Yelpaze'nin ortak kosesi,  Turkiye Net'in solugu olan Vizyon'un yenilenme araligi, Turkiye'nin gundemindeki toplumsal olaylarla dogru orantilidir. Anavatanda nabiz yukseldikce bu sayfa yenilenir.
Mektuplarinizi, elestirilerinizi bekliyoruz.
editor@turkiye.net

vizyon.gif (7708 bytes)

OCULER...

17 Agustos 1999, TSI 03:01’de vurdu doga Izmit’i.  Aradan saatler gecmeden, once ekipler, kopekler, daha sonra ucaklar, gemiler, erzak, ilac, alet, malzeme ulasmaya basladi Turkiye’ye.

Milyon dolarlar, tonlarca malzeme geliverdi bir anda.  Liste cok uzun ve de hizla uzamaya devam ediyor.  Her gun gazetelerde yayinlaniyor.

Yabanci dostlar gunlerce ugrastiktan sonra dusurdukleri telefonlarimizda hickiriklara boguluyorlar.  “Topladik iste biraz.  Nereye gonderelim?” diyorlar.

Dahasi, bu yoksul halk mucize yaratiyor.  TRT’nin canli yayininda 300,000 TL ’sini bagislayan cocuk destan oluveriyor bir anda.

Anliyoruz ki, bu afet super guclerin de kolayina basa cikabilecekleri gibi degil. Basbakanlik Kriz Masasi 48 saat sonra dizginleri ele aliveriyor. Cozumler uremeye basliyor.  Hizmetliler kan aglayarak ceset tasiyor, fotograf cekiyor, ilacliyor ve de topluca defnediyorlar.  Dur yok, durak yok, uyku yok.

Gelen yardimlar ABD’nin 6. Filosundan, Suudi Arabistan’in gemi yuku hurmalarina kadar uzaniyor.  Ama aralarinda bir tanesi cok dokunakli; Yunanistan’da kan verme kuyruklari olusuyor.  Yardim gonderiyorlar.

Yunan gazetelerinde kose yazarlari makale yerine minik romanciklar yaziyorlar.   “Satirlarimiz islak.” diyorlar.

Yunanli bir cocuk anasina, “Oradan bir kardes istiyorum.” diyor.  Oksuz ve yetimler icin evlat edinme talepleri basliyor.

Bir Yunan vatandasi “Her iki taraf birer savas ucagi satsin, gelirini depremzedelere verelim.” diyor.  Yurekler paralaniyor.  Pismanlik duyuluyor. Kardak’lar, it dalaslari, sidik yarislari animsaniyor.  Herkes susuyor.

Yunan Disisleri Bakani Yorgo PAPANDREU, AB’nin Turkiye’ye mali yardimini donduran ve mali protokolun uygulanmasini engelleyen vetoyu gelecek ay kaldirabileceklerini acikliyor.

Goruyoruz ki, “Turk’un Turk’ten baska dostu yok!” lafi bu felakette pek havada kaliyor.  Olagan gunlerde yasanan itis- kakis, yerini inanilmasi guc, sicak bir dostluga birakiyor.

“Neden dusmanlarimiz bize yardim ediyor?” derken, ister istemez “Acaba kandirildik mi?” diye dusunmeye basliyoruz.

Ihsan GOREN
editor@turkiye.net

Istanbul, 22 Agustos 1999

 

Vizyon Arsivi

©COPYRIGHT 1996-1999 TURKIYE NET (www.turkiye.net)