bu suretle sehirde 23 gun cok kanli olaylar cereyan etti, bu sure  sonunda Van, Ermeniler tarafindan tamamen isgal olundu. Buradan kacabilen Turklerin, Ermenilerin davranislari hakkinda verdikleri haberler tuyler urpertici idi. Cunku isyancilar halkin cogunu oldurmus,kadinlarin irzina gecmis, Turk kadin ve kizlarini bazi evlerde topladiktan sonra buralarini Genelev haline getirmislerdir. O zaman Van'da 1500 kadar kadin ve cocuktan baska Turk kalmamis, bunlari da oradaki Amerikalilar korumustur. Sehir bastan basa harab olmus, carsi kamilen yanmisti." [1]

"Ardasa'dan Erzincan'a kadar butun yol boyunca pak nadir olarak, ac ve perisan Turkler'e rastlaniyordu. Bir zamanlar kasabalari ve koyleri dolduran Turk halki adeta kokunden denecek derecede ortadan kalkmisti. Muhaceret ve olum, Anadolu'nun camlik tepelerinde, yesil ovalarinda tuten ocaklari sondurmus mahvetmisti. Moskoflarin geri cekilmeleri uzerine Ermeniler kasabalarda ve koylerde o derece tahribat yapmislardi ki; Trabzon'dan Kars'a kadar hicbir koyde yasayan bir can koymamislar, zaten toprak binalardan ibaret koyleri yakmislar, yikmislar, gerilerinde harabeden baska birsey birakmamislardi."[2]


Ermeni azinligin Bati Devletleri tarafindan birer piyon olarak kullanilmasina bir ornek de Rus Cari II. Nicolas ve daha sonra Lenin'den dinleyelim:

"Birinci Dunya Savasi basinda Car II. Nicolas'in Ermenilere hitaben yayinladigi beyannamede soyle bir ifade kullanilmistir:

'Ermeniler!

Dogudan batiya kadar buyuk Rusya'nin butun ahalisi davetimi buyuk bir saygiyla kabul etti. Ermeniler, bircogunuzun altinda ezildigi ve bugun ezilmege devam ettigi bes asirlik istibdattan sonra  hurriyete sahip olacaginiz saat geldi. Ruslar, Ermeni evladini   buyuk bir iftiharla hatirliyor. Lazaroflar, Melikoflar ve benzer Ermeniler Slav kardeslerinin yaninda vatanin gelismesi icin  savasmislardi. Asirlardan beri devam eden sadakatiniz icin bu buyuk gunde de butun vazifelerinizi sarsilmaz bir iman ve kanaatle ifa edeceginize ve gercek davamizin ve silahlarimizin kesin zafere ulasmasi icin calisacaginiza bir delildir.

Ermeniler! Carlar Hukumetleri altinda kan kardeslerinizle birleserek nihayet hurriyet ve adaletin nimetlerine kavusacaksiniz' (Ermeni amal ve harekat-i ihtilaliyyesi, tesavir ve vesaik, Osmanlica,  Almanca, Ingilizce ve Fransizca Album, nu. 2, s. 36).

Ihtilal sonrasinda ise, bu ifade soyle bir sekil almistir:

'Ermeniler ve ihtilalci komiteleri oyunda gerekli olan ahmaklardir' (Lenin).

Rusya'nin dun Balkanlar'da Slavcilik veya Hiristiyanlik adi altinda uyguladigi ve Dogu Anadolu'da da Ermenilere tatbik ettigi iki yuzlu siyaset, bugun de daha degisik sekilde, fakat ayni amaclarla devam etmektedir."
[3]

Ermeniler'in Birinci Dunya Savasi sirasinda Turk Hukumeti'nin kendilerine soykirim uyguladigi  yolundaki iddialarin temelden yoksun ve bazi sahte belgelerle desteklemeye calistiklari bir yaniltma kampanyasi oldugunu ortaya koyan, ancak bugune degin Ermeni tarihciler tarafindan kullanilmayan Ingiliz Devlet Arsivinde (Public Record Office) bulunan bazi belgelerin varligi ortaya cikmistir.

Istanbul 1918'de isgal edilerek Osmanli Devleti ve burokrasisi kontrol altina alinmis, bu isgal sirasinda Ingilizler 150 kadar Turk yuksek yoneticisini, politikacisini ve fikir adamini Malta Adasi'na surmuslerdir. Ingilizler bu Turk aydinlarini suclamak ve mahkum etmek  icin ugrasmis ve Ermeni olaylarindaki rolleri hakkinda deliller aramislar ancak Osmanli Arsivleri, devletin butun dosyalari ve dinleme olanaklari isgal kuvvetlerinin kontrolu altinda olmasina ragmen hicbir belge ve bilgi ortaya koyamamislardir.

Bununla da yetinmeyip Amerikan Hukumetinden yardim isteyen Ingilizler'in Amerikalilardan aldigi yanit; olaylarin oldugu bolgede uzun suredir misyonerlik ve konsolosluk yapan memurlarina dayanarak  bu konuda yeterli delil ve hukuki belge olmadigi seklinde olmustur. Bu  tarihi gercekler Ingiliz Disisleri ve Amerikan Temsilcisi arasindaki yazismalarda arsivlerde gorunmektedir.

Orneklerimize Ingilizce iki belge ile asagida devam edelim (anlamlarindan hicbirsey yitirmemeleri icin ceviri yapilmamistir, dileyenler icin metinlerin Turkcelesmis hali e-mail ile gonderilebilir):

"....While the Dashnaks [x-Russian Armenian Government] were in power they did everything in the world to keep the pot boiling by attacking Kurds, Turks and Tartars; by committing outrages against the Moslems; by massacring the Moslems; and robbing and destroying their homes. During the last two years the Armenians in Russian Caucasus have shown no ability to govern themselves and especially no ability to govern or handle other races under their power...."[4]

"I have it from absolute first-hand information that the Armenians in the Caucasus attacked Tartar (Muslim) villages  that are utterly defenseless and bombarded these villages with artillery and they murder the inhabitants, pillage the  village and often burn the village."[5]

"Van isyaninda gerek Van sehri ve civari Ermenilere birakildigi zaman,  gerek Turk halkinin yollarda kacarken maruz kaldigi facianin toplami hakkinda, bunca arastirmalara ragmen tam ve kesin bir bilgi elde edilememistir. Fakat yukarda isaretlendigi gibi yalniz Van sehri halkindan 10,000 Turk oldugune gore, civardaki kasaba ve koylerden kacan halktan da en asagi 20,000 Turkun oldurulmus oldugu kabul edilebilir.

Van isyani, Turk milleti icin unutulacak bir olay degildir. O, erkek, kadin, ihtiyar, cocuk on binlerce cana nasil kiyilmis oldugunu gosteren cok acikli bir trajedi sahnesidir. En buyuk bir facia, en buyuk bir vahset ve cinayet sahnesidir. "
[6]

''Erzurum, 6 Mayis:

Erzincan, issizligiyla kalbe kasvet veriyor. Bu yangin yerlerinden bir an evvel kurtulmak adeta bir saadet. Yola ciktigimiz zaman, aclik manzaralari, sefaletler, Ermeniler tarafindan kesilmis baslar, parcalanmis vucutlar, bir turlu gozlerimizin onunden gitmiyor. Erzincan  ovasi, karli daglar arasinda kurumus otlari, ciplak sogutleriyle nihayetsiz ve genis. Yollardan kalkan tozlar gogusleri tikiyor. Hic bir guzellik, hicbir cicek kalbe ferahlik vermiyor. Ovanin iki tarafina dogru yukselen, karli daglarla nihayetlenen meyiller uzerinde buyuk buyuk koyler var. Fakat bunlar ciplak ve siyah agaclariyla buyuk lekeler teskil eden yangin yerlerinden baska bir sey degil. Yanmamis, yikilmamis, kirilmamis hic bir sey yok. Her taraf issiz. Bu baglarin sahipleri, bu koylerin sakinleri nerede? Sukut!...''
[7]

 

"San Francisco Chronicle" adli gazeteye gonderdigi mektupta bir Yahudi o gunleri soyle dile getiriyor:

"We have first hand information and evidence of Armenian atrocities against our people (Jews). Members of our family witnessed the murder of 148 members of our family near Erzurum, Turkey, by Armenian neighbors, bent on destroying anything and anybody remotely Jewish and/or Muslim. Armenians were in league with Hitler in the last war, on his premise to grant themselves government if, in return, the  Armenians would help exterminate Jews. Armenians were also hearty  proponents of the anti-Semitic acts in league with the Russian  Communists." [8]

Signed Elihu Ben Levi, Vacaville, California.

Bir Ermeni ise Turk ve muslumanlara karsi duydugu kin ve nefreti su sekilde kusuyor:

"I killed Muslims by every means possible. Yet it is sometimes a pity to waste bullets for this. The best way is to gather all of these dogs and throw them into wells and then fill the wells with big and heavy stones, as I did. I gathered all of the women, men and children, threw big stones down on top of them. They must never live on this earth." [9]

Bu mektubu daha fazla uzatmadan burada noktaliyorum Sevgili Irma. Insanlarin yasadiklari bunca zulum ve aci, bir gercek olarak ortada dururken, yalnizca aci ceken ve yok edilen Ermenilermis gibi tek yanli bildirimlerin, propagandalarin adil ve durust bir dunya ile uzak ya da yakindan hicbir iliskisi olmadigi da ayri bir aci ve gercek. Uslarda yaratilmis bir dunyanin tek sermayesi olan kin ve nefreti yok etmek icin, adil olabilmek icin, onyargisiz olabilmek icin butun yukarida anlattiklarimin da esit bir sesle duyulmasi ve duyurulmasi gerekir diye dusunuyorum. Amac elbetteki sen ve senin gibi dostlari karsimiza almak degil, aksine bize karsi olan kin ve nefretin karsisinda dimdik ayakta kalip ses verebilmek....gelecek nesillerin sahip olabilecekleri menekse ve sardunyalarin tohumlarini butun dunyaya simdi, su anda savurabilmek..

Gelecek mektubumda Kurtulus Savasi sirasinda Ermeni Meselesi ile ilgili ornekleri ve o gunlerde azinliklarin icinde bulunduklari durumu  birinci agzidan, Mustafa Kemal Ataturk'un agzindan, birlikte dinlemeye devam edecegiz...

D E V A M    E D E C E K

Handan Öz
26 Nisan 1998
editor@turkiye.net

İCOPYRIGHT 1998 TURKIYE NET (www.turkiye.net)

II. MEKTUP

Bu mektubun iskeletini olusturan tarihi olaylari ve olus siralarini sizlere aktarirken kaynaklarini kullandigimiz
T. C. BASBAKANLIK DEVLET ARSIVLERI GENEL MÜDÜRLÜGÜ'ne
tesekkur ediyoruz.

Kaynakca:

ARSIV BELGELERINE GÖRE KAFKASLAR'DA VE ANADOLU'DA ERMENI MEZÂLIMI I II  1906-1918
Osmanli Arsivi Daire Baskanligi, Yayin Nu: 23

**ARMENIAN TERRORISM: HISTORY AS POISON AND ANTIDOTE - by Prof Justin McCarthy, Louisville University, Kentucky, U.S.A.
From Proceedings of Symposium on International Terrorism, Ankara University Press, 1984.

[1]A. Alper Gazigiray, Muslim Archival Material on the Genocide Perpetrated by the Armenians Against the Muslim people in Eastern Anatolia, sayfa:285, Gozen Kitabevi, Istanbul, 1982.

[2]Ahmed Refik, "Kafkas Yollarinda," sh. 35-36.

[3]A. Alper Gazigiray, Muslim Archival Material on the Genocide Perpetrated by the Armenians Against the Muslim people in Eastern Anatolia, Sayfa:8,  Gozen Kitabevi, Istanbul, 1982.

[4]"U.S. Library of Congress" Bristol Papers  - General  Correspondence Container #34.

[5]Bristol Papers, General Correspondence: Container #32: Bristol  to Bradley Letter of  September 14, 1920.

[6]Veysel Eroglu, The Armenian Genocide of the Muslim People in  Eastern Anatolia, Sayfa:260-261, Sebil Yayinevi, Istanbul, 1978.

[7]Ahmed Refik, 'Kafkas Yollarinda Hatiralar ve Tahassusler,' (1919).
Sayfa:40-41 Birinci Baski, Agustos 1981,  Kultur Bakanligi Yayinlari: 473.

[8]Extracts from a letter dated December 11, 1983, published in the San Francisco Chronicle.

[9]Leonard Ramsden Hartill, Men Are Like That, The Bobbs-Merrill Company, Indianapolis (1926).
Memoirs of an Armenian officer who participated in the Armenian genocide of 2.5 million Muslim people