V i Z Y O N - Editörden



Mehmet BinaySEÇiLMEMiS HAYATLAR ve MANEVi AiLELERiN FERTLERi

iZMiR - 8/8/97

Yaz esintileri içindeyim. Memleketten ayri geçen uzun aylarin ardindan deniz kenarinda iyot kokulu bir havayi solumak, ailemle ve dostlarimla hasret gidermekten daha keyifli ne olabilir ki? Günler dinlenmekle, sohbet etmekle ve güzel Türk mutfaginin tadina varmakla geçiyor.

Sicak bir aksamüstü annemle özlem giderip, ondan bundan söz ediyoruz. Malum biraz da aile dedikodulari, hiç bitmeyen, Tanriya sükür! Kizkardesinden bahsediyor annem. Pek anlasamadiklarindan, hayat felsefelerinin hiçbir zaman birbirine uymamis olmasindan hayiflaniyor. Kisacasi pek sevismiyorlar dogrusunu söylemek gerekirse. O anda aklima ilk gençlik yillarimda Hermann Hesse'de okudugumu animsadigim bir düsünce geliyor. Yüksek sesle düsünüyorum: "Sen onu kardes olarak seçmedin ki! Dogusunla birlikte hep vardi. Yani bir tesadüf eseri kardesin oldu. Pek o kadar takma kafana". Sonradan annem, Rezzan Hanim'a açiklamak zorunda kaliyorum söylediklerimi. Kendimle konusmusum yine...

***

Dogusumuzla birlikte basliyor hayatimizdaki tesadüfler zinciri; bazi insanlar kader de diyor buna. Tesadüfle dogdugumuz baskalarinin olusturdugu hayat çemberi insanin uymak zorunda kaldigi bir aileyi ve çevreyi de beraberinde getiriyor. insan seçemiyor annesini, babasini, kardesini, akrabalarini, ilk olarak gidecegi ilkokulu, ögrenecegi anadili. Hep baska birileri karar veriyor ne yapacagimiza, nasil hareket edecegimize, neye inanacagimiza, neyi yiyecegimize, ne zaman uyuyacagimiza, ne zaman yikanacagimiza, ne zaman basimizi örtecegimize, ne zaman sünnet olacagimiza veya bunlardan herhangi birini yapmamamiz gerektigine... Kisacasi ister istemez özgürlük yalanlari içinde geçiyor çocuklugumuzun büyük bir kismi ve hayatimizin diger baska önemli zamanlari.

Zamanla, seneler ilerledikçe yeni dostluklar ve ögrenilen asklar seçmeden satin aldigimiz bu tesadüf eseri hayata baskaldiris, birer yeniden dogus gibi yasaniyor. Bu alisverisin bedeli de hayatta yasanan zorluklar, engeller, reddedilmeler ve anlasmazliklar degil mi? Ailelerin istemedikleri gelin/damat adaylari ya bir kabullenisi ya da ödün verisi zorunlu kiliyor. Aile zoru ile istemedigimiz bir meslegi ögrenmemiz mutsuz bir hayati veya zedelenmis aile baglarini yaratabiliyor. Zorlamayla baslanan ve istenmeyen bir evlilik/beraberlik de benzer seyleri yasatiyor birçogumuza. Hayatimiz baskaldirislar ve basegisler arasinda geçip gidiyor bir bakima. Kaybettiklerimizle kazandiklarimiz bencil arti-eksi hanemizde bir asagi bir yukari inip çikiyor.

Bir de siparis listesi verilmeden baslanan bu tesadüfi hayatin içinde karsilasilan baska aileler var. Onlar manevi ailelerimiz bir bakima, zamanla tanistigimiz, karsilastigimiz. O ailelerin fertleri baska yerlerde, baska ana-babalarin çocuklari olarak doguyor, büyüyorlar, birbirlerini daha geç buluyorlar. Onlar, ilk anlardan itibaren bir sevgi, bir güven çemberi içinde gelisen manevi kardeslikler de aslinda. Karsilasmanin ilk saniyelerinden itibaren yillarin güvenini ve sevgisini hissettiren, denemeden, sorgulamadan, yargilamadan baslanilan sevgiler. Onlar hayatimiz boyunca bilerek ya da bilmeyerek aradiklarimiz...

***

Çagimizda bir de okulda, iste, sokakta, vapurda, metroda, dolmusta arayislar yetmezmis gibi sanal dünyalara da yelken açiyoruz soguk ekranlar karsisinda. Bu satirlari okuyanlarin birçogu o ailenin fertleri degiller mi?

Bir de bilgi çaginin yediden yetmise çocuklari olan bizler, her birimiz hem okur, hem yazariz. Yazdigimiz, okudugumuz satirlarda ve hatta satir aralarinda hissettiklerimizle arayip da bulamadiklarimiza ulasma çabasinda degil miyiz?

Çabamiz ya bir düsünceyi üreten insana/insanlara ya da onun/onlarin ürettigine ulasmak. insan iliskilerinin gün geçtikçe daha hizli bir gerileyisle birbirinden koptugu çagimizda ikisi de ayni özlem, ayni bekleyis degil mi?

Bu da bir baskaldiris degil mi, kendimize ve yarattigimiz yalnizliklara?

Mehmet Binay

editor@turkiye.net

İCOPYRIGHT 1997 TURKIYE NET (Her hakki saklidir).


ViZYON ARSiVi (eski yazilar)