V i Z Y O N - Editörden



Mehmet BinayYENi BiR YILA BASLARKEN

FRANKFURT A.M. - 31/08/1997

Güney yarimkürede yasayan okuyucularin affina siginarak...

Her yaz sonunda yeni bir yilin baslangicini kutlarim. Uzun bir senenin sonunda iple çekilen yaz aylari geçmis, evlere, islere dönüs zamani gelmis demektir. Yollarda geçen günler, otellerde, misafirlikte kalinan yabanci odalar, zahmetli seyahatler, hiçbirseyi kaçirmamacasina yasanan geceler bitmis demektir. Sabah kalkip da insanin kendini evinde bulmasi ne de huzur vericidir! Sabahin ilk isiklariyla yeniden kesfedilen yatak odamiz ne kadar da tanidiktir uyanmisligin mahmurlugunda!..

Her yaz sonunda sonbahar rüzgarlari esmeye baslar Kuzey yarimkürede. Serin Karadeniz sularindan palamut akini baslar daha ilik denizlere ve canlaniverir balik halleri! Palamutun gelisi de, tezgahlarda islatilip-satilisi da ayri birer heyecandir marti sesleriyle. Ve insanlar sehirlerine döner her yaz sonunda. isyerleri tatilin sonunda daha bir dinamik olur geçen yaz günlerine duyulan nostaljiyle... Hareketlenen sehirlerde beklentiler ve yeni iddialar olusur insan iliskileriyle ilintili. Gece hayati renklenip, yazlik restoranlar son gecelerinin keyfine varir serin Eylül aksamlarinda. Yazlik dans klüpleri muhtesem kapanis aksamlari düzenler ve kislik mekanlar açilislarinin keyfini hissettirir müsterilerine iyi bir servisle, bonkör porsiyonlarda...

Ve her yaz sonunda asklar da yasandiklari bohem gecelerde kalir. Korkmadan yasanilan heyecanlar, dostlugu yakalamadan aska geçislerin bedelini ödetir sevgililerine. Geriye kalan burukluk ise bedava hediyesidir hatiralarda kalan, isimleri çogu kez unutulurcasina.

Ve her yaz sonunda yeni bir sinif baslar milyonlarca okulluya daha iyi yarinlar özlemiyle. Ülkeleri yönetenler, halklarini temsil edenler parlamentolarini, meclislerini açarlar yepyeni seçim kaygilari içinde...

Her yaz sonunda gri bir gökyüzünden yagan yagmuru da özler insanoglu. Kendi içine dönüp, kesif seyahatlerine devam eder eski, yeni yolculariyla.

Karanlik günlerde ve dar alanlarda, genis ufuklarin özlemiyle ele alinir yarim birakilmis ya da baslanilmamis nice büyük eser...

Ve her yazin ardindan ölüm gibi hissedilir sonbaharin gelisi. Doganin ölüsünü izler insanoglu muhtesem renklerin yansimalarinda.

insanin oldugu gibi doganin da kanunudur kisa veya uzun bir hayatin içinde defalarca ölüsler. Doga gibi insanoglu da hayata dönemez, yeniden dogamaz kendini yeterince bitirip, tüketmeden.

Hüzünler, mutsuzluklar, acilar ve basarisizliklar sonuna kadar yasanmadan terk edemez kendini tam tersine. Bir yükselis için hakki verilerek yasanmis bir de düsüs gerekir nedense.

Hersey, ama hersey ister istemez kendi karsitini yaratir aci ya da haz duygulari içinde. Birlikte yasanmayi da bekler aciyla haz, her ölüm, her yeniden dogus arifesinde...

Her yaz sonunda, bir sonbahar baslangicinda dogmus olmanin heyecani ve hüznüyle yeni bir yilin baslangicini kutlarim. Yaslanmakla yeniden dogmak, sonsuza dek gidecek gibi görünen bir hayatin hediyesi gibidir her yaz sonunda.

Ben her yaz sonunda yeni bir yilin gelisini kutlarim...

Yirmialtinci da gelip çatmis yeni dogmuslugun tazeliginde...

Mehmet Binay

editor@turkiye.net

 

İCOPYRIGHT 1997 TURKIYE NET (Her hakki saklidir).


ViZYON ARSiVi (eski yazilar)